Başkan Şahin'den gençlere iklim çağrısı: Zorunlu bir gündem
Fatma Şahin, COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı'nda iklim krizinin kalkınma ve gelecek için zorunlu olduğunu vurguladı.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı'nda yaptığı konuşmada, iklim değişikliği konusunun artık bir çevre meselesi olmaktan çıkıp kalkınma ve gelecek için zorunlu bir gündem haline geldiğini vurgulayarak, “İklim meselesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu konu çevrenin ötesinde kalkınma, üretim, su, gıda ve gelecek meselesidir” şeklinde konuştu.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, İklim Elçileri Hareketi kapsamında Gençlerin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı COP31 İklim Elçileri Eğitim Kampı çerçevesinde gerçekleştirildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı ve SANKO Holding'in katkılarıyla düzenlenen bu kamp, gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelesine katılımını artırmayı ve toplumun bu konuda bilinçlenmesini sağlamayı hedefliyor.
İki gün sürecek olan bu eğitim programında, gençlere iklim politikaları üzerine çeşitli eğitimler ve atölyeler sunularak, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 sürecine dahil olmaları amaçlanıyor.

ŞAHİN: “Geleceği şekillendirecek umudumuz genç iklim elçilerimiz”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, etkinlikte yaptığı açıklamada, doğayla uyumlu bir gelecek için en büyük umudu iklim elçilerinde gördüğünü belirterek, “Sizler geleceğin liderleri olacaksınız. Gelecekte bu kürsüye sizler çıkacaksınız. İnanıyorum ki, sizler öldürenlerin değil, yaşatanların, iyilerin ve doğayı koruyanların yanında yer alacaksınız. Bu nedenle burada olmanız çok önemli” dedi.
Gaziantep'in çevre ve iklim konularında yaptığı çalışmalara değinen Şahin, kentin ulusal ve uluslararası düzeyde birçok örnek projeyi hayata geçirdiğini belirterek, “Gaziantep, katılımcı yönetim anlayışı ve kimseyi geride bırakmayan yaklaşımıyla OECD tarafından dünyanın örnek şehirlerinden biri olarak gösterildi. Yine bu çalışmalarımız sayesinde Avrupa ve Birleşmiş Milletler tarafından önemli ödüller ve takdirler aldık” ifadelerini kullandı.
İklim kriziyle mücadelenin yalnızca söylemlerle değil, veri, planlama ve kararlılıkla yönetildiğini vurgulayan Şahin, “Ölçemediğiniz şeyi düzeltemezsiniz, düzeltemediğiniz şeyi de yönetemezsiniz. Bu anlayışla hareket ederek, 2011 yılından bu yana iklim, enerji ve sürdürülebilirlik alanında adımlarımızı planladık” dedi.

Su yönetiminin iklim krizindeki kritik önemine dikkat çeken Şahin, “Su yoksa hayat yok. Bugünün ihtiyaçlarını düşünmekle kalmayıp, geleceğin risklerini de göz önünde bulundurmalıyız. Bu nedenle su altyapısından kayıp-kaçaklarla mücadeleye, yeni içme suyu hatlarından akıllı sayaç sistemlerine kadar geniş bir alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.
“Elektrikli ulaşım sistemlerine odaklanıyoruz”
Enerji alanında dönüşüm hedeflerini anlatan Şahin, “Güneş enerjisi yatırımlarımızı artırıyoruz. Kendi enerji tüketimimizi yenilenebilir kaynaklarla karşılamak için çalışıyoruz. Elektrikli ulaşım modellerine odaklanıyoruz. Elektrikli otobüsler, elektrikli bisikletler ve hidrojen teknolojileri üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Yeşil alan politikalarına da değinen Şahin, kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırma hedeflerini hatırlatarak, “Göreve geldiğimizde kişi başına düşen yeşil alan miktarı 8,5 metrekareydi. Bunu 12 metrekarenin üzerine çıkardık. Hedefimiz bunu daha da artırmak. Suyu koruyan, yağmur suyunu depolayan, yeniden kullanan parklar ve geçirgen yüzeyler oluşturarak şehirlerimizi iklim krizine daha dirençli hale getirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Şahin, kırsal alanlarda da iklim dostu uygulamaları desteklediklerini belirterek, şu açıklamaları yaptı:
“Meralarda güneş enerjili içme suyu sistemleri kurduk. Üreticiye destek olan, hayvancılığı koruyan ve gıda güvenliğini güçlendiren adımlar attık. Çünkü iklim meselesi sadece doğayı değil, üretimi, çiftçiyi, sofrayı ve toplum sağlığını da doğrudan etkiliyor.”
COP31 sürecine de değinen Şahin, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bu sürecin gençler için tarihi bir fırsat olduğunu belirtti.
Şahin, “COP31 yalnızca diplomatik bir süreç değil. Bu süreç, gençlerin, şehirlerin, üniversitelerin, özel sektörün ve tüm paydaşların birlikte çalışacağı yeni bir dönemin kapısını açmaktadır. Gaziantep olarak bu sürece hazırlıklı olmak, yerelden güçlü bir katkı sunmak ve gençlerimizin sesini daha görünür kılmak istiyoruz” dedi.
İklim elçilerinin bu süreçte önemli bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Şahin, “Sizler yalnızca bir programa katılan gençler değilsiniz. Sizler, iklim elçisi olarak düşünen, çözüm üreten ve geleceği şekillendirecek bir neslin temsilcilerisiniz. Yarın bu ülkenin yöneticileri sizler olacaksınız” diye konuştu.

