Pekin'in Okyanuslardaki Gizli Kulağı: COSCO Gemileri Casusluk mu Yapıyor?
ABD'li yetkililer, Çin'in devlete ait COSCO denizcilik şirketi aracılığıyla küresel sularda askeri sinyal istihbaratı topladığını öne sürüyor.
Dünyanın en yoğun nüfuslu ülkelerinden biri olan Çin, hızla büyüyen ekonomik ve askeri gücüyle küresel dengeleri sarsmaya devam ediyor. ABD ile giriştiği çok boyutlu rekabette sınırları zorlayan Pekin yönetiminin, istihbarat toplama faaliyetlerinde alışılmışın dışında yöntemler kullandığı öne sürülüyor. Son olarak Washington koridorlarında yankılanan iddialara göre, Çin sivil ticaret gemilerini birer casusluk platformu olarak kullanıyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump'a yakınlığıyla bilinen ve isimlerini gizli tutan iki üst düzey bürokrat, Çin'in sivil deniz ticaret filosunu küresel ölçekte bir istihbarat ağına dönüştürdüğünü iddia etti. Çin'in Washington Büyükelçiliği ise bu suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Sivil Filoların Arkasındaki Gizli İstihbarat Yapısı
Söz konusu iddiaların merkezinde, Çin devletine ait olan ve küresel deniz taşımacılığının devlerinden biri kabul edilen COSCO (China Ocean Shipping Company) yer alıyor. Bünyesinde 1400'den fazla ticari gemi barındıran şirket, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'daki stratejik limanların işletmesini de yürütüyor. ABD'li istihbarat kaynakları, COSCO gemilerine entegre edilen özel donanımlarla Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıyılarında uzun yıllardır sinyal istihbaratı toplandığını savunuyor. Uzmanlar, Pekin'in bu faaliyetleri yasal bir zemine oturtmak için 2017 yılında Ulusal İstihbarat Yasası'nda kritik bir değişiklik yaptığına dikkat çekiyor. Bu yasa, Çinli tüm ticari kuruluşları ve vatandaşları devletin istihbarat faaliyetlerine destek vermekle yükümlü kılıyor.
Sofistike Sinyal İstihbarat Platformları Nasıl Çalışıyor?
İstihbarat uzmanlarına göre, sivil kargo gemilerine yerleştirilen gizli sistemler standart haberleşme cihazlarından tamamen farklı çalışıyor. ABD'li yetkililerin sofistike sinyal istihbarat platformları olarak adlandırdığı bu cihazlar, askeri uçakların ve savaş gemilerinin dijital izlerini, radar frekanslarını ve şifreli telsiz konuşmalarını kaydediyor. Modern ticaret gemilerinin üzerindeki çok sayıda antenin arasına gizlenen bu sistemlerin boyutları ve karmaşıklığı değişiklik gösterebiliyor. Toplanan bu kritik verilerin Çin anakarasına nasıl ulaştırıldığı konusunda ise iki temel senaryo üzerinde duruluyor: Verilerin güvenli limanlarda fiziksel olarak teslim edilmesi veya gelişmiş uydu sistemleri üzerinden anlık olarak Pekin'deki analiz merkezlerine aktarılması.
Geçmişteki Şüpheli Vakalar ve Küresel Güvenlik Riskleri
Çin yönetimi casusluk iddialarını asılsız olarak nitelendirse de geçmişte yaşanan operasyonel olaylar şüpheleri artırıyor. 2019 yılında ABD'nin Güney Kaliforniya açıklarında görev yapan savaş gemileri, kaynağı belirlenemeyen drone sürüleri tarafından taciz edilmişti. Yapılan incelemelerde, dronların o esnada bölgede bulunan Hong Kong bayraklı sivil bir gemiden yönlendirilmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulmuş ancak kesin bir kanıt elde edilememişti. Benzer şekilde, 2009 yılında da Çinli balıkçı tekneleri, ABD Donanması'na ait USNS Impeccable araştırma gemisini açık denizde taciz ederek engellemeye çalışmıştı.
ABD Ulusal Jeo-Uzamsal İstihbarat Ajansı (NGA) tarafından 2021 yılında yayımlanan raporda da benzer uyarılara yer verilmişti. Raporda, Çin'in dünya genelindeki liman yatırımlarının, özellikle de COSCO'nun Belçika'daki Zeebrugge Limanı tesislerinin elektronik harp ve istihbarat amaçlı kullanılabileceği belirtilmişti. Son olarak Pentagon, Ocak 2025'te COSCO'yu Çin ordusuyla bağlantılı şirketler listesine dahil ederek ABD hükümetinin tedarik zincirinden çıkardı. İki süper güç arasındaki bu örtülü deniz savaşı, küresel ticaret yollarının gelecekteki güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!