Diyarbakır Cezaevi Kültür ve Sanat Merkezine Dönüşüyor: 2027'de Kapılarını Açacak
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, karanlık bir dönemin simgesi olan Diyarbakır Cezaevi'nin devasa bir kültür ve sanat adasına dönüştürüleceğini açıkladı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin yakın tarihindeki en hassas noktalardan biri olan Diyarbakır Cezaevi'nin "Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi" olarak şehre kazandırılması amacıyla yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarını yerinde inceledi. Bakan Ersoy'a bu önemli ziyarette Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Hamit Sümer ve MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Arslan eşlik etti.
Demokrasinin Değeri Gelecek Nesillere Aktarılacak
Bakan Ersoy, projenin temellerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Temmuz 2021'deki Diyarbakır ziyareti sırasında atıldığını anımsattı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından cunta yönetiminin antidemokratik uygulamalarının toplumda açtığı derin yaraların unutturulmaması gerektiğini vurgulayan Ersoy, bu yapının demokrasinin kıymetini anlatan tarihi bir ibret ve eğitim merkezine dönüşeceğini ifade etti. Ersoy, insan haklarının askıya alındığı karanlık dönemlerin olumsuzluklarının gözler önüne serileceği bu merkezin, vatandaşların bilinçlenmesinde kritik bir rol üstleneceğini dile getirdi.
Mülkiyet Devrinden 2027 Hedefine: Adım Adım Restorasyon Süreci
Sürecin bürokratik ve teknik aşamalarına değinen Ersoy, Adalet Bakanlığı tarafından hükümlülerin nakledilmesinin ardından Ekim 2022'de kapıya sembolik kilit vurulduğunu ve mülkiyetin Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini belirtti. 2022 yılı sonunda birinci derece tescilli korunacak yapı ilan edilen alanda, kurul onaylı restorasyon projelerinin ardından 2024 yılında inşaat çalışmalarına başlandı. 2025 yılı itibarıyla güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını, sonradan eklenen niteliksiz yapıların temizlendiğini ve çatı ile mekanik altyapının bitirildiğini açıklayan Ersoy, artık teşhir ve tanzim aşamasına geçildiğini müjdeledi. Dev projenin kapılarını 2027 yılının ilk yarısında açması hedefleniyor.
Dönemin Tanıklarıyla Şekillenen Hafıza ve Yaşam Alanı
Müzenin konseptinin bilimsel ve objektif temellere dayanması amacıyla geniş bir danışma kurulu kurulduğunu aktaran Bakan Ersoy; tarihçiler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve dönemin tanıklarıyla ortak bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Cezaevinde o yıllarda kalmış kadın ve erkek mahkumlarla yapılan saha görüşmelerinden elde edilen veriler ışığında projeye son şekli verildi. Toplam 47 dönümlük geniş bir arazi üzerinde konumlanan projenin 18 bin 500 metrekarelik kapalı alanı hafıza müzesi ve kütüphane olarak tasarlandı.
İlk üç bloğun Hafıza Müzesi ve çok amaçlı sergi salonu, diğer iki bloğun ise devasa bir kütüphane olarak hizmet vereceğini kaydeden Ersoy, geçmişte spor salonu olarak kullanılan yapının ise 520 kişilik çok amaçlı bir tiyatro ve güzel sanatlar salonuna dönüştürüldüğünü belirtti. Peyzaj düzenlemeleriyle açık hava etkinliklerine de ev sahipliği yapacak olan merkez, 24 saat yaşayan dinamik bir bilim ve kültür odağı olacak.
Eski Mahkum Ensarioğlu: "Acılardan Ders Çıkararak Yarınları İnşa Edeceğiz"
Yaklaşık 40 yıl önce bu cezaevinde mahkum olarak kalan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu de incelemeler sırasında duygusal anlar yaşadı. Diyarbakır halkının bu cezaevinin müzeye dönüştürülmesi yönündeki talebini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bizzat ilettiklerini belirten Ensarioğlu, projenin aslına sadık kalınarak başarıyla yürütüldüğünü ifade etti. Merkezin hem geçmişteki acıları ve darbe dönemlerinin ülkeye verdiği zararları unutturmayacak bir anıt olacağını hem de kütüphanesi, tiyatrosu ve sosyal alanlarıyla Diyarbakır'ın kültürel çehresini değiştireceğini vurgulayan Ensarioğlu, bu anlamlı dönüşümün demokrasinin kıymetini bir kez daha ortaya koyacağını söyledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!