MALTI GANDHI: “Gençler değişimin bugünkü güçlü aktörleridir”
UNICEF Türkiye Temsilci Yardımcısı Malti Gandhi, burada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, “UNICEF olarak, çocukları ve gençleri iklim tartışmalarının merkezine koymanın bir seçim değil, temel bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. İklim değişikliğinden en çok etkilenenler bugün onlar. Aynı zamanda yarının liderleri de yine onlar. İklim Elçileri Platformu’nu başlangıcından bu yana desteklemekten gurur duyuyoruz. Gençlerin iklim alanındaki liderliğini güçlendirmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
VALİ YARDIMCISI SEZİK: “Çevre bize geçmişin mirası değil, geleceğin emanetidir”
Gaziantep Vali Yardımcısı Sedat Sezik, Türkiye’nin çeşitli illerinden Gaziantep’e gelen iklim elçilerini ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, “İklim değişikliği artık yalnızca bilim insanlarının konuştuğu bir konu değil, günlük yaşamımızı doğrudan etkileyen küresel bir gerçek. Unutmayalım ki doğa bize değil, biz doğaya muhtacız. Doğa bizim değil, biz doğanın bir parçasıyız” şeklinde konuştu.
SOLAK: “İklim değişikliği bir kalkınma ve güvenlik meselesidir”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Orhan Solak, iklim değişikliğinin yalnızca geleceğe dair bir tehdit olmadığını belirterek, şunları söyledi:
“İklim değişikliği bugünün en somut ve en yakın gerçeklerinden biridir. 2025 yılı, son 55 yılın en sıcak ve en kurak yılları arasında yer alıyor. Yapılan son araştırmalar, ülkemiz topraklarının yaklaşık yüzde 88’inin orta ve uzun vadede çölleşme riski altında olduğunu ortaya koyuyor. Tüm bu etkiler ve bunların çevresel, sosyal ve ekonomik maliyetleri dikkate alındığında, iklim değişikliğini tüm sektörleri ve toplumun her kesimini doğrudan etkileyen bir kalkınma ve güvenlik meselesi olarak değerlendirmek gerekmektedir.”
SANKO CEO’su Dinçerler: Etkinlik üç başlıkta öne çıkıyor
SANKO Holding CEO'su Cantekin Dinçerler, etkinliğin üç önemli yönü olduğunu belirterek, “COP31’e Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olması, gençlerin bu sürece hazırlanmasına katkı sunacak bu organizasyonun SANKO’nun desteğiyle, holdingin doğduğu şehir Gaziantep’te gerçekleşmesi ve Gaziantep’in de Birleşmiş Milletler’in sıfır atığa doğru 20 şehir listesinde Türkiye’den yer alan tek olması etkinliği bizim için daha da özel kılıyor” ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!