Deniz Altında Sessiz Savaş: Veri Kabloları Üzerindeki Tehditler
Denizaltı kabloları dünya genelinde internetin omurgası olup, casusluk ve siber saldırıların hedefi haline gelmiştir. Türkiye, bu alanda stratejik bir konumda.
Mithat Yurdakul - Dünya yüzeyi çatışmaların izlerini taşırken, denizlerin metrelerce altındaki gizli bir savaşın varlığı, haberleşme alanında kendini hissettiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) yayımladığı rapora göre, denizaltı kabloları global internetin ana damarları olarak kişisel, ticari, devlet ve askeri bilgiler taşımakta ve bu nedenle casusluk girişimlerinin odak noktası haline gelmektedir. ABD'nin istihbarat raporları ve NATO uzmanlarının raporları, denizaltı kablolarına yönelik siber saldırıların ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Raporda, “Okyanusların derinlerinde bulunan bu fiber kablolar, sadece teknolojik gelişmelerin değil, aynı zamanda casusluk kuşkuları, diplomatik sorunlar ve potansiyel çatışmaların da merkezinde yer alıyor” denilmektedir.
Casusluk Riski Yüksek
Denizaltı kablolarının, “gri bölge” taktikleri kapsamında devlet ya da devlet dışı aktörlerin gerçekleştirebileceği siber saldırı ve casusluk girişimlerine açık olduğu belirtilen raporda, “Son yıllarda, özellikle ABD ve Çin arasında denizaltı kablo döşeme yarışında ciddi bir artış gözlemlenmiştir” ifadesi yer aldı. Birçok denizaltı kablo operatörünün, kabloları izlemek için internet tabanlı sistemleri kullanmasının, bu altyapıyı ve taşıdığı hassas verileri ciddi siber tehditlere karşı savunmasız bıraktığı vurgulandı. Raporda Türkiye’nin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında “dijital köprü” rolü üstlendiği ve denizaltı fiber optik kabloları için önemli bir geçiş noktası olduğu kaydedilerek, “Bu kablolar, dijital ticaret, e-devlet hizmetleri, finans sistemleri ve genel iletişimin temel altyapısını oluşturur” denildi.
Karadeniz’de Stratejik İşbirliği
İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının veri akışı açısından önemine dikkat çekilen raporda, Karadeniz’in Asya-Avrupa veri hattında alternatif bir güzergah olarak öne çıktığı belirtildi. “Karadeniz bölgesinde artan askeri tansiyon ve hibrit savaş tehditleri, denizaltı kablolarını doğrudan bir güvenlik meselesi haline getirmiştir. Kuzey Akım boru hatlarına yönelik sabotaj iddiaları gibi olaylar, deniz tabanındaki enerji ve iletişim altyapılarının kasti fiziksel saldırılara karşı ne kadar savunmasız olabileceğini açıkça göstermiştir. Bu bölgeden geçen veya geçecek olan kabloların güvenliği, Türkiye’nin jeopolitik sorumluluğunu artırmaktadır. Karadeniz’deki kablo güvenliği, Türkiye’nin komşu kıyı devletleri (Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Gürcistan) ve NATO ile işbirliğini derinleştirmesini zorunlu kılmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
Türkiye'nin Dünya ile Bağlantısını Sağlayan Kablo Hatları
■ Türkiye'ye Marmaris üzerinden bağlanan 20 bin km uzunluğundaki SEA-ME-WE 5 kablo hattı, 38 terabit/saniye (Tbps) hızla veri iletmektedir.
■ MedNautilus hattı, 7 bin 800 km uzunluğunda ve 3,84 Tbps kapasiteyle İstanbul'a bağlanmaktadır.
■ Karadeniz Fiber Optik Sistemi (KAFOS) 504 km uzunluğunda olup, 8 Tbps kapasitesiyle Karadeniz üzerinden Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'ya bağlantı sağlamaktadır.
■ Turcyos-1 ve Turcyos-2, Türkiye’den Bozyazı ve Samandağ ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (Girne ve İskele) arasında doğrudan bağlantı kurmaktadır.
■ 19 bin 200 km uzunluğundaki, 126 Tbps kapasiteye sahip yeni nesil kablo sistemi SEA-ME-WE 6'nın ise 2026'da devreye girmesi planlanmaktadır.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!