Bağımlılığın Gizli Sinyalleri: Günlük Rutindeki Değişimlere Dikkat!
Uzman Aile Danışmanı Elanur Buğçe Oral, kumar ve dijital bağımlılığın ilk belirtilerini ve tedavi süreçlerinde ailelerin kritik rolünü Cumhuriyet’e anlattı.
Son dönemde Türkiye gündeminde geniş bir yankı uyandıran yasadışı bahis ve kumar soruşturmaları, toplumsal bir tehdit haline gelen kumar bağımlılığı konusunu yeniden tartışmaya açtı. Güvenilirliğiyle tanınan popüler figürlerin ve kamuoyuna mal olmuş kişilerin de bu iddialarla anılması, bağımlılığın sosyoekonomik durumdan bağımsız olarak toplumun her kesimini tehdit edebilen ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Erken Dönem Teşhisinde Kritik Sinyaller: Acıdan Kaçış Stratejisi
Konunun psikolojik ve sosyolojik boyutlarını Cumhuriyet gazetesine değerlendiren uzman çift ve aile danışmanı Elanur Buğçe Oral, bağımlılık olgusunun göründüğünden çok daha derin ruhsal dinamiklere dayandığını ifade etti. Erken evredeki belirtilerin doğru analiz edilmesinin ve toplumsal yaklaşımın iyileşme sürecindeki önemine dikkat çeken Oral, sürecin ilk olarak günlük yaşam pratiklerindeki sapmalarla başladığını vurguladı.
Bireyin sorumluluklarını aksatmaya başlamasının, bağımlılık geliştirdiği eylemi daha sık tekrarlama ihtiyacı hissetmesinin ve başarısız bırakma girişimlerinin en somut işaretler olduğunu belirten Oral, durumu şu sözlerle özetledi: "Bağımlılık, temelde bir acıdan kaçma stratejisidir. Kişiler genellikle daha iyi hissetmek için değil, hissettikleri kötü duygulardan uzaklaşmak ve acıyı hafifletmek amacıyla bu döngüye kapılırlar."
Çocukluk döneminde yaşanan güvenli bağlanma eksiklikleri, duyguların özgürce ifade edilemediği aile ortamları ve koşullu sevgiyle büyüme deneyimlerinin ilerleyen yaşlarda bağımlılık riskini ciddi oranda artırdığını ifade eden Elanur Buğçe Oral; ekonomik buhranlar, yalnızlık hissi ve depresyon gibi faktörlerin de bu süreci tetiklediğini aktardı. Ancak bu etkenlerin tek başına yeterli olmadığını, asıl belirleyici unsurun bireyin karşılaştığı hayat zorluklarıyla baş etme mekanizmaları olduğunu belirtti.
Cebimizdeki Tehlike: Dijital Kumar ve Dopamin Tuzağı
Gelişen teknolojinin bağımlılık süreçlerini dramatik bir şekilde hızlandırdığını kaydeden Oral, özellikle dijital bahis uygulamalarının doğrudan insan beynindeki ödül mekanizmasını hedef aldığını söyledi. Anlık bildirimler, cazip küçük ödüller ve bireyi sürekli denemeye teşvik eden "bir kez daha" illüzyonunun dopamin sistemini yapay bir şekilde uyardığına dikkat çekti.
Benzer bir mekanizmanın sosyal medya platformlarında da beğeni, bildirim ve sonsuz kaydırma özellikleri üzerinden işlediğini belirten uzman, dürtü kontrolü henüz biyolojik gelişimini tamamlamamış olan ergenlerin bu süreçte çok daha büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Oral, dijital bağımlılıkların sadece ekran başında geçirilen süre üzerinden değil; dikkat dağınıklığı, duygu düzenleme güçlüğü ve öz denetim becerilerindeki gerileme üzerinden de analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tedavi Sürecinde Dilin Gücü ve Doğru Aile Yaklaşımı
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran yasadışı bahis operasyonlarının ve haberlerinin sunuluş biçiminin bağımlı bireyler üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirten Elanur Buğçe Oral, medyadaki suçlayıcı ve ötekileştirici dilin, kişileri profesyonel yardım aramaktan alıkoyabileceği uyarısında bulundu.
İyileşme yolculuğunda aile içi iletişimin hayati bir rol oynadığını dile getiren Oral, sürekli denetleyen, yargılayan ve cezalandıran ebeveyn tutumlarının bağımlılığı daha da gizli hale getirmekten başka bir işe yaramayacağını söyledi. Sağlıklı bir aile desteğinin, empati kurabilen, net sınırlar çizebilen ancak bireyin sorumluluklarını tamamen üstlenmeden onun yanında durabilen dengeli bir duruşla mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!