İslam Ülkeleri Küresel Ticarette Daha Fazla Söz Sahibi Olmalı
İslam ülkelerinin dünya ticaretindeki payını artırma yolunda işbirliği ve yatırımın önemi vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde düzenlenen gala yemeğinde, 20 İslam ülkesinden temsilcilerle bir araya geldi. Toplantıda, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Suudi Arabistan Odalar Federasyonu Başkanı Abdullah Salih Kamil de hazır bulundu. Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin küresel ticaretteki payının artırılması gerektiğini belirtti. Dünya nüfusunun beşte birini barındıran bu ülkelerin, küresel mal ticaretinde yalnızca yüzde 10 ila yüzde 11 paya sahip olmasının potansiyelin yeterince kullanılmadığını gösterdiğini ifade etti.
İslam Ülkeleri Arasında Ticaretin Gelişimi
Yılmaz, İslam ülkelerinin dünya ekonomisindeki etkisinin artırılması gerektiğini vurguladı ve bunun ancak işbirliği ile sağlanabileceğine dikkat çekti. Daha fazla üretim ortaklığı, yatırım ve lojistik işbirliği ile bu hedefin gerçekleştirilebileceğini söyledi. Geçen yıl Türkiye'nin İİT ülkeleriyle ticaret hacmi 118 milyar dolara ulaştı. Ancak, geçmişe bakıldığında bu önemli bir gelişme olsa da, ekonomik potansiyelin tam olarak kullanılmadığını belirtti.
Yatırımların Karşılıklı Artırılması
Yılmaz, 2003 yılından bu yana İİT ülkelerinden Türkiye'ye 27,3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım yapıldığını, Türkiye'nin ise bu ülkelere 15,2 milyar dolar yatırım yaptığını söyledi. Ticari ilişkilerin sağlam bir zemine oturtulması için yatırımların karşılıklı artırılması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, ekonomik işbirliklerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Dönüşen Dünya Ekonomisi
Yılmaz, dünya ekonomisinin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek, düşük maliyetle üretim yerine dayanıklı ekonomik yapıların oluşturulmasının önem kazandığını ifade etti. Bu süreçte, İslam ülkelerinin işbirliklerini artırarak değişen küresel ekonomik ortamdan yararlanmalarının kritik olduğunu dile getirdi. İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, bu dönüşüm sürecinde önemli bir avantaj sağlayabilir.


Sonuç olarak, İslam ülkelerinin dünya ticaretinden aldığı payı artırmak için daha fazla işbirliği ve ortak çalışma yapılması gerektiği ortadadır. Ekonomik potansiyelin tam anlamıyla kullanılabilmesi için gerekli adımların atılması, bu ülkelerin küresel ekonomide daha güçlü bir konum elde etmesine olanak tanıyacaktır.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!