Dijital ve Fiziksel Bankacılığın Harmanı: Fijital Model
Dijital ve fiziksel bankacılığı birleştiren fijital model, bankacılık alanında yeni ufuklar açıyor.
Anadolu Ajansı ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğiyle İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirilen Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi, Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda devam ediyor.
Zirvenin önemli etkinliklerinden biri olan "Katılım Esaslı Yatırım Ürünleri: Getiri Performansı, Yeni Modeller" paneli, AA Ekonomi-Finans Haberleri Direktörü Serhat Akkan'ın moderatörlüğünde düzenlendi. Panelde Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Dünya Katılım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Kamil Kibar ve Albaraka Portföy Yönetimi Genel Müdürü Muhammed Emin Özer konuşmalar yaptı.
Dünya Katılım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Kamil Kibar, müşterilerinin büyük bir kısmının bankacılık işlemlerini dijital kanallar üzerinden gerçekleştirdiğini belirterek, "Fiziksel ve dijital bankacılığı birleştiren 'fijital' bankacılık, bizim ana ilkemiz. Bu çerçevede şu anda pilot aşamada olan servis modeli bankacılığını, faaliyet alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Geniş müşteri kitlelerine sahip şirketler, bu müşterilere farklı hizmetler sunmak istediklerinde, BDDK'nin sunduğu imkanlarla servis modeli bankacılığı Türkiye'de gündemimize girdi. Bu ürünü yakında piyasaya sunmayı planlıyoruz." dedi.
Kibar, gençlerin gelecekle ilgili kaygılarına rağmen yatırımcı potansiyeline sahip olduklarını ifade ederek, kitle fonlama şirketiyle birlikte oluşturdukları girişim sermayesi yatırım fonu aracılığıyla başlangıç aşamasındaki şirketlere yatırımlar yaptıklarını belirtti.
Müşteri taleplerine göre ürün geliştirme çabasında olduklarını vurgulayan Kibar, "7/24 döviz ve kıymetli maden işlemlerinin yapılabildiği piyasalar sunuyoruz. Diğer bankalar da benzer hizmetler verebilir, ancak bizim farkımız, mesai saatlerinde geçerli fiyat aralıklarını mesai saatleri dışında da uygulamamız." diye ekledi.
Altın ithalatında uygulanan kota hakkında değerlendirmelerde bulunan Kibar, "Bu kota her zaman vatandaşların taleplerini karşılamıyor. Bu durum, iç ve dış piyasalarda fiziksel altın fiyatları arasında ciddi farklar oluşmasına yol açabiliyor. 'Ferah Hesap' üzerinden altın alan müşteriler, istedikleri zaman bu altını bizden fiziki olarak teslim alabilirler." açıklamasını yaptı.
Albaraka Portföy Yönetimi Genel Müdürü Muhammed Emin Özer, katılım bankacılığının 40 yıllık geçmişine karşın katılım finansın sermaye piyasalarıyla buluşmasının 2003 yılına dayandığını belirtti.
Özer, bu sürecin her aşamasında farklı roller üstlendiğini ve bu deneyimi şans olarak gördüğünü dile getirerek, katılım bankacılığı tanımı yapılmadan önce özel finans kurumlarının menkul kıymetlerin acentesi olarak sermaye piyasalarında faaliyet gösterdiğini aktardı.
Bu durumun sektör için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Özer, o dönemde hem Sermaye Piyasası Kanunu hem de Bankacılık Kanunu'nda katılım bankacılığına dair bir tanım bulunmadığını, bu nedenle özel finans kurumlarının sistemde belirgin bir yere sahip olmadığını söyledi.
Bu eksikliğin sermaye piyasası ürünlerinin katılım finansa uygun şekilde yapılandırılmasını engellediğine işaret eden Özer, "Boşta kalan parayı değerlendirecek faiz dışı bir alternatif olmadığı için 'Nasıl bir çözüm bulabiliriz?' diye düşündük. O dönemde yeni çıkan borsa yatırım fonları (ETF'ler), dünyada yeni ihraç edilmeye başlanmıştı. Para veya nakit içermeyen bu ürünleri katılım bankacılığı ürünü olarak değerlendirebileceğimizi düşündük. Katılım bankacılığı tanımı henüz yapılmamışken Dow Jones ile anlaşarak Dow Jones Islamic Market Turkey endeksini oluşturduk ve buna dayalı bir borsa yatırım fonu kurduk. Bu, dünyadaki ilk Islamic ETF'tir." şeklinde konuştu.
Özer, günümüzde düzenleyici kurumlar olan BDDK ve SPK bünyesinde katılım finansa yönelik özel dairelerin kurulduğunu belirtti.
Albaraka Portföy olarak yaklaşık 5 milyar dolarlık fon yönettiklerini ifade eden Özer, emeklilik, menkul kıymet ve alternatif, gayrimenkul ve girişim sermayesi fonları gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarının aynı zamanda dayanak varlık olarak kullanıldığını belirten Özer, bu fonların vaat sözleşmesi işlemlerinde kullanılabilecek yeni katılım finans ürünlerinin de çıkış noktası olduğunu dile getirdi.
Özer, bu alternatif fonların borsada işlem görmesinin dünyada nadir görülen yenilikçi girişimlerden biri olduğunu belirterek, "Bu alanda nitelikli yatırımcı işlem pazarında ciddi bir hacim oluştu. 2003'te 'Ne ürün çıkarabiliriz?' diye arayış içindeyken, şimdi ciddi bir emeklilik kaynağı ve katılım finansa büyük ilgi mevcut. Sermaye piyasasının mevcut altyapısını kullanarak daha iyi noktalara ulaşabileceğimizi düşünüyoruz." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!