Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz OVP Hedeflerini Açıkladı: Kişi Başı Milli Gelir 20 Bin Dolara Yaklaşıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Program kapsamında Türkiye'nin milli gelirinin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başı gelirin ilk kez 20 bin dolara yaklaşacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen "Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması" kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) makroekonomik hedefleri, küresel gelişmelerin yansımaları ve Türkiye ekonomisinin yol haritası detaylı bir şekilde ele alındı. OVP'nin kalkınma planlarıyla uyumlu olarak her yıl güncellendiğini belirten Yılmaz, bu programın makroekonomik, mali ve yapısal politikalara yön veren temel çerçeve olduğunu vurguladı.
Küresel Zorluklar ve OVP Makroekonomik Revizyonları
Türkiye'nin küresel ekonominin entegre bir parçası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel düzeydeki zorlu koşulların ekonomik öngörüleri doğrudan etkilediğini belirtti. Ticaret ortaklarının büyüme oranlarına yönelik uluslararası tahminlerin geçen yılki yüzde 2,4 seviyesinden yüzde 1,6’ya gerilediğine dikkat çeken Yılmaz, sanayi üretimindeki yavaşlamanın da altını çizdi. Geçen yıl bu dönem için yüzde 3,4'lük bir büyüme öngörülürken, güncel tahminlerin yüzde 0,5'lik bir daralmaya işaret ettiğini söyleyen Yılmaz, bu tablonun arkasındaki temel nedenin bölgedeki savaşlar olduğunu ve bu durumun başta Avrupa olmak üzere tüm küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini ifade etti.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışların da bütçe dengeleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, geçen yıl Brent petrolün varil fiyatının 64,3 dolar olacağı öngörülürken, bugün bu rakamın ortalama 89,3 dolar seviyesine ulaştığını kaydetti. Bu doğrultuda makroekonomik hedeflerde revizyona gidildiğini açıklayan Yılmaz, daha önce yüzde 3,8 olarak öngörülen büyüme oranının yüzde 3,3 olarak güncellendiğini bildirdi. Yıl sonu tüketici fiyat endeksi (TÜFE) tahmini ise yüzde 16 seviyesinden yüzde 28,4'e revize edildi. Enerji faturasının 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselmesiyle birlikte, dış ticaret açığı beklentisi de 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıktı. Turizm gelirleri beklentisi ise 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi.
Finansal İstikrar, Rezerv Artışı ve KKM'nin Sıfırlanması
Türkiye'nin büyüme kalitesinin ve verimliliğinin arttığını ifade eden Cevdet Yılmaz, toplam yatırımların toplam tüketimden daha hızlı büyüdüğünü, bunun da enflasyonla mücadele programını destekleyen dengeli bir yapı sunduğunu belirtti. Türk lirasına olan güvenin artmasıyla finansal istikrarda tarihi adımlar atıldığını vurgulayan Yılmaz, üç yıl önce döviz mevduatlarının çok yüksek, TL mevduatlarının ise düşük olduğunu hatırlatarak, bugün Türk lirası mevduatlarının iki katına çıktığını, döviz mevduatlarının ise yüzde 40'ın altına gerilediğini müjdeledi. Yılmaz, finansal piyasalara zarar vermeden Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının tamamen sıfırlandığını açıkladı.
Türkiye'nin uluslararası rezervlerinde de rekor bir artış yaşandığına dikkat çeken Yılmaz, "2023 yılının Mayıs ayında 98,5 milyar ABD doları olan brüt rezervlerimiz, 28 Ağustos 2026 itibarıyla 188,2 milyar dolara yükseldi. Rezervlerimizde yaklaşık 90 milyar dolarlık bir artış sağladık" dedi. Ülke risk primini gösteren CDS oranının Mayıs 2023'teki 700 puan seviyelerinden 220'nin altına gerilediğini belirten Yılmaz, kamu borcunun GSYH'ye oranının yüzde 23,9 ile gelişmekte olan ülkelerin (yüzde 80) ve gelişmiş ülkelerin (yüzde 100 üzeri) oldukça altında olduğunu, şirket borçlarının GSYH'ye oranının ise yüzde 38,9 seviyesinde seyrettiğini kaydetti. Cari işlemler açığının GSYH'ye oranı ise geçici savaş etkilerine rağmen yüzde 2,3 seviyesinde kalarak tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ediyor.
Enflasyonla Mücadele ve 20 Bin Dolarlık Kişi Başı Gelir Hedefi
Enflasyonla mücadelede kararlı adımların sürdüğünü belirten Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine ulaşan enflasyonun, uygulanan sıkı politikalar neticesinde Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine gerilediğini ifade etti. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde kalmasını beklediklerini söyleyen Yılmaz, 2027 yılı için yüzde 21, 2028 yılı için yüzde 13,5 ve programın sonunda yeniden tek haneli seviyelere inilmesinin hedeflendiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü siyasi liderliği ve vizyonu doğrultusunda programın kararlılıkla yürütüldüğünü belirten Yılmaz, "2026 yılı sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngörüyoruz" dedi. 2026'da yüzde 3,3 olması beklenen büyüme oranının, kademeli olarak artarak 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve program sonunda yüzde 5'e ulaşması hedefleniyor. İstihdam piyasasında da olumlu gelişmelerin sürdüğünü ifade eden Yılmaz, işsizlik oranının yüzde 8'in altına düşürülmesinin hedeflendiğini ve program kapsamında yıllık ortalama 700 bin olmak üzere toplam 2,1 milyon ilave istihdam sağlanacağını açıkladı.
Son olarak yeşil ve dijital dönüşümün kalkınma stratejisinin omurgasını oluşturduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'nin COP31 zirvesine ev sahipliği yapacağını ve karbonsuz ekonomi hedefleri doğrultusunda yeşil gündemin cari açığı azaltmada kritik bir rol oynayacağını söyledi. Asya pazarı ve Çin ile ticari ilişkilerin çeşitlendirildiğini belirten Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae arasındaki verimli görüşmelerin de iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!