Hürmüz Boğazı'nın Kapanması: Asya ve Küresel Ekonomi Üzerine Etkileri
Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Asya ülkelerini ve küresel ekonomiyi derinden etkileyebilir. Petrol fiyatları artabilir, piyasalar belirsizlik yaşayabilir.
Ankara
Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre Hürmüz Boğazı, geçen yıl günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü taşıyan dünyanın en stratejik petrol geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık dörtte biri bu boğazdan geçerken, alternatif rotaların kısıtlı olması, olası bir kesintinin küresel petrol piyasaları üzerinde ciddi etkiler yaratmasına neden olabilir.
Makroekonomi uzmanı ve St. Gallen Üniversitesi Profesörü Guido Cozzi, AA'ya yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, Körfez'den petrol ithal eden ülkelere büyük darbe vuracağını belirtti. Cozzi, "Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi büyük Asya ekonomileri, kısa vadede ciddi arz sıkıntılarıyla karşılaşabilir. Avrupa da bu durumdan etkilenir ancak ABD, Norveç ve Afrika kaynaklarına yönelik çeşitlendirmeleri sayesinde nispeten daha az etkilenir. ABD, artan yerel üretimi nedeniyle doğrudan etkilenmese de, küresel fiyat artışları ABD ekonomisine yansıyacaktır." dedi.
Cozzi, kısa vadede küresel petrol piyasalarının, risk primi ve stok davranışlarındaki değişiklikler nedeniyle keskin fiyat artışları göstereceğini vurgulayarak, geçici bir kesintinin bile Brent petrol fiyatlarını çift haneli oranlarda artırabileceği konusunda uyardı.
Vadeli işlem piyasalarının, ani kıtlık ve jeopolitik belirsizlikleri fiyatlayarak enerji ve taşımacılık sektörlerinde dalgalanmaları artıracağını belirten Cozzi, "1973 petrol ambargosu, 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı ve son olarak 2019'da Suudi petrol tesislerine yönelik saldırılar gibi tarihsel olayları hatırlamak gerekiyor. Ancak günümüz piyasaları, finansal olarak daha entegre ve spekülatif dinamikler, kısa vadeli fiyat hareketlerini fiziksel arz şoklarının ötesinde artırabilir." dedi.
Cozzi, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin ekonomik etkilerinin, süresine bağlı olarak farklılık göstereceğini dile getirerek, "Kısa süreli bir kesinti, enflasyon baskısı oluşturarak enerji ve ulaşım maliyetlerini yükseltir. Ancak uzun süreli bir kapanma, özellikle enerji ithalatçısı gelişen ülkelerde küresel büyümeyi yavaşlatabilir ve gelişmiş ekonomilerde merkez bankalarını para politikalarını gevşetmeyi ertelemeye zorlayabilir." ifadelerini kullandı.
"Rafineriler Arz İçin Yarışacak"
Wood Mackenzie'de Rafineri, Kimyasallar ve Petrol Piyasaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Alan Gelder, 2 Mart'ta boğazın kapanmasının petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artışa neden olduğunu hatırlatarak, rafine ürünlerde önemli bir prim oluştuğunu belirtti.
Gelder, ham petrol yerine rafine ürünlerdeki etkilerin daha güçlü hissedildiğini, bunun ABD-İran gerilimi nedeniyle ham petrol fiyatlarının zaten yükselmiş olmasına karşın, rafine ürün fiyatlarının aynı seviyede artmamış olmasından kaynaklandığını açıkladı.
Gelder, Hürmüz Boğazı'nın, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 15'i için ana arter olduğunu belirterek, "Boğazın uzun süre kapalı kalması, küresel rafineri sektöründe ham petrol bulunabilirliğini ciddi şekilde etkiler. Fiyatlar yüksek seyreder çünkü Orta Doğu dışındaki yedek üretim kapasitesi talebi karşılamaya yetmeyecek ve rafineriler sınırlı arz için rekabet etmek zorunda kalacaklar. Bu senaryoda stratejik petrol stokları kullanılmaya çalışılsa da, nihai arz-talep dengesi yüksek fiyatlarla sağlanacak ve uzun süreli bir kapanma talep yıkımına yol açacaktır. Ancak böyle bir durumu beklemiyoruz, çünkü ABD'li tüketiciler yüksek benzin fiyatlarına karşı oldukça hassastır ve yaklaşan seçimler göz önüne alındığında, bu durum yönetimdeki ABD hükümeti için siyasi olarak olumsuz sonuçlar doğurabilir." dedi.
Piyasalar İçin Belirsizlik Sürüyor
Gelder, petrol fiyatlarının uzun vadede çatışmanın gidişatına göre değişeceğini, fakat kısa vadede yukarı yönlü risklerin ağır bastığını söyledi.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğinin kısıtlı olması nedeniyle, fiyat artışlarının önümüzdeki günlerde ve haftalarda devam etmesinin beklendiğini söyleyen Gelder, "Boğaz iki hafta kapalı kalırsa, petrol fiyatları varil başına 100 dolara ulaşabilir." dedi.
Boğazın yeniden trafiğe açılması durumunda fiyatların mevcut seviyelerin altına gerileyeceğini öngören Gelder, bunun temel sebebini OPEC dışı arz artışının 2026'da küresel petrol talebini aşacak olması olarak açıkladı.
Gelder, piyasalar için belirsizliğin sürdüğünü belirterek, uzun süreli bir kapanmanın petrol fiyatları, küresel ekonomi ve petrol talebi üzerinde baskı oluşturacağını ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!