BM Raporu: 2025'te 5,4 Milyon Kişi Sığınılacak Ülke Arayışında
BMMYK raporu, 2025'e kadar 5,4 milyon kişinin şiddet ve zulümden kaçarak başka ülkelere sığınacağını öngörüyor. Geri dönüşler ve yeni girişimler gündemde.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (BMMYK) yayımladığı son rapor, 2025 yılına kadar dünya genelinde 5,4 milyon kişinin şiddet ve zulüm nedeniyle evlerini terk ederek başka ülkelere sığınacağını ortaya koydu. Bu rapor, yerinden edilme konusunda dünya genelindeki eğilimleri detaylandırıyor ve dikkat çekici bulgular sunuyor.
Küresel Yerinden Edilme Verileri ve Trendler
BMMYK'nin hazırladığı Küresel Eğilimler Raporu, 2025 yılında 5,4 milyon kişinin zorla yer değiştireceğini ve birçok kişinin şiddet ve zulümden kaçış yolunu tercih edeceğini belirtiyor. Rapor, geçen yıl 14,7 milyon kişinin evlerine veya ülkelerine döndüğünü, bu sayının 4,4 milyonunu mültecilerin, 10,3 milyonunu ise ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin oluşturduğunu vurguluyor. Afganistan, Sudan ve Suriye gibi ülkelerde geri dönüşlerin artması bu durumu destekliyor.
Mülteci Geri Dönüşleri ve İç Güvenlik Sorunları
Raporda, mülteci geri dönüşlerinin kayıtların başladığı 60 yıl öncesine göre ikinci en yüksek seviyeye ulaştığı belirtiliyor. Ancak birçok mültecinin evlerine dönüşü baskı altında ve güvensiz koşullar altında gerçekleşiyor. Küresel mülteci sayısının 2025 yılı itibarıyla yüzde 3 azalarak 41,6 milyona ineceği öngörülüyor. Buna karşın, halen 9 milyon kişi sığınma taleplerinin sonuçlanmasını bekliyor ve 68,7 milyon kişi kendi ülkelerinde yerinden edilmiş durumda.
Uzun Süreli Yerinden Edilmenin Zorlukları
Küresel zorunlu yer değiştirmelerin son on yılda ilk kez azaldığı, ancak hâlâ yüksek seviyelerde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berhem Salih, mültecilerin yüzde 70'inin yıllarca sürgünde kaldığını vurguluyor ve pek çoğunun yoksulluk sınırının altında yaşadığını ifade ediyor. Salih, uluslararası toplumu, yerinden edilme ve insani yardıma bağımlılığı azaltacak yeni girişimlere teşvik ediyor.
Yerinden Edilmeye Karşı Yeni Yaklaşımlar
Salih, mültecilerin yerinden edilmelerinin başlangıçta bir can simidi olduğunu, ancak zamanla bir yaşam boyu süren bir duruma dönüştüğünü belirtiyor. İnsani yardımların hayat kurtarıcı olduğunu, fakat mültecilerin geleceklerini kontrol etmelerine olanak tanımadığını ifade ediyor. Bu nedenle, savaş ve zulümden kaçan insanlar için umut ve fırsat yaratacak yeni bir paradigma değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Gelecek İçin Hedefler ve Çözümler
Önümüzdeki on yıl içinde insani yardıma bağımlı uzun süreli yerinden edilmiş mültecilerin sayısını yarıdan fazla azaltmayı hedeflediklerini belirten Salih, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki mültecilere odaklanarak, geri dönüşler ve yeniden yerleştirme gibi yollarla kendi kendine yeterlilik sağlayacaklarını ifade ediyor. Bu süreçte hükümetlerin, insani yardım kuruluşlarının, özel sektörün ve sivil toplumun rol alması gerektiğini vurguluyor.
Gönüllü geri dönüşlerin öncelikli çözüm olması gerektiğini belirten Salih, büyük çatışmaların çözülmesinin milyonlarca mültecinin güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönmesini sağlayabileceğini ifade ediyor. İltica ve koruma süreçlerinin tartışma götürmez derecede hayati olduğunu, ancak milyonlarca mültecinin yıllarca kapana kısılmış şekilde kalmasının kabul edilemeyeceğini belirtiyor.
Uzun Süreli Yerinden Edilmeye Karşı Çabalar
Salih, BMMYK'nın bu zorluğun üstesinden gelmek ve uzun süreli yerinden edilmenin monotonluğundan çıkış yolları yaratmak için toplum genelinde çabaları harekete geçireceğini ifade ediyor. Özgüveni artırmak ve yaşamları daha iyiye dönüştürmek için iddialı, ulaşılabilir ve ölçülebilir hedefler belirlediklerini vurguluyor.
Bu çabaların, milyonlarca insanın gelecek beklentilerini iyileştirmeyi ve daha adil bir dünya düzeni kurmayı amaçladığını belirten Salih, uluslararası toplumun bu hedefe yönelik çabalarını artırmasının önemine dikkat çekiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!