Faizsiz Finansman Modellerine İlgi Artıyor: Konut Alımında Yeni Trend
Ev sahibi olmak isteyenler, banka kredilerinin yüksek faizlerinden kaçınarak faizsiz finansman modellerine yöneliyor.
Kendine ait bir ev sahibi olmayı planlayan pek çok kişi, yükselen banka kredi faiz oranları nedeniyle bu hayalini ertelemek zorunda kalırken, çözümü faizsiz finansman modellerinde buluyor. Banka kredisiyle konut alımının zorlaştığı günümüzde, tasarruf finansman şirketlerinin sunduğu faizsiz ve kredisiz seçenekler, artan bir taleple karşılaşıyor.
Faizsiz sistemlere olan ilginin artmasıyla birlikte tasarruf finansman sektörü de adeta bir büyüme patlaması yaşıyor. 2025 itibarıyla sektörün işlem hacminde yüzde 261,8'lik bir artışla 1 trilyon 211 milyar liraya, aktif büyüklüğünde ise yüzde 251'lik bir artışla 323 milyar liraya ulaşıldı.
Peki, faizsiz finansman modeli tam olarak nedir? Tasarruf finansman modeli konut sahibi olmayı ne kadar avantajlı hale getiriyor? Sisteme dahil olurken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Tüm bu soruları Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı ve İyi Finans Genel Müdürü Eniz Ünal, milliyet.com.tr'ye yanıtladı.
ÖZELMACIKLI: GELİR BEYANI GEREKMEDEN SİSTEME GİRİŞ
Mustafa Hakan Özelmacıklı, şu açıklamalarda bulundu: “Son dönemde faizsiz sistem içindeki mevduat miktarı hızla artıyor. Bu sistem, araç ve konut gibi menkul kıymet alımlarında kullanılıyor. Yeni firmaların katılımıyla müşteri kitlesinde önemli artışlar yaşanıyor.
Bu sistemin sunduğu bazı avantajlar dikkat çekiyor. Sisteme dahil olmak için gelir beyanı zorunlu değil; ev alırken mevcut durumdaki konut sayısı ya da alınacak evin değeri gibi kriterler bulunmuyor. Bu nedenle, araç ve konut alımında alternatif finansal araç olarak değerlendiriliyor. Tasarruf finansman modellerine yönelenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
TASARRUF FİNANSMAN SEKTÖRÜNDEKİ MUAZZAM BÜYÜME
Geçtiğimiz yıl, sektör büyüklüğünde dikkat çeken bir artış yaşandı. Sektörün işlem hacmi yüzde 261,8 artarak 1 trilyon 211 milyar liraya, aktif büyüklüğü ise yüzde 251 artışla 323 milyar liraya ulaştı. Bu artış, tasarruf finansman modelinin finansal sistemdeki önemini pekiştirdi.
KURA ÇEKİLİŞLİ MODELİN RİSKLERİNE DİKKAT!
Sistemin avantajlarının yanı sıra riskler de barındırıyor. Seçeceğiniz modelle başlayan bu riskler önemli. İlk model, çekilişli modeldir ve bu oldukça riskli bir tasarruf finansman ürünüdür. Örneğin, 5 milyon TL'lik bir daire almayı planlıyorsunuz ve bunun için 1 milyon TL peşin, 4 milyon TL'yi ise 60 ay vadeli çekiliş sistemine dahil oldunuz. Sisteme dahil olan 60 kişiye her üçüncü aydan sonra bir kura çekiliyor. Kura başlarda çıkarsa avantajlısınız; ancak sonlarda gelirse 5 yıl sonra o daireyi bulmanız pek mümkün değil.
Bu yüzden katılım payı ödeyen birçok kişi, vade sonunu beklemeden sistemden çıkıyor. Vade sonuna kadar sistemde kalanların oranı yüzde 40-45'e kadar düşüyor. O dönem içinde yatırılan parayla kalıyor ve herhangi bir faiz, getiri vb. elde edilemiyor.
