Çocuklarda Madde Bağımlılığı: Başlama Yaşı ve Risk Faktörleri
TBMM raporu, çocuklarda madde bağımlılığının 13-17 yaşlarında başladığını ve risk faktörlerinin aile yapısı ve akran baskısı olduğunu ortaya koyuyor.
Evrin Güvendik - TBMM Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor, çocukların suça yönelmesinde etkili olan madde bağımlılığı ile ilgili önemli bulgular sundu. Rapora göre, bağımlılık genellikle ergenlik dönemi olan 13-17 yaş arasında başlıyor ve süreç düşük riskli maddelerden daha tehlikeli uyuşturuculara doğru ilerliyor.
Madde Bağımlılığının Başlangıç Noktası
Komisyonun Sakarya'da yürüttüğü görüşmeler ve ebeveynlerle yapılan odak grup çalışmaları, çocukların madde kullanımının genellikle sigara ile başladığını ortaya koydu. Süreç, esrar ve ardından sentetik kannabinoidler (örneğin bonzai) ile devam ederken, son aşamada metamfetamin ve diğer sentetik haplar devreye giriyor.
Bu durum, riskli davranışların erken tespit edilmesinin bağımlılık sürecini engellemede kritik olduğunu gösteriyor. Akran baskısı, okul başarısında düşüş ve okula bağlılığın zayıflaması, çocukların madde kullanımına yönelmesinde etkili faktörler arasında yer alıyor.
Aile Yapısının Rolü
Aile yapısına dair değerlendirmeler ise ebeveynlerin tutumlarının çocukların madde kullanma riskini artırabileceğine işaret ediyor. Aşırı otoriter veya ilgisiz ebeveyn yaklaşımlarının riskleri artırdığı belirtilirken, parçalanmış aile yapısının tek başına belirleyici değil ancak destek mekanizmalarının yetersizliği halinde etkili olabileceği vurgulanıyor.
Rapora göre, madde kullanan çocukların aileleri yoğun kaygı ve sosyal damgalanma ile karşı karşıya kalıyor. Günlük yaşamda 'her an kötü bir haber alma' korkusu, kronik stres ve psikolojik yıpranma yaratıyor. Bu durum ailedeki tüm bireyleri, özellikle kardeşleri etkiliyor ve psikolojik destek ihtiyacını artırıyor.
Akran Şiddeti ve Çocuk Ölümleri
Çocuklar arasında yaşanan ölümler ve akran şiddeti vakaları, toplumun karşı karşıya olduğu ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Bu olaylar genellikle okulda, sokakta veya kafelerde meydana geliyor ve hem mağdurlar hem de failler çocuk yaşta oluyor.

Son Olay: Ankara'da Akran Cinayeti
Ankara'daki son olayda, Etimesgut Şeyh Şamil Mahallesi'nde 17 yaşındaki Taha Erdem E., eski kız arkadaşını bir başka erkekle gördü ve çıkan tartışma sonucunda 16 yaşındaki lise öğrencisi Kayra Ataman'ı bıçaklayarak öldürdü. Cinayet sonrasında Taha Erdem E. ve babası Burak E. gözaltına alındı.
Kayra Ataman için düzenlenen cenaze töreni, Karşıyaka Mezarlığı'nda yapıldı. Dört çocuğundan birini kaybeden baba Hanifi Ataman, olayla ilgili adalet çağrısında bulundu ve suçluların hak ettikleri cezayı almasını istedi.
İzmir'de Benzer Bir Olay Daha
İzmir Karşıyaka'da yaşanan bir diğer olayda, 7 Haziran'da Fevzipaşa Ortaokulu öğrencisi 13 yaşındaki Erdem Demir, çıkan bir kavgada bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan iki kişi tutuklandı. Erdem Demir'in, annesinin cezaevinde olduğu ve babasıyla görüşmediği için bir süre Sevgi Evi'nde kaldığı öğrenildi. Öldürülmesinin nedeni olarak ise 'ağabey' dememesi gösterildi.

Sonuç ve Değerlendirme
Çocuklar arasında madde kullanımı ve şiddet vakaları, sosyal ve psikolojik açıdan toplum için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu durum, erken müdahale ve aile destek mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelecekte benzer olayların önüne geçmek için ebeveynlerin, eğitimcilerin ve ilgili kurumların işbirliği içinde çalışarak çocukların güvenli bir ortamda yetişmelerini sağlaması gerekiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!