Bacağa Vuran Ağrılara Dikkat: Uzm. Dr. Buket Süslü'den Siyatik ve Kalıcı Hasar Uyarısı
Siyatik ağrısı kalıcı sinir hasarına yol açabilir! Uzm. Dr. Buket Süslü, belden ayağa yayılan ağrı, uyuşma ve güç kaybına karşı acil hekim uyarısı yaptı.
Bacak bölgesinde hissedilen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen her ağrı, basit bir kas tutulması ya da yorgunluk belirtisi olmayabilir. Uzmanlar, bacağa vuran ağrıların gerisinde çok daha ciddi nörolojik problemlerin yatabileceği konusunda uyarıyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Buket Süslü, siyatik sinirinin baskı altında kalmasıyla tetiklenen siyatik ağrısının erken dönemde teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Dr. Süslü, erken müdahalenin kalıcı sinir hasarlarını önlemede kritik bir rol oynadığını belirterek, “Bel bölgesinden başlayıp ayak parmaklarına kadar uzanan ağrılara uyuşma, karıncalanma hissi veya kaslarda güçsüzlük eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalıdır” dedi.
Uzmanlardan ebeveynlere kritik uyarı: Özellikle 2 ila 6 yaş aralığındaki erkek çocuklarda sıkça rastlanıyor.
Karın bölgesini kuşak gibi saran şiddetli ağrılara dikkat! Bu durum pankreatit hastalığının en belirgin işareti olabilir.
Çocukluk döneminde sıkça tekrarlayan ağız içi yaralarının altında yatan nedenler uzmanlar tarafından açıklandı.
Son yıllarda tamamlayıcı tıp alanında adından sıkça söz ettiren yeni trend: Homeopati yöntemi.
Siyatik Ağrısı Hangi Hastalıkların Habercisidir?
Siyatik ağrısının kendi başına bağımsız bir hastalık olmadığını, aksine vücutta yolunda gitmeyen başka bir sağlık sorununun habercisi olduğunu belirten Uzm. Dr. Buket Süslü, bu ağrının mekanizmasını açıkladı. Siyatik siniri, insan vücudunun en uzun ve en kalın siniri olup bel omurlarından çıkarak kalça üzerinden topuğa kadar uzanır. Bu sinir hattı üzerinde meydana gelen sıkışmalar veya baskılar siyatik ağrısını tetikler.
Dr. Süslü, siyatik ağrısına en sık yol açan etkenin bel fıtığı olduğunu ifade ederek şunları ekledi: “Bel fıtığının yanı sıra omurilik kanal daralması (spinal stenoz), omurganın yıpranmasıyla ortaya çıkan dejeneratif omurga hastalıkları ve kalça kaslarının sinire baskı yapmasıyla bilinen piriformis sendromu da bu ağrılara neden olabilir. Daha seyrek görülmekle birlikte, omurga tümörleri, enfeksiyonlar, travmatik yaralanmalar ve omurga kırıkları da siyatik ağrısının temel nedenleri arasında yer alabilir.”

Hareketsiz Yaşam ve Uzun Süre Oturmak Siyatik Riskini Artırıyor
Günümüz modern yaşam koşullarının siyatik gelişimini hızlandırdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Buket Süslü, belirli risk gruplarının bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. İlerleyen yaş ve aşırı kilo (obezite) gibi faktörlerin omurgaya binen yükü artırarak sinir sıkışmalarına zemin hazırladığını ifade eden Dr. Süslü, yaşam tarzı alışkanlıklarının da bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi.
Özellikle masa başında çalışanların büyük risk altında olduğunu vurgulayan Dr. Süslü, “Uzun saatler boyunca oturarak çalışmak, hareketsiz bir yaşam sürmek, vücut mekaniğine aykırı ağır fiziksel aktivitelerde bulunmak ve duruş (postür) bozuklukları siyatik riskini ciddi oranda artırır. Bu sebeple özellikle ofis çalışanlarının gün içinde düzenli aralıklarla hareket etmesi, esneme egzersizleri yapması ve doğru oturma alışkanlıkları edinmesi korunma açısından son derece önemlidir” diye konuştu.
Kas Güçsüzlüğü ve İlerleyici Uyuşma Varsa Vakit Kaybetmeyin
Siyatik ağrısının tedavisinde en önemli adımın, ağrıyı ortaya çıkaran birincil nedenin doğru tespit edilmesi olduğunu belirten Uzm. Dr. Buket Süslü, tedavi sürecinin kişiye ve altta yatan hastalığa özel olarak planlandığını aktardı. Fizik tedavi uygulamaları, ilaç tedavileri ve egzersiz programlarının bu süreçte yaygın olarak kullanıldığını belirten Dr. Süslü, bazı durumlarda ise zaman kaybetmeden cerrahi müdahale gerekebileceğini ifade etti.
Özellikle nörolojik kayıpların yaşandığı tablolara dikkat çeken Dr. Süslü, sözlerini şöyle tamamladı: “Belden bacağa doğru yayılan ağrının yanında eğer hastada giderek artan bir uyuşma, duyu kaybı ya da kaslarda belirgin bir güçsüzlük gelişiyorsa, bu durum acil tıbbi müdahale gerektiren bir kırmızı bayraktır. Erken teşhis ve zamanında uygulanan doğru tedavi yöntemleri sayesinde hem ağrının kronikleşmesi önlenir hem de geri dönüşü olmayan kalıcı sinir hasarlarının önüne geçilmiş olur.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!