İsrail Basınında Türkiye Alarmı: Ankara Bölgesel Süper Güç Yolunda
Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'nin ardından F-35 ve CAATSA kararları İsrail'de geniş yankı uyandırdı. İsrail basını Türkiye'nin artan askeri gücünü analiz etti.
Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Zirvesi ve burada alınan kritik kararlar küresel jeopolitikte taşları yerinden oynattı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının teslim edileceğini ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklaması, özellikle İsrail cephesinde büyük bir endişe ve hareketliliğe yol açtı. İsrail'in önde gelen medya organlarından Israel Hayom, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin bölgesel etkisini hızla artırarak dengeleri değiştiren stratejik bir aktöre dönüştüğünü yazdı.
İsrail Medyasında F-35 Telaşı ve Türkiye'nin Küresel Konumu
NATO Zirvesi'nin ardından yayımlanan analizlerde, Ankara'da alınan kararların Türkiye'yi sadece bölgesel değil, uluslararası ölçekte de bir süper güç haline getirme vizyonuna hizmet ettiği vurgulandı. İsrail basınındaki değerlendirmelere göre, Türkiye 355 bin aktif ve 378 bin yedek askeriyle NATO bünyesinde Amerika Birleşik Devletleri'nden sonraki en büyük ikinci askeri güç konumunda bulunuyor. Son 10 yılda savunma sanayisinde devasa bir ivme yakalayan Ankara, artık sadece bir askeri alıcı veya tedarikçi olmanın ötesine geçerek, küresel politikaları doğrudan dikte edebilen stratejik bir ortak rolünü üstleniyor.
Sınırları Aşan Askeri Güç ve Stratejik Doktrin
Ariel Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden Türkiye Uzmanı Dr. Assa Ophir, Türkiye'nin genişleyen jeopolitik hedeflerinin arkasındaki temel itici gücün yerli savunma sanayisi olduğunu belirtti. Ophir, Ankara'nın diplomatik hedeflerini caydırıcı bir askeri güçle destekleme stratejisini şu sözlerle özetledi: "Eğer bir ülke Doğu Akdeniz, Karadeniz, Kafkaslar, Orta Doğu, Balkanlar ve giderek artan bir şekilde Afrika ile Orta Asya'daki gelişmeleri yönlendirmek istiyorsa, sınırlarının çok ötesine askeri güç yansıtabilecek bir kapasiteye sahip olmalıdır." Ophir ayrıca, Türkiye'nin NATO üyeliğinin ülkeye çok yönlü bir askeri savunma ağı, ileri düzey istihbarat paylaşımı ve dünyanın en modern ordularıyla tam entegrasyon sağladığını ifade etti.
Komşularının Toplamından Daha Büyük Bir Savunma Bütçesi
İsrail basınında yer alan çarpıcı bir diğer veri ise Türkiye'nin devasa savunma bütçesi oldu. Haberde, Türkiye'nin askeri harcamalarının; Yunanistan, Irak, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan ve Gürcistan gibi tüm komşu ülkelerin yaklaşık 25 milyar dolara ulaşan toplam askeri bütçelerini tek başına geride bıraktığına dikkat çekildi. Bu ekonomik ve askeri üstünlük, Türkiye'yi yakın coğrafyasındaki en baskın güç haline getirirken, İsrail'in bölgedeki güvenlik algısını da yeniden şekillendiriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!