İçeriğe geç
14 Ekim 2026, Çarşamba Son Resmî Gazete: 13 Ekim Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Gündem

C31K ve Küresel Dijital Suç Ağları: Sosyal Medyadaki Karanlık Tehlike

C31K örgütüne yönelik 22 ilde düzenlenen operasyon, dijital dünyada çocukları ve toplumsal değerleri hedef alan küresel tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

C31K ve Küresel Dijital Suç Ağları: Sosyal Medyadaki Karanlık Tehlike

Kısaca

  • C31K örgütüne yönelik 22 ilde düzenlenen operasyon, dijital dünyada çocukları ve toplumsal değerleri hedef alan küresel tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi.
  • Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, kamuoyunda "C31K" (Cehennemin 31. Katı) aduyla bilinen illegal yapılanmaya yönelik 22 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
  • Operasyon neticesinde gözaltına alınan 32 şüpheliden 27'si yakalanırken, bu kişilerden 19'unun adli süreçteki çocuklardan oluşması tehlikenin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.

Türkiye, dijital platformların karanlık dehlizlerinde çocukları, hayvanları ve toplumsal değerleri hedef alan yeni nesil bir suç şebekesiyle sarsıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, kamuoyunda "C31K" (Cehennemin 31. Katı) aduyla bilinen illegal yapılanmaya yönelik 22 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon neticesinde gözaltına alınan 32 şüpheliden 27'si yakalanırken, bu kişilerden 19'unun adli süreçteki çocuklardan oluşması tehlikenin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.

C31K Nedir? Dijital Şantaj ve Şiddet Söyleminin Arka Planı

Kendilerini "Cehennemin 31. Katı" olarak adlandıran bu karanlık grup, sosyal medya platformları üzerinden bebek ve çocuklara yönelik müstehcen içerikler üretip yaymakla suçlanıyor. Şüphelilerin sadece bununla kalmayıp, milli ve manevi değerlere ağır hakaretler yağdırdığı, Türk bayrağını yakma anlarını paylaştığı, hayvanlara yönelik işkence ve katliam videolarını yaygınlaştırdığı tespit edildi. Toplumsal hassasiyetleri kaşıyan güncel olayları ve kayıp kişileri de istismar eden şebeke üyeleri, tehdit ve şantaj yöntemleriyle dijital mecralarda kaos yaratmayı hedefliyordu. Daha önce ana Telegram grubu kapatılan ve yaklaşık 100 bin üyeye ulaştığı belirtilen örgütün, farklı isimler altında yeniden örgütlenmesi dijital suçlarla mücadelenin sürekliliğini zorunlu kılıyor.

Dünyayı Saran Tehlike: 764, Terrorgram ve Radikal Gruplar

Türkiye'deki C31K yapılanması, küresel ölçekteki benzer suç ağlarıyla büyük paralellikler gösteriyor. Bu yapıların başında ABD menşeili "764" örgütü geliyor. "The Com" veya "The Community" olarak bilinen devasa bir siber suç ağının parçası olan bu yapı; ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Yunanistan ve Brezilya gibi ülkelerde yalnızlaşmış çocukları hedef alıyor. Benzer şekilde, Telegram üzerinden örgütlenen ve Neo-Nazi ideolojisini benimseyen "Terrorgram" ise kitlesel katliamcıları "kahraman" ilan ederek bireysel şiddet eylemlerini teşvik ediyor. ABD ve İngiltere tarafından terör örgütü kabul edilen Terrorgram'ın yanı sıra "Atomwaffen Division" ve "The Base" gibi paramiliter yapılar da "yalnız kurt" saldırılarını dijital propaganda araçlarıyla körüklüyor. Ayrıca, kadın düşmanlığı ve sosyal dışlanmışlık üzerine kurulu radikal "incel" toplulukları da küresel düzeyde şiddeti meşrulaştırmaya devam ediyor.

Siber Zorbalık ve Şantaj Kıskacındaki Çocuklar

Bu dijital suç şebekeleri, kurban olarak seçtikleri çocuklarla ilk etapta arkadaşlık veya duygusal bağ kurarak yakınlaşıyor. Güven kazandıktan sonra elde ettikleri özel fotoğraf, video ve kişisel bilgileri birer şantaj malzemesine dönüştürüyorlar. Şantaj kıskacına alınan çocuklar; kendilerine zarar vermeye, hayvanlara işkence etmeye, aile bireylerine saldırmaya ve hatta intihara sürükleniyor. Bu psikolojik manipülasyon süreci, siber dünyanın en savunmasız kurbanları olan çocukların hayatını karartıyor.

Uzmanından Hayati Uyarılar: Güvenli İnternet Nasıl Sağlanır?

Dijital dünyadaki bu tehditlere karşı ailelerin alabileceği önlemleri değerlendiren Adli Bilişim Uzmanı Mustafa Sansar, çocukların yaş gruplarına göre farklı koruma yöntemleri uygulanması gerektiğini vurguladı. Özellikle 12-13 yaş altındaki çocuklarda ebeveyn denetim mekanizmalarının ve güvenli internet filtrelerinin son derece etkili olduğunu belirten Sansar, çocukların bu yaşlarda teknik engelleri aşacak donanıma sahip olmadığını ifade etti. Ancak yaş ilerledikçe çocukların teknoloji kullanım becerilerinin arttığına dikkat çeken Sansar, şu uyarılarda bulundu: "Sadece teknik kısıtlamalar yetersiz kalır. Ebeveynlerin çocuklarının aktif olduğu platformları yakından tanıması, buralardaki tehlikeleri öğrenmesi ve çocuklarıyla açık bir iletişim kurarak onları siber şantaj, tehdit ve manipülasyon yöntemlerine karşı bilinçlendirmesi gerekir." Türkiye'deki siber güvenlik bilincinin düşüklüğüne de değinen uzman, ailelerin koruyucu güvenlik yazılımlarına yatırım yapmaktan kaçınmaması gerektiğini ve "Benim çocuğumun başına gelmez" yanılgısından kurtulmaları gerektiğini belirtti.

Kaynak: Milliyet

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Gündem

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!