İsrail'in 100 Milyon Dolarlık Algı Operasyonu Çöktü: Gazze Katliamlarını Örtbas Etme Çabası İşe Yaramadı
Gazze'deki katliamların ardından bozulan imajını düzeltmek için 100 milyon dolarlık devasa bütçelerle lobi ve dijital reklam kampanyaları yürüten İsrail'in algı operasyonu başarısız oldu.
Filistin topraklarında, özellikle de abluka altındaki Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği sivil katliamlarla uluslararası toplumun büyük tepkisini çeken işgalci İsrail, bozulan küresel imajını yapay reklam kampanyalarıyla düzeltmeye çalıştı. İsrail merkezli saygın yayın organlarından Haaretz'in analiz yazarı Ömer Benjakob’un kaleme aldığı kapsamlı inceleme, Tel Aviv yönetiminin yürüttüğü milyarlarca liralık algı operasyonlarının, yaşanan tarihi itibar kaybını engellemeye yetmediğini ortaya koydu. Analiz, İsrail hükümetinin küresel kamuoyunu manipüle etmek amacıyla gözden çıkardığı milyonlarca doların nasıl başarısızlıkla sonuçlandığını tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor.
Küresel Teknoloji Devlerine ve Sosyal Medyaya Milyonlarca Dolar Akıtıldı
İsrail hükümetinin uluslararası alandaki imaj krizini yönetmek adına devreye soktuğu en büyük bütçeli hamle, Hükümet Reklam Ajansı eliyle yürütülen dijital propaganda kampanyası oldu. Yaklaşık 52 milyon dolar değerindeki bu devasa operasyon, Haziran 2025'te İran ile yaşanan 12 günlük çatışma sürecinde başlatılarak Aralık ayına kadar kesintisiz şekilde sürdürüldü. Bu bütçenin aslan payı ise küresel teknoloji ve sosyal medya devlerine aktarıldı. Süreç boyunca Google reklam platformlarına yaklaşık 30 milyon dolar ödenirken, popüler video platformu YouTube'a 20 milyon dolar, eski adı Twitter olan X mecrasına 3,5 milyon dolar ve Outbrain ile Teads gibi yaygın dijital reklam ağlarına ise toplamda 4,5 milyon dolar dağıtıldı.
Trump'ın Dijital Danışmanı ve ABD Lobi Şirketleriyle Dev Anlaşmalar
İsrail'in küresel algı operasyonlarında kullandığı ikinci büyük kanal ise Amerika Birleşik Devletleri merkezli lobi ve halkla ilişkiler devleri oldu. ABD'deki Yabancı Ajan Kayıt Yasası (FARA) belgelerine yansıyan resmi verilere göre Tel Aviv, çok uluslu reklam ajansı Havas ve onun alt yüklenici ağını agresif bir şekilde devreye soktu. Bu lobi ağının merkezinde ise oldukça dikkat çekici bir isim yer aldı. ABD eski Başkanı Donald Trump'ın geçmişteki dijital seçim kampanyalarını yöneten Amerikalı dijital danışmana ait şirketle milyonlarca dolarlık sözleşmeler imzalandı. Dijital reklamcılık adı altında yapılan ödemeler bu yıl üç katına çıkarak aylık 4,5 milyon dolara ulaştı. Nisan ile Ekim 2026 dönemini kapsayan sözleşmenin toplam değeri 31,5 milyon doları bulurken, Eylül 2025'ten itibaren taahhüt edilen toplam miktar 40,5 milyon dolara ulaştı. Şirketin mali raporları, İsrail'in sadece Ekim 2025'ten itibaren altı taksitte 15 milyon doları bu hesaba aktardığını kanıtladı.
Evanjelik Gruplar ve Sosyal Medya Etkileyicileri İçin Özel Bütçe
Amerikan kamuoyunu ve küresel karar alıcıları etkilemek için yürütülen lobi faaliyetleri sadece bu dev sözleşmeyle sınırlı kalmadı. New York merkezli ajans Piro ile dijital hikaye anlatımı projeleri kapsamında 1 milyon dolarlık özel bir anlaşma yapıldı. İsrail'e koşulsuz destek veren Evanjelik kitleleri hedef alan propaganda çalışmaları için ise 4 milyon dolara kadar çıkabilecek esnek bir bütçe ayrıldı ve bu kapsamda şimdiden 3,3 milyon dolarlık ödeme tamamlandı. Washington'daki hukuk ve halkla ilişkiler firmalarına aktarılan yüksek meblağların yanı sıra, Amerikalı sosyal medya etkileyicilerini İsrail'e getirerek kamu diplomasisi gezileri düzenleyen bir vakfa da 150 bin dolar fon sağlandı. ABD genelindeki bu etki ağını canlı tutmak için belgelenen toplam taahhüt miktarının 50 milyon dolara yaklaştığı görüldü.
Koordinasyonsuz Harcamalar ve Diaspora Bakanlığı'nın Hibe Dağıtımı
Yürütülen propagandanın üçüncü ayağı ise Diaspora İşleri Bakanlığı üzerinden şekillendirildi. Bağımsız medya organlarının araştırmalarına göre bakanlık, 2024 yılından 2025'in başlarına kadar olan süreçte yaklaşık 100 farklı kuruluşa ve sosyal medya içerik üreticisine 8 milyon dolar civarında hibe dağıttı. Ayrıca video üretimi ve bu içeriklerin dijital mecralarda yayılması için de 6,5 milyon dolarlık ek bir kaynak tahsis edildi. Ancak tüm bu devasa harcamaların tek bir merkezden yönetilmediği, kurumlar arasında ciddi bir koordinasyonsuzluk olduğu ve benzer faaliyetler için farklı kanallardan mükerrer ödemeler yapