Gökçek Ailesine Soruşturma Kıskacı: Melih Gökçek’in Ardından Oğlu ve Gelini de İfadeye Çağrıldı
Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifade vermesinin ardından, oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de yurt dışına kayıt dışı para aktarımı soruşturmasında ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" yönündeki iddialar üzerine resen başlatılan soruşturmada hareketli saatler yaşanıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen adli süreç kapsamında, eski başkan Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla Ankara Adliyesi’ne gelerek savcılığa savunma verdi.
Kayıt Dışı Para Aktarımı Soruşturmasında Yeni Gelişme
Melih Gökçek’in adliyedeki ifade işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından soruşturmanın seyri genişledi. Savcılık, dosya kapsamındaki iddiaları derinleştirerek yeni bir karar aldı. Bu doğrultuda, Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek de aynı soruşturma kapsamında ifadeleri alınmak üzere adliyeye çağrıldı. Gökçek ailesinin diğer üyelerinin de ifadeye çağrılması, soruşturmanın kapsamının genişlediğini ortaya koydu.
Melih Gökçek’ten Adliye Çıkışında Çarpıcı Açıklamalar
Savcılık sorgusunun ardından basın mensuplarının karşısına geçen Melih Gökçek, geçmiş belediye başkanlığı dönemlerine atıfta bulunarak hakkındaki iddialara sert yanıtlar verdi. Siyasi kariyeri boyunca yüzlerce kez denetlendiğini vurgulayan Gökçek, şu ifadeleri kullandı:
"Belediye başkanlığı görevine ilk kez 1994 yılında seçildim. Bu tarihten itibaren yaklaşık 9 yıl boyunca muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Muhalefet yıllarımda tam 500 kez soruşturma ve inceleme geçirdim. CHP, DSP ve ANAP iktidarları döneminde hakkımda sorulmadık hiçbir şey kalmadı. Hepsine tek tek ifade verdim. Hani meşhur bir söz vardır; 'Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın, üçüncüde yakalanırsın' derler. Ben tam 500 kez sıçradım ve istisnasız hepsinden takipsizlik kararı aldım, beni yakalayamadılar. Hatırlarsanız 1998 yılında gözaltına bile alındım. Bu benim ilk dönemimdi."
Açıklamalarını iktidar dönemleriyle sürdüren Gökçek, Refah Partisi ve AK Parti dönemlerinde de asgari 100 soruşturma geçirdiğini, tüm bu ifadelere ait belgelerin savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığı arşivlerinde mevcut olduğunu belirtti. Hakkında medyada yer alan "yüzlerce yeni soruşturma açıldığı" yönündeki iddiaları yalanlayan Gökçek, toplamda sadece 25 inceleme ve soruşturma geçirdiğini, bunlarda da ilk bilirkişi raporlarının alındığını ve kendisinin bizzat ifade verdiğini kaydetti.
Mansur Yavaş’a Sert Suçlamalar ve Çifte Standart Tepkisi
Açıklamalarında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı da hedef alan Melih Gökçek, Yavaş’ın kendisi hakkında "ifade vermeye bile gitmedi" şeklinde asılsız iddialarda bulunduğunu öne sürdü. Yavaş’ı defalarca televizyon ekranlarında tartışmaya davet ettiğini ancak Yavaş’ın bu davetleri kabul etmediğini belirten Gökçek, konuşmasını şöyle tamamladı:
"En büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan ancak haklı olmayan insan korkar. Mansur Yavaş döneminde, savcılıklar ve İçişleri Bakanlığı nezdinde hakkımdaki 21 soruşturma tamamlandı. Mansur Yavaş bu kararların tamamına Danıştay ve üst mahkemeler nezdinde itiraz etti. Ancak bu 21 dosyanın tamamı üst mahkemelerce benim lehime onaylandı. Mansur Yavaş ekranlarda kendisinin 109 soruşturma geçirdiğini, bunlardan 101'inde takipsizlik aldığını ve hatta ifadeye bile çağrılmadığını söyleyerek bunu adalet olarak sunuyor. Peki, ben aynı yasal süreçlerden geçip takipsizlik aldığımda neden bu durum yasal kabul edilmiyor? Bu nasıl bir çifte standarttır?"
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!