‘ÇEKİLİŞSİZ MODELDE SÖZLEŞME BEDELİNİN %40’I ÖDENMELİ’
Diğer modelde ise çekiliş sistemi dışındaki ödeme tarihleri belirlenen modeller mevcut. Burada bazı kurallar var. Yani çekilişsiz modelde toplam sözleşme bedelinin yüzde 40'ının ödenmesi gerekiyor. Örneğin, 2 milyon TL'lik bir daireye girdiniz, en az 800 bin TL'yi ödeme yapmalısınız ki teslim hakkı doğsun. Sözleşme süreleri burada daha kısa oluyor. Çekilişsiz sistemde de bu bedele göre çeşitli ödeme alternatifleri sunuluyor.
ORGANİZASYON BEDELİ NE KADAR?
Örneğin, 1 milyon TL üzerinden hesaplama yaparsak tüketici bu sisteme dahil oldu diyelim. Müşteri bazlı tasarruf finansman sistemini veya planlı tasarruf finansman sistemini seçti diyelim. Organizasyon bedeli yüzde 7 olarak belirlenmiş. Yani 1 milyon TL için 70 bin TL organizasyon bedeli ödeniyor. Aylık bazda 50'şer bin TL’den 20 aylık taksitli sisteme dahil olundu. Mart ayında katılım sağlandıysa, en erken ekim ayından itibaren 1 milyon TL'lik bedel borçlanabilir. Kişi, ekim ayında 400 bin TL’lik ödeme tamamlarsa, 8 ay sonra aylık 50 bin TL’den 1 milyon TL'yi çekebilecek duruma gelir.
Yine 1 milyon TL'yi bankadan çekmek istediklerinde yüzde 2.65 faiz oranıyla hemen bugün alabiliyorlar. Taksitleri yaklaşık 65 bin TL olurken, geri ödemesi ise 1 milyon 300 bin TL civarında oluyor.
İnsanlar alacakları eve göre kıyas yapmalıdır. Finansman şirketinde bu hemen paraya çevrilemez. Vadelere dikkat etmek gerekiyor. Tasarruf finansman şirketleri vade konusunda esneklik gösterse de, bazen ertelemeler yapabiliyorlar. Bu yüzden dikkatli olunmalı ve taraflar arasında imzalanan tasarruf finansman sözleşmesi mutlaka incelenmelidir. Ödemelerde gecikme yaşandığında, tüketiciler ihtarname gibi haklarını kullanmalıdır.
SÖZLEŞMEDE TESLİM TARİHİ ÖNEMLİ!
Tasarruf finansman şirketleri için BDDK tarafından düzenlemeler getirildi. Artık kurulan şirketler BDDK’nın kontrolü altında. Gecikme ve benzeri durumlarda sistem çok net ilerlemiyor. Sözleşmelerde teslim tarihlerini belirlemek faydalı olacaktır.
ENİZ ÜNAL: FAİZSİZ SİSTEM ÖNEMLİ BİR AVANTAJ SUNUYOR
İyi Finans Genel Müdürü Eniz Ünal ise şöyle konuştu: “Faizsiz finansman modeli, bireylerin banka kredisine başvurmadan, belirli bir tasarruf planı çerçevesinde konut veya araç sahibi olmalarını sağlayan bir sistemdir. Katılımcılar, bütçelerine uygun bir plan dahilinde düzenli ödemeler yapar ve organizasyon sayesinde ihtiyaç duydukları finansmana ulaşırlar.
Bu modeli yalnızca bir finansman alternatifi olarak değil, aynı zamanda tasarruf disiplinini destekleyen sürdürülebilir bir yapı olarak değerlendiriyoruz. Krediye erişimin zorlaştığı ve maliyetlerin arttığı günümüzde, faiz yükü olmadan ilerlemek büyük bir avantaj sağlıyor.
Sistem sayesinde toplam geri ödeme daha öngörülebilir hale gelirken, kişiye özel planlama ile bütçe kontrolü sağlanıyor. Peşinatlı veya peşinatsız seçeneklerin sunulması konut sahibi olmayı daha erişilebilir hale getiriyor. Doğru planlama yapıldığında, sistem konut almak isteyenler için güçlü bir alternatif sunuyor.
KATILIM BEDELİ İADE EDİLİYOR MU?
Tasarruf finansman sisteminde alınan katılım bedeli, organizasyonun sürdürülebilirliğini sağlamak adına tahsil edilen bir hizmet bedelidir ve sabit bir tutardan farklı olarak tercih edilen finansman miktarı, vade ve plan türüne göre değişir. Bu noktada en kritik unsur şeffaflıktır. Bireysel planlarda minimum organizasyon ücreti oranı yüzde 7, çekilişli planlarda ise yüzde 8,5 olarak belirlenmiştir.
Katılım bedelinin iadesi, sözleşme koşullarına bağlı olarak değişir. İlk 14 gün içinde sistemden çıkılması durumunda tüm tutarlar eksiksiz iade edilirken, 14 günlük cayma süresinden sonra organizasyon ücreti hariç yatırılan peşinat ve taksit tutarları geri ödenir. Bu nedenle, sisteme girmeden önce sözleşme detaylarını dikkatle incelemek ve tüm şartları net bir şekilde anlamak önemlidir.
TESLİMAT SÜRESİ ÖNEMLİ!
Çekilişli sistemde teslimat zamanının kura ile belirlenmesi, müşteriler için dezavantaj olmaktan çok avantaja dönüşebilir. 40 ay vadeli bir plan üzerinden örnek verirsek: Peşinatsız bireysel planlarda, vadenin yüzde 40'ına tekabül eden 16. ayda teslimat yapılır ve bu tarih başlangıçta bellidir. 40 ay vadeli çekilişli planda ise teslimatlar 5 ile 16. aylar arasında gerçekleşir. Müşteri, bireysel planda olduğu gibi en geç 16. ayda teslimatını alabileceği gibi, kurada isminin erken çıkması durumunda daha az ödemeyle, daha kısa sürede ihtiyaç duyduğu finansmana ulaşabilir.
Tasarruf finansman sistemi denince genellikle çekilişli planlardaki 'belirsizlik' akla gelse de, burada aslında bir fırsattan bahsedebiliriz. Kurada erken sıranın gelmesi önemli bir maliyet avantajı sağlarken, teslimatın vadenin sonlarına doğru gerçekleşmesi durumunda piyasa koşullarındaki değişimlerin etkisi daha fazla hissedilebilir. Özellikle konut fiyatlarının hızla arttığı dönemlerde, müşterilerin bu süreci kendi risk tercihleri doğrultusunda değerlendirmesi önemlidir.
KİŞİLER KENDİ ÖDEME PLANINI BELİRLEYEBİLİR
Çekilişli plandaki teslimat aralığı yerine net bir tarih isteyen katılımcılar, en başta kendi ödeme planlarını belirleyerek bireysel modellere yönelebilirler.
TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ GÜVENİLİR Mİ?
Geçmişte sektörde yaşanan olumsuz örnekler nedeniyle güven konusu zaman zaman tartışılsa da, bugün itibarıyla düzenleyici çerçevenin güçlenmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle sektörün BDDK lisansı ve denetimi altına alınması, şirketlerin belirli finansal yeterlilik şartlarını sağlamak zorunda olması ve şeffaflık standartlarının yükselmesi güven ortamını önemli ölçüde artırdı.
Yine de vatandaşların seçim yaparken dikkatli olmaları büyük önem taşıyor. Sözleşme şartlarının ne kadar açık ve anlaşılır olduğu, organizasyon ücreti, teslim süresi ve olası iade koşullarının netliği gibi unsurlar mutlaka değerlendirilmeli. Aynı zamanda şirketin kurumsal yapısı ve hizmet altyapısı da karar sürecinde belirleyici olmalı. İyi Finans olarak, bu yeni dönemde şeffaflık, güçlü altyapı ve müşteri memnuniyeti odağını temel önceliğimiz olarak konumlandırıyoruz. Ancak her durumda, kullanıcıların detaylı araştırma yaparak bilinçli karar vermesi en sağlıklı yaklaşım olacaktır.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!