Haluk Bayraktar'dan NATO'ya Tarihi Çağrı: İHA Teknolojisinde Rekabet Değil İşbirliği Zamanı
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, NATO ülkelerine İHA teknolojilerinde güç birliği çağrısı yaparak, savunma sanayisindeki devasa büyümeyi rakamlarla açıkladı.
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, NATO üyesi ülkelerin insansız hava aracı (İHA) teknolojilerindeki yetkinliklerini stratejik ortaklıklar vasıtasıyla çok daha hızlı ve etkin bir şekilde geliştirebileceğini belirtti.
Bayraktar, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'ndaki "İnovasyondan Seri Üretime: NATO'nun İHA Üstünlüğünü İnşa Etmek" başlıklı panelde önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Sıfırdan Başlamak Yerine Güçlerimizi Sinerjiyle Birleştirmeliyiz"
Türkiye'nin İHA alanında küresel ölçekte en büyük ihracatçı konumunda olduğunu anımsatan Haluk Bayraktar, son çeyrek asırda insansız savaş uçaklarından stratejik platformlara kadar çok geniş bir yelpazede devasa yatırımlara imza attıklarını kaydetti. İtalyan savunma devi Leonardo ile hayata geçirdikleri ortaklığa değinen Bayraktar, Leonardo Baykar Aerospace Systems (LBA Systems) ortak girişimiyle sektöre yeni bir soluk getirdiklerini belirtti.
Bayraktar, her teknolojiyi sıfırdan üretmeye çalışmanın zaman kaybı olduğunu vurgulayarak, "Bizim rüştünü ispatlamış platformlarımız, Leonardo'nun ise son derece güçlü radarları, faydalı yükleri ve elektronik sistemleri var. En iyileri bir araya getirerek ortak bir sinerji oluşturmak, kaynakları verimli kullanmanın en kestirme yoludur" dedi. Baykar'ın bugün itibarıyla aralarında NATO üyelerinin de bulunduğu 40 farklı ülkeyle çalıştığını ifade eden Bayraktar, bu bağları daha da kuvvetlendirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Savunma İhracatında Haftalık 250 Milyon Dolarlık Rekor Seviye
Türk savunma sanayisinin son yirmi yılda yazdığı başarı hikayesini somut verilerle ortaya koyan Bayraktar, sektörün gelişim hızını şu sözlerle özetledi: "Bundan 20 yıl önce Türkiye'de savunma alanında faaliyet gösteren yalnızca 17 şirket bulunuyordu. Bugün ise bu sayı 3 binin üzerine çıkmış durumda. Geçmişte, yani 2002 yılında bir yılda yaptığımız 250 milyon dolarlık savunma ihracatını, günümüzde artık sadece bir haftada gerçekleştiriyoruz. Haftalık ihracat hacmimiz 250 milyon dolar seviyesine ulaşırken, toplam yıllık ihracatımız ise 10 milyar dolar barajını aşmış durumda."
Bayraktar, NATO bünyesindeki farklı ölçekteki ülkelerin aynı kapasiteleri sıfırdan inşa etmeye çalışması yerine, mevcut yetenekleri paylaşmasının çok daha rasyonel bir yaklaşım olacağını ifade etti. Sahadaki yüksek talebi karşılamak için büyük ölçekli şirketlerin talep oluşmasını beklemeden kapasite üretmesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, yeni girişimler ve start-up'lar için ise milyarlarca dolarlık bu pazarın kendi kapasitelerini oluşturabilmeleri adına hayati bir fırsat sunduğunu ekledi.
Farklı İHA Sınıfları İçin Özgün Üretim ve Ortaklık Modelleri
Muharebe sahasının değişen dinamiklerine göre İHA sınıflarının farklı stratejilerle ele alınması gerektiğini söyleyen Haluk Bayraktar, özellikle FPV (First Person View) İHA'ların artık bir nevi mühimmat statüsünde olduğunu belirtti. Her ülkenin kendi FPV üretim kapasitesine sahip olması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, "Nasıl ki her ülkenin kendi mermisini üretecek bir tesise ihtiyacı varsa, FPV'ler için de durum aynıdır. Ancak iş insansız savaş uçağı veya stratejik sınıf İHA'lara geldiğinde, bu devasa kabiliyetleri tek başına inşa etmek yerine güçlü ittifaklar kurmak çok daha büyük fayda sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Ortaklık modelinin sadece mevcut fikri mülkiyetin transferi anlamına gelmediğini, aksine mevcut birikimlerin üzerine yeni teknolojiler inşa etmeyi hedeflediğini aktaran Bayraktar, bu sayede onlarca yıl sürebilecek teknoloji geliştirme süreçlerinin ortak sinerjiyle çok kısa sürede tamamlanabileceğini ve ittifaka hızlı bir üstünlük kazandıracağını sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!