Hürmüz Boğazı'nda Ticaret Yavaşladı: Geçişler Sınırlı Şekilde Devam Ediyor
Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret, ABD-İsrail'in İran'a saldırısının ardından sınırlı şekilde sürüyor. Geçiş ücretleri ve enerji ticareti üzerindeki etkileri tartışılıyor.
Londra
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri eylemlerinin üzerinden bir aydan fazla süre geçmişken, stratejik Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret durumu küresel ekonomiyi etkiliyor. Enerji ve gıda gibi kritik sektörler, boğazdaki tıkanmanın sonuçlarını hissetmeye başladı.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in başlattığı saldırı sonrasında İran, Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerini sınırladı. Bu durum, savaşın başlamasından bu yana geçen sürede önemli bir iyileşme olmadığı anlamına geliyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu'na (UNCTAD) göre, Hürmüz Boğazı'nda Şubat ayının başından 27'sine kadar günlük ortalama 129 gemi geçişi gerçekleşti.
28 Şubat'tan itibaren trafik azalmaya başladı ve mart ayı boyunca bu azalma devam etti. Savaş öncesi döneme göre günlük gemi geçişleri yüzde 95 oranında azalmış durumda.
Boğaz'dan Geçen Gemilerin Çoğu Boş ve Çoğunlukla Petrol Tankeri
28 Şubat ile 31 Mart arasında Hürmüz Boğazı'ndan geçen 292 ticari geminin 147'si boştu. Yüklü gemilerin çoğunluğunu 43 ham petrol, 38 kuru yük, 32 kirli ve temiz petrol ürünleri, 20 LPG gemisi oluşturdu. Diğer gemiler arasında 5 metanol, 2 kimyasal ürün, 2 konteyner, birer LNG, biyoyakıt ve etilen taşıyan gemiler yer aldı.
28 Mart, 2 Mart'tan Sonra En Fazla Geçişin Olduğu Gün Oldu
MarineTraffic'ten alınan verilere göre, 28 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'ndan 78 gemi geçti. Birçok gemi, yükselen gerilim nedeniyle yön değiştirdi.
1 Mart'ta 30, 2 Mart'ta 12, 3 Mart'ta ise sadece 3 gemi geçiş yaptı. 23 Mart'ta bu sayı tekrar 12'ye yükseldi.
28 Mart günü, 15 gemi ile dikkat çekti. Bu gemilerin 5'i İran, 3'ü Panama, 2'si Marshall Adaları ve 2'si Hindistan bayraklıydı. Diğerleri Pakistan, Antigua ve Barbuda ve Liberya bayrakları taşıyordu.
Liberya Bayraklı Gemi Güvenli Geçiş İçin “Santos’tan İran’a Gıda” İbaresi Kullandı
Liberya bayraklı Andermatt isimli kuru yük gemisi, 24 Mart'ta varış destinasyonunu “Santos’tan İran’a gıda” olarak güncelledi. Bu, bölgede güvenli geçiş için gemilerin otomatik tanımlama sistemlerini nasıl değiştirdiğini gösteriyor. 31 Mart'ta bu gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti.
30 Mart'ta 2'si konteyner olmak üzere 6 gemi, 31 Mart'ta ise 5 gemi boğazdan geçiş yaptı. 31 Mart'ta geçen gemilerden yalnızca biri kirli petrol ürünleri ile yüklüydü, diğerleri boştu. Gemilerin 2'si Liberya, biri Saint Kitts ve Nevis, diğerleri ise Barbados ve Marshall Adaları bayraklıydı.
İran, geçişine izin verdiği gemilerin çoğunu Asya ülkelerine yönlendirdi. Bu gemiler, ağırlıklı olarak petrol ve LPG gibi ürünler taşıyor.
Geçen tankerlerin büyük kısmının İran petrolü taşıdığı düşünülüyor.
Bu süreçte Hindistan ve İran arasındaki petrol ticareti yeniden ivme kazandı. Kpler'in analizine göre, ABD'nin tedarik aksaklıkları nedeniyle İran petrolüne verdiği 30 günlük istisna kapsamında, Ping Shun isimli tanker 600 bin varil ham petrol ile Hindistan'ın Vadinar bölgesine hareket etti.
Mayıs 2019'dan bu yana Hindistan'ın aldığı ilk İran petrolü olan bu sevkiyat, Hindistan rafinerileri için kritik bir dönemde gerçekleşti. Tankerin 4 Nisan'da Vadinar'a ulaşması bekleniyor.
Hürmüz Boğazı'ndan Geçiş Ücretleri İçin Tasarı Komisyondan Geçti
Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin geleceği belirsizliğini koruyor. Son dönemde, gemilerin İran karasuları üzerinden bir koridor izlediği belirtiliyor.
İran Meclisi'nde, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde ücret alınmasını öngören yasa tasarısı Ulusal Güvenlik Komisyonu'ndan geçti.
Fars Haber Ajansı'na göre, tasarı, mali düzenlemeler, riyal bazlı geçiş ücretleri, ABD ve İsrail'e geçiş yasağı, tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelere yasaklar, İran'ın egemenlik rolü ve deniz güvenliği gibi konuları içeriyor.
Tasarının yasalaşması için mecliste onaylanması ve sonrasında Anayasayı Koruyucular Konseyi'nden geçip Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekiyor.
Ticaretteki Tıkanıklık Enerjiden Gıdaya Çeşitli Sektörleri Etkiliyor
Küresel petrol talebinin ve LNG ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, enerji sektörünün yanı sıra gübre ve gıda ticareti üzerinde de baskı oluşturuyor.
Brent petrolün varil fiyatı bir ayda yüzde 50 arttı, Avrupa'da gaz fiyatları ve Asya'daki LNG fiyatları da yükseldi.
Gaz fiyatlarındaki artış, üre ve amonyak gibi gübrelerin üretiminde temel girdilerden biri olan doğal gazın maliyetini yükseltiyor, bu da gübre fiyatlarına yansıyor.
Orta Doğu ülkeleri enerjiyle sınırlı kalmıyor. UNCTAD'a göre, bölge, fosfat gübrelerde kullanılan kükürt gibi girdilerin büyük üreticisi ve deniz yoluyla taşınan gübrelerin merkezi konumunda. Hürmüz Boğazı'ndaki sorunlar üretim maliyetlerini ve lojistik akışları tehdit ediyor.
Asya'daki büyük ithalatçı ülkelerin gaza erişiminin azalması ve maliyet artışı, gübre üretimini ve ticaretini etkiliyor.
Körfez ülkeleri, küresel azot ihracatının yüzde 13'ünü ve fosfat gübresi besin maddelerinin yüzde 9'unu karşılıyor.
Gübreye erişim, Körfez ülkelerine bağımlılığı yüksek olan gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturuyor. Bu ülkeler arasında Sudan, Tanzanya, Somali, Pakistan ve Tayland bulunuyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!