Finansal Okuryazarlığın Gücü ve Ekonomik Dönüşüm Etkinliği
Küresel Para Haftası etkinlikleri çerçevesinde İstanbul'da düzenlenen etkinlikte, finansal okuryazarlığın bireysel ve ekonomik düzeydeki önemine vurgu yapıldı.
İstanbul
Küresel Para Haftası etkinlikleri çerçevesinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), YTÜ Finans Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (CFGS) işbirliğiyle 'Paradan Değere Finansal Okuryazarlığın Dönüştürücü Gücü' konulu bir etkinlik düzenledi.
YTÜ Davutpaşa Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen bu organizasyonda, Bakan Yardımcısı Çelik, dünya genelinde ve Türkiye'deki makroekonomik duruma değinerek, jeopolitik gerilimler ve sıkılaşan küresel finansal koşullara rağmen Türkiye'nin ekonomik istikrarını sürdürdüğünü vurguladı.

Çelik, dezenflasyon programının enflasyonla mücadeledeki rolüne dikkat çekerek şunları ekledi:
'Sıkı para politikası ve destekleyici maliye politikaları sayesinde dezenflasyon sürecinin devam edeceğini öngörüyoruz. Artan petrol fiyatlarının geçici olumsuz etkilerini sınırlamak için gerekli tedbirleri alıyoruz ve dezenflasyon sürecini sürdürmek için politikalarımızı eşgüdümlü bir şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Kamu maliyesindeki disiplin ve güçlü rezervler ekonomik direncimizi pekiştiriyor.'
'Finansal Okuryazarlık ve Tasarruf Artışı'
Çelik, finansal okuryazarlığın sadece kişisel bütçe yönetimi için değil, aynı zamanda makroekonomik istikrarın önemli bir bileşeni olduğunu belirtti.
Finansal okuryazarlığın bireylerin tasarruf oranlarını artırdığını, piyasalardaki güveni pekiştirdiğini ve daha bilinçli yatırım kararları almalarına yardımcı olduğunu ifade etti.
Bankacılık sektörünün büyümesinden bahseden Çelik, 2025 yılı sonunda bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün 47 trilyon liraya ulaşmasının beklendiğini, sermaye piyasalarının giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı.
2020'de 240 milyar dolar olan Borsa İstanbul şirketlerinin piyasa değerinin 2025 itibarıyla 409 milyar dolara çıkmasının beklendiğini açıkladı ve şu bilgileri paylaştı:
'Borsa şirketlerinin sayısı 394'ten 591'e çıktı. 2020-2025 arasında pay senedi yatırımcı sayısı 2 milyondan 6,5 milyona yükseldi. Kurumsal yatırımcı portföy büyüklüğü ise 51,8 milyar dolardan 270 milyar dolara çıktı.'
'Toplumun Geniş Kesimlerine Ulaşmayı Hedefliyoruz'
Çelik, finansal okuryazarlığı artırmak amacıyla yürütülen çalışmaları anlatarak, dijital bankacılık işlemlerinde güvenliğin artırılması için çeşitli düzenlemelerin yapıldığını hatırlattı.
Elektronik bankacılık işlemlerinde ek doğrulama yöntemlerinin uygulandığını belirten Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Dolandırıcılık ve yasa dışı faaliyetlere karşı vatandaşların bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sebeple kamu spotları ve bilgilendirici afişler ile toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedefliyoruz. Özellikle gençlerin banka hesaplarını kötüye kullanmalarıyla mağduriyet yaşanması artış gösteriyor. Bu konuda bilinçlendirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz.'
Çelik, gençlerin finansal sistemdeki dönüşümdeki önemine vurgu yaparak, doğru ve sağlıklı finansal kararlar alabilmeleri için finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini söyledi.
'Para Doğru Kullanılarak Sürdürülebilir Değer Üretir'
SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, finansal okuryazarlığın sadece bütçe hazırlamak veya yatırım araçlarını tanımak olmadığını, bireylerin finansal kararlar alabilme yetkinliğini geliştiren önemli bir beceri olduğunu belirtti.

Gönül, finansal okuryazarlığın bireylerin finansal güvenliğini sürdürülebilir bir şekilde koruma yeteneğini artırdığını ve gençlerin girişimci ruhla büyümelerine katkı sağladığını ifade etti.
Etkinliğin 'Paradan Değere Finansal Okuryazarlığın Dönüştürücü Gücü' temasıyla düzenlendiğini söyleyen Gönül, 'Para bir araçtır, önemli olan bu aracı doğru kullanarak sürdürülebilir değer üretmektir. Değer, bilgiyle, vizyonla ve sorumlulukla ortaya çıkar.' diye konuştu.
Gönül, ekonomik dönüşümün üniversitelerde, gençlerin fikirlerinde ve girişimlerinde başladığını, geleceğin ekonomisinin genç zihinlerde şekillendiğini belirtti.
Finansal okuryazarlığın bu süreçte kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, 'Finansal okuryazar bireyler sadece paralarını yönetmekle kalmaz, aynı zamanda riskleri okuyabilir, fırsatları değerlendirebilir ve uzun vadeli düşünerek sürdürülebilir değer üretme kapasitesine sahip olur.' dedi.
'Sosyal Medya Dolandırıcılığı Büyük Bir Tehdit'
Gönül, finansal okuryazarlığın toplumun her kesiminde yaygınlaşmasına önem verdiklerini belirterek, özellikle gençlerin erken yaşlarda finansal bilinç kazanmalarını sağlamak için üniversiteler, kamu kurumları ve diğer paydaşlarla eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini söyledi.
Gençlerin sadece finansal kazanç hedeflemeden, insanlığa fayda sağlamayı amaçlayarak fikir üretmeleri gerektiğini vurgulayan Gönül, 'Bu perspektifle finansal okuryazarlık çalışmalarımıza devam ediyoruz. 3 yaşından 70 yaşına kadar bu bilinci yaymaya çalışıyoruz. Finansal güvenliğin sağlanması da kritik bir konudur. Binlerce IBAN'ın dolandırıcılık için kullanılması büyük mağduriyet yaratıyor.' dedi.
Gönül, dolandırıcılıklara karşı daha dikkatli olunması gerektiğini belirterek, 'Telefon dolandırıcılığı ve sosyal medyadan gelen dolandırıcılıklar hala büyük bir risk oluşturuyor. Vatandaşlarımızın bu konularda daha bilinçli olması gerekiyor.' şeklinde konuştu.
Gönül, 'Ben bu işi iyi biliyorum' diyen insanların bile tuzaklara düştüğünü belirterek, 'Her an tetikte olmak, kendi verimize sahip çıkmak ve gördüğümüz her şeye inanmamak zorundayız. Her şeye dikkat ederek yaşamalıyız.' diye ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!