İsrail Tarafından Alıkonulan Aktivist Hüseyin Oral İstanbul'a Döndü
İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, zorlu bir sürecin ardından İstanbul'a döndü.
İstanbul Havalimanı'nda karşılanan Hüseyin Oral, yaşadıklarını "Protesto ettik, oturma eylemi yaptık. Bu kez bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazı arkadaşlar tekme tokatla çıkarıldı. Yanımızda doktor hanımlar vardı, onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden de görüyorsunuz. Robot gibiydiler, ama bizden korktukları belliydi. Kocaman adamlardı fakat yüzlerinde korku vardı" sözleriyle anlattı.
Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından el konularak Yunanistan'ın Girit Adası'na çıkarılan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Hüseyin Oral, İstanbul'a ulaştı. Romanya'nın Bükreş Otopeni Havalimanı'ndan kalkan uçak, saat 23.15'te İstanbul Havalimanı'na indi. Havalimanı VİP Salonu'nda yakınları ve yetkililerle buluşan Hüseyin Oral, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde sağlık kontrolü için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Mavi Marmara Derneği Başkanı Beheşti İsmail Songür, "Hüseyin ağabey, Girit açıklarında İsrail'in terör saldırısı sonucu esir alınan ve Girit Adası'na zorla bırakılan Sumud aktivistlerinden biri. 59 aktivist buraya tahliye edildi, fakat orada kalan Türk vatandaşlarımız da vardı, Hüseyin ağabeyimiz de onlardandı. İsrail terör güçleri tarafından ağır saldırıya uğradı. Yaralandı, hastanede tedavi gördü. Dün Türkiye’ye gelecekti ama uçağı kasıtlı olarak kaçırıldı. Bugün ise valiliğimiz ve milletvekillerimizin girişimleriyle Romanya’dan tahliyesi sağlandı" dedi.
‘Tekme Tokatla Hayvan Gibi Götürdüler’
Türkiye'ye getirilen Sumud aktivisti Hüseyin Oral, "Büyük gemiye geçtik, arkadaşlarla istişare yaptık. Yarım saatlik tanışma faslının ardından internet bağlantımız kesildi. Şuayip kardeşim, 'Arkadaşlar bir anormallik var, hazırlıklı olalım' dedi. Uzaklardan gemiler görünmeye başladı, yaklaştılar. 'Herkes diz çöksün, saldıracaklar' dedi. Sonuçta öyle oldu, silahlarını çekip etrafımızı sardılar. Eğitimlerimizde de böyle durumlardan diz çöküp ellerimizi havaya kaldırmamız söylenmişti. Aynen öyle yaptık, yoksa suçlu duruma düşeriz dediler. Diz çöküp ellerimizi kelepçelerle bağladılar, plastik kelepçeler hala izlerini taşıyor. Ön tarafa gönderildik, sonra botlara bindirilip büyük bir hapishane gemisine götürüldük, hayvan gibi tekme tokatla" dedi.
‘Uzun Boylular Ama Korku Dolu Yüzleri Vardı’
Oral, "2 gece 3 gün yolculuk ettik. 3. gün adaya geldiğimizi söylediklerinde, 'Çıkarılacaksınız' dediler. 'Seyif kardeşimiz ve Tihago kardeşimiz gelmeyecekse biz de çıkmayacağız' dedik. Protesto yapıp oturma eylemi düzenledik. Bu kez zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazı arkadaşlar tekme tokatla çıkarıldı, doktor hanımlar sürüklenerek dışarı çıkarıldı. Gözümden de görüyorsunuz. Onlar bizden korkuyor, çok şaşırdık. Büyük yapılı adamlardı ama yüzlerinde korku vardı. Önce direndim, ama sonra kollarıma girdiler, sürüklediler. Sağdan soldan yumruk yedik. Gözümü patlattılar, kanlar yerlere aktı. Allah sizi inandırsın ki hiç acım yok. Yumruğu yediğimde acı hissetmedim, sonrasında da zerre kadar acı yok. Yunanlılara teslim edildik. Onlar botlarla geldi, karaya çıkardı. Yanımda ufak bir çanta vardı, içinde bin avro ve ehliyetim. 'Yunanlılara teslim ettik' dediler, ama Yunanlılar 'Biz almadık' dedi. Böyle bir iş birliği olduğunu orada anladım" diye belirtti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!