Filiz Eryılmaz: Savaş Olmasaydı Faiz İndirimi Beklenebilirdi
Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, savaş olmasaydı Merkez Bankası'nın faiz indirimine gidebileceğini söyledi.
Kanal 7 Medya Grubu'nun düzenlediği Yükselen Türkiye Zirveleri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla başlayan "Küresel Ekonomik Dönüşüm Çağında Riskler ve Türkiye'nin Seçenekleri" programı ile başladı.

Programda konuşan Bakan Şimşek'in ardından, moderatörlüğünü Dr. Ahmet Yarız'ın yaptığı panelde ekonomi yazarı Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, Merkez Bankası'nın politikaları ve piyasalara dair önemli açıklamalar yaptı.

Filiz Eryılmaz, savaş ortamı olmasaydı Merkez Bankası'nın faiz indirimine gidebileceğini belirtti. "Eğer savaş olmasaydı, bugünkü toplantıda muhtemelen en az 100, hatta belki 150 baz puan faiz indirimi yapmış olurduk. Ocak ayında beklenenden fazla gelen enflasyon oranı, özellikle işlenmemiş gıda fiyatları bizi oldukça zorladı. Öncesinde ise kira ve eğitim masrafları bizi etkileyen önemli unsurlardı." dedi.
Eryılmaz, hizmet sektöründeki katılığa ve artan gıda enflasyonuna dikkat çekerek şunları ekledi: "Hizmet sektöründe fiyatlar kolay kolay gerilemiyor. Bunun üzerine son birkaç ayda yaşanan kuraklık ve don olayları nedeniyle gıda enflasyonu artınca piyasa karamsarlığa kapılmıştı. Ancak Sayın Fatih Karahan, son enflasyon raporu sunumunda, 'Bu kadar karamsar olmayın. Mart ayında her şey biraz daha yoluna girecek.' demişti. Bugün savaş olmasaydı, en az 150 baz puanlık bir faiz indirimi görebilirdik."

MERKEZ BANKASININ ÖNCELİĞİ REZERVLER
Eryılmaz, enflasyon beklentisini yüzde 24'ten yüzde 27'ye revize ettiğini ve Merkez Bankası'nın şu anki önceliğinin rezervler olduğunu belirtti: "Merkez Bankası'nın ana derdi şu an enflasyon değil, rezervlerdir. Çünkü rezervlerde ciddi bir erime yaşandı. 210 milyon dolardan 155 milyon dolara kadar düşen brüt rezervde, savaş sürecinde döviz satışı yapmak zorunda kaldık. Yaklaşık 50-60 milyar dolarlık bir çıkış oldu. Neyse ki yerel piyasa ve şirketler tarafında döviz talebi savaş nedeniyle artmadı."
Ateşkesle birlikte toparlanma sinyalleri görüldüğünü ifade eden Eryılmaz, "Geçen haftaki veriler oldukça olumluydu. Ateşkes sonrası 7 Nisan'da Merkez Bankası satılan rezervlerin büyük kısmını geri kazandı. Geçen hafta brüt rezervler 170 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler bir haftada 13 milyar dolar arttı. Dövizden TL'ye geçişte 1.2 milyar TL'lik bir artış oldu. Tahvil tarafında 7 haftadır süren yabancı çıkışı savaş nedeniyle sona erdi ve tekrar giriş başladı. Bunlar olumlu gelişmeler." dedi.

BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE BİR METİN
Merkez Bankası'nın karar metnini değerlendiren Eryılmaz, metnin beklediğinden daha sert olduğunu belirtti: "Mart ayı enflasyonunda ana eğilim geriledi, bu olumlu. Metinde dikkatimi çeken bir nokta, iktisadi faaliyetin yavaşladığını belirtiyor olması. Bu önemli çünkü Merkez Bankası, savaşın petrol fiyatlarını artırarak enflasyonu yükselttiğini kabul ediyor ama aynı zamanda büyümeyi baskıladığını da görüyor. İlk çeyrekte sınırlı bir daralma görebiliriz. Büyüme yavaşlayınca talep düşer, enflasyon da azalır. Bu, Merkez Bankası'nın metnine yansımış."
TEMMUZ AYINDA FAİZ İNDİRİMİ OLABİLİR
Savaşın sona ermesi durumunda faiz indirimlerinin başlayabileceğini öngören Eryılmaz, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının aksine daha erken bir hamle beklediğini söyledi: "Savaş bugün sona ererse Merkez Bankası'nın ilk toplantısı haziran ya da temmuzda faiz indirimine başlayabilir mi? Bence bu ihtimal oldukça güçlü. Reel sektörden gelen geri bildirimlere göre rezervlere bakılacak. Eğer rezervler hızlı bir şekilde toparlanırsa, ana hikaye burada olacaktır. Haziran olmasa bile temmuz ayında faiz indirimine başlanabilir. S&P Global, 'Her şey yolunda gitse bile Merkez Bankası aralıktan önce faiz indirimine gitmez' diyor. Ben ise büyümeyi önceliklendiren bir Merkez Bankası görüyorum."
Kanal7'nin Yükselen Türkiye Zirveleri: Ekonomistlerden Önemli Açıklamalar
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!