Bakan Kurum, Yeni Şehircilik Vizyonunu Duyurdu: İşte Belirlenen Yeni Hedefler
Bakan Murat Kurum, Türkiye'nin yeni şehircilik vizyonunu açıkladı. COP31 başkanlığı ve Antalya toplantısı ile afet sonrası yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin kentsel dayanıklılık anlayışının insan, ekonomi ve çevreyi güçlendiren bir yaklaşım haline geldiğini belirtti. Türkiye’nin afet sonrası yeniden yapılanma başarısına dikkat çeken Kurum, küresel ölçekteki başarılarını vurguladı. Antalya’da yapılacak COP31 toplantısına ve depremden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmalara değinerek, bu süreci “asrın dayanışması” olarak tanımladı.
Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31’e giden yol haritasını kamuoyuna sunduğu bir panelde konuştu.
Bakan Kurum’un açıklamalarından satır başları:
Kentsel dayanıklılık, insan, ekonomi, çevre, şehir ve yaşam kalitesini bir arada iyileştiren bir şehircilik vizyonuna evriliyor. COP31’in başkanlığını yürütmenin önemine değinen Kurum, iklim eylemini sahaya indirip insan odaklı şehirleri öncelikli konular arasında görmek istediklerini belirtti. Kasım ayında Antalya’da yapılacak toplantının sadece teknik görüşmelerle sınırlı kalmayacağını vurguladı.
YEREL YÖNETİMLERİN ETKİSİ VE DEPREM SONRASI HATAY
Süreç, yerel yönetimlerin gücünü ortaya koyan bir çözüm programı olarak ele alınıyor. 11 ilde büyük bir yıkım yaşandı. Hatay, yeniden inşanın umut verdiği bir örnek teşkil ediyor. Bu şehirleri kolektif gayretlerle yeniden ayağa kaldırdık. 6 Şubat 2023'te, 14 milyon vatandaşımız doğrudan bu felaketten etkilendi.
Yakınlarını kaybedenler, şehirleri için mücadele etti. 850 bin yapı kullanılamaz hale geldi; insanlar evlerinin eski yerlerini bulmakta zorlandı. Hatta bazı kişiler, evlerinin yerini sadece ağaçları tanıyarak tespit edebildi. En uzun geceyi bile umutla atlattık.
ACILAR UMUTLA YER DEĞİŞTİRDİ
Bir yandan enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, diğer yandan yeni yaşam alanlarının planları yapıldı. 200 bin mimar ve mühendisle birlikte seferber olduk. Devlet ve milletin birlikteliğiyle asrın dayanışması, asrın inşasına dönüştü.
Hatay, depremin en sert vurduğu illerden biriydi. Yeniden yapılandırma sürecinde zorluklarla karşılaşsak da, kentin tarihini ve kültürünü koruyarak ayağa kaldırmayı amaçladık. Tüm şehirleri yeniden yapılandırdık. İnşaat hızımızı saatte 23 konut, günde ise 550 konuta çıkardık.
KONUT SEFERBERLİĞİNDE YOĞUN ÇALIŞMA
27 Aralık 2025’te, 6 Şubat’taki acının yerini umut aldı. Büyük bir coşkuyla hak sahiplerine konutlarının anahtarlarını teslim ettik. İnşa edilen 455 bin konut; nüfus açısından Litvanya ve yüzölçümü açısından Bulgaristan kadar bir alanı kapsıyor.
İnşa çalışmalarımızın her aşamasında mevcut yapıları ve doğayı korumaya özen gösterdik. Atıkları dönüştürdük ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Hatay’da ülkemizin en büyük atık arıtma tesislerinden birini kurmayı planlıyoruz. 500 bine yakın yeni konut, iklim değişikliklerine dayanıklı olarak inşa edilmiştir. Bu denli büyük bir projeyi gerçekleştirebilmek hiç de kolay değil; kararlılıkla bu noktaya geldik. Bu başarıyı sadece bir yapı inşa projesi değil, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle umudu yeniden yeşertme mücadelesi olarak değerlendiriyoruz.
AFET YÖNETİMİ VE DİRENÇLİ ŞEHİRLERİN GELECEĞİ
Afet yönetimi, şehirleri dirençli bir şekilde inşa etmektir. Afet öncesinde harcanan 1 lira, afet sonrası harcanacak 10 liraya eşittir.
Türkiye, deprem bölgelerinde 455 bin konut inşa etmekle kalmayıp, 500 bin sosyal konut müjdesi de verdi. Bir şehir, depreme karşı güvenli, iklim dostu ve her açıdan güçlü olmalıdır. Günümüzün dünya şehirleri, artan enerji talebi, hava kirliliği ve altyapı sorunlarıyla baş etmeye çalışıyor. Bizim önceliğimiz ise bu sorunlara dirençli çözümler üretmektir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!