İngiltere'de Andy Burnham Dönemi ve Siyonist Lobinin Boykot Tehdidi: Londra Geri Adım Atacak mı?
İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham'ın Gazze özrü ve İsrail'e yaptırım çıkışı Siyonist lobiyi ayağa kaldırdı. Peki, Burnham baskılara boyun eğecek mi?
İsrail'in 7 Ekim 2023 tarihinde Gazze Şeridi'nde başlattığı yıkıcı askeri operasyonlara ve soykırım sürecine ilk günden bu yana destek veren İngiltere'de siyasi dengeler hızla değişiyor. Ülkede 4 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerde İşçi Partisi’nin iktidarı devralması, Tel Aviv ile ilişkilerde belirgin bir kırılma yaratmış olsa da köklü bir politika değişikliğine yol açmamıştı. Ancak Başbakan Keir Starmer’in 22 Haziran tarihindeki istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine ve başbakanlık koltuğuna oturan eski Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın İsrail karşıtı sert söylemleri, ülkedeki güçlü Siyonist lobiyi adeta alarma geçirdi. Burnham, 10 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Londra'nın Gazze'deki insani drama karşı yeterince kararlı bir duruş sergileyememesi nedeniyle Gazze halkından özür dilemiş ve başbakanlık görevinde İsrail'e yönelik kapsamlı yaptırımları devreye sokabileceğini ilan etmişti. Bu sözlere sert tepki gösteren "Britanya Yahudileri Temsilciler Kurulu" ile "Yahudi Liderlik Konseyi", ortak bir bildiri yayımlayarak Burnham'ı antisemitizmle suçladı ve duydukları derin endişeyi dile getirdi.
Son dakika: İngiltere'nin yeni lideri belli oldu
Londra'nın Filistin Politikasında 3 Yıllık Dönüşüm Sancısı
Gazze’deki katliamların ilk yılında İngiltere hükümeti, İsrail’e koşulsuz bir askeri ve diplomatik destek sağladı. Dönemin Muhafazakar Parti lideri ve Başbakanı Rishi Sunak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya tam destek verirken, İngiliz istihbarat uçakları da İsrail ordusu için bilgi toplama faaliyetleri yürüttü. Bu süreçte İngiltere sokaklarında yükselen savaş karşıtı protestolar polis müdahalesiyle bastırılmaya çalışıldı; hatta Filistin yanlısı aktif sivil toplum örgütlerinden "Palestine Action" grubunun terör listesine alınması yönündeki adımlar büyük tartışmalara yol açtı. Sunak hükümeti, 19 Ekim 2023 tarihindeki ilk ateşkes çağrısına da karşı çıkmıştı. Ancak 4 Temmuz 2024'te İşçi Partisi'nin ezici bir çoğunlukla iktidara gelmesi, İngiltere'nin İsrail politikasında yeni bir sayfa açtı. Yeni Başbakan Keir Starmer, eylül ayında İsrail'e yönelik 350 silah ihracat lisansından 30'unu askıya alma kararı aldı. Bir önceki hükümetin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu hakkındaki yakalama kararına yönelik yaptığı itiraz da kasım ayında geri çekildi. 2025 yılına gelindiğinde protestolara yönelik kısıtlamalar gevşetilirken, mayıs ayında aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de aralarında bulunduğu bazı İsrailli yetkililere doğrudan yaptırım uygulandı. Londra'nın değişen bu dış politika vizyonu, 21 Eylül 2025 tarihinde Filistin devletinin resmen tanınmasıyla zirve noktasına ulaştı.
Yerel Seçim Depremi ve İşçi Partisi'nde Lider Değişimi
İngiltere siyasetinde taşları yerinden oynatan asıl gelişme ise 7 Mayıs 2026 tarihinde yapılan yerel seçimler oldu. Reform UK partisinin bu seçimlerde elde ettiği ezici zafer, iktidardaki İşçi Partisi'nde büyük bir sarsıntıya yol açtı ve Başbakan Keir Starmer haziran ayında görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Yaşanan bu istifanın ardından İşçi Partisi Genel Başkanlığı'na seçilen ve ülkenin yeni Başbakanı olan Andy Burnham, The Guardian gazetesine verdiği mülakatta ezber bozan ifadeler kullandı. Gazze'de savaş suçları işlendiğine dair ellerinde çok güçlü kanıtlar bulunduğunu belirten Burnham, partisinin geçmişte gösterdiği yetersiz tepki nedeniyle açıkça özür diledi. Kendi liderliği döneminde İngiltere'nin çok daha adil ve kararlı bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayan Burnham, İsrail hükümeti üzerindeki baskıyı artıracaklarını söyledi. Yeni Başbakan, bu baskının sadece bireysel yaptırımlarla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda Filistin topraklarını işgal eden illegal İsrailli yerleşimcilerle yapılan tüm ticari faaliyetlerin yasaklanmasını da kapsayabileceğini ifade etti.
Siyonist Lobinin Kıskacındaki Burnham Geri Adım Atacak mı?
İngiltere'deki en büyük iki Yahudi kuruluşu olan "Britanya Yahudileri Temsilciler Kurulu" ile "Yahudi Liderlik Konseyi" tarafından yapılan ortak açıklama, çiçeği burnunda Başbakan Andy Burnham üzerinde yoğun bir siyasi baskı oluşturmayı hedefliyor. Burnham'ı doğrudan "antisemitik" olmakla itham eden bu yapılar, siyasi eleştirilerin Yahudi düşmanlığına alet edilmesinden endişe duyduklarını açıkladı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Londra merkezli düşünce kuruluşu European Leadership Network araştırmacılarından Dr. Ziya Meral, lobi faaliyetlerinin Burnham üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturacağını belirtti. Meral, Burnham'ın başbakanlık koltuğunda dengelemesi gereken en kritik dinamiklerden birinin de Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler olduğunu kaydetti. Burnham'ın dış politika deneyiminin zayıf olduğunu ve şu aşamada uluslararası arenada henüz kendini kanıtlamadığını ifade eden Meral, yeni liderin başlangıç aşamasında çok keskin adımlar atmaktan kaçınabileceğini öngörüyor. Dr. Ziya Meral ayrıca, İngiltere'nin İsrail ve ABD ile yürüteceği ilişkilerde, Burnham'ın kabineye atayacağı yeni Dışişleri Bakanı'nın profilinin ve vizyonunun belirleyici bir rol oynayacağının altını çizdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!