İsrail'den Ankara'yı Hedef Alan Küstah Tehdit: Suriye Sınırındaki Saldırı Sonrası Muhalefetten Netanyahu'ya Sert Türkiye Uyarısı
İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı ve Ankara'yı hedef alan küstah açıklamaları, İsrail muhalefetinin sert tepkisine yol açtı.
Ekim ayında gerçekleştirilecek kritik seçimler öncesinde iç politikada sıkışan ve kendisine yeni bir kriz alanı arayan İsrail hükümeti, Suriye'de Türkiye sınırına oldukça yakın bir konumda bulunan Ebu Zuhur Askeri Havalimanı'nı bombalayarak bölgedeki tansiyonu tehlikeli bir şekilde tırmandırdı. Ankara ile Şam arasında söz konusu üssün geleceğine dair kritik müzakerelerin yürütüldüğü bir dönemde gerçekleşen bu saldırı, büyük bir provokasyon olarak nitelendirildi. Hatta Türk askeri heyetinin, saldırının düzenlendiği günün erken saatlerinde üste incelemelerde bulunduğu bildirildi.

İsrail ordusunun Suriye sınırındaki bu stratejik tesise yönelik gerçekleştirdiği hava saldırısı, sınır hattında güvenlik alarmlarının verilmesine neden oldu. Saldırı sonrasında Ankara, Tel Aviv'in bölgedeki istikrarı baltalayan bu agresif hamlesine çok sert tepki gösterdi.

Suriye'den İsrail'in İddialarına Yalanlama: "Türk Üssü Bulunmuyordu"
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, ABD merkezli Axios medya kuruluşuna yaptığı özel açıklamada, İsrail'in saldırıya gerekçe olarak sunduğu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Şeybani, Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nde herhangi bir Türk askeri üssü kurulması yönünde bir planlama olmadığını, bu durumu daha önce İsrail tarafına da net bir şekilde ilettiklerini belirtti.
Üssün tamamen Suriye Hava Kuvvetleri'nin operasyonel ihtiyaçları doğrultusunda düzenlendiğini kaydeden Şeybani, Türk askeri yetkililerinin tesisi sadece eğitim faaliyetleri ve iki ülke arasındaki askeri iş birliği protokolleri kapsamında ziyaret ettiğini ifade etti. Şeybani, saldırı esnasında üste hiçbir Türk askerinin bulunmadığını ve tesisin henüz aktif olarak faaliyete geçmediğini de sözlerine ekledi.

Saldırının ardından Türkiye'nin bölgedeki askeri angajman kurallarını devreye sokarak İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı sınır hattında adeta bir set çektiği belirtiliyor. Ancak bu savunma hamlesine karşılık Tel Aviv'den skandal açıklamalar gelmeye devam etti.

Netanyahu ve Katz'dan Ankara'ya Yönelik Küstah Tehditler
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, skandal saldırının ardından yaptığı açıklamada doğrudan Türkiye'yi hedef aldı. Netanyahu, "Türkiye'nin güneye doğru askeri bir nüfuz alanı ve tahkimat oluşturmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bu konudaki tavrımızı daha önce de net biçimde ortaya koymuştuk. Kendilerine bir mesaj ilettik ancak bunu anlamadıklarını gördük. Bu operasyonla mesajımızı çok daha net bir şekilde idrak etmelerini sağladık" şeklinde küstah ifadeler kullandı.
Netanyahu'nun ardından sahneye çıkan İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da sosyal medya (X) hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda diplomatik sınırları zorladı. Katz, 20 Ağustos 2026 tarihli paylaşımında, "Erdoğan, Türkiye'yi Suriye'de son derece tehlikeli maceraların içine sürüklüyor. İsrail, kendi güvenliğini tehdit edecek hiçbir oluşuma geçit vermeyecektir. Erdoğan için en doğrusu, Türk parlamentosunda İsrail'e yönelik gerçek dışı ve boş nutuklar atmaya devam etmesi ve İsrail'in kendisini koruma azmini test etmeye kalkışmamasıdır" diyerek haddini aşan suçlamalarda bulundu.

İsrail Muhalefetinden Hükümete Sert Uyarı: "Türkiye Bir İran Değildir"
Ekim seçimlerinde koltuğunu kaybetme korkusu yaşayan Netanyahu'nun, radikal seçmen kitlesini konsolide etmek amacıyla Türkiye ile tehlikeli bir gerilim yaratmaya çalışması, İsrail iç siyasetinde de büyük bir çatlağa yol açtı. İsrail muhalefeti, Ankara ile girilecek bir çatışmanın ülkeye çok ağır bedeller ödeteceği konusunda hükümeti sert bir dille uyarıyor.
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, Suriye'deki Ebu Zuhur saldırısının Türkiye ile ilişkileri kopardığını ve aynı zamanda en büyük müttefikleri olan ABD ile olan uçurumu daha da derinleştirdiğini belirtti. Operasyonu "küstahça ve son derece tehlikeli" olarak nitelendiren Golan, Netanyahu'nun kendi siyasi bekası uğruna ordunun gücünü heba ettiğini ve ülkenin güvenliğini tehlikeye attığını savundu. Golan, Netanyahu'nun istikrarsız ve aşırılıkçı bir aktör onun liderliğinde güvenli bir bölge inşa edilmesinin imkansız olduğunu dile getirdi.
Benzer şekilde sert bir eleştiri de eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'tan geldi. Barak, Netanyahu'nun Türkiye ile gerilimi kasıtlı olarak tırmandırmasını "sorumsuzluk ve aptallık" olarak tanımlayarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu hamleler, halkta korku ve endişe yaratarak seçimlere gitmeyi hedefleyen kirli bir siyasi stratejinin ürünüdür. Türkiye; ne bir İran ne de Esad'ın Suriye'sidir. Türkiye ile yaşanabilecek hiçbir stratejik sorun yoktur ki ABD'nin de dahil olduğu diplomatik kanallarla çözülemesin. Netanyahu tamamen kontrolü kaybetmiş durumdadır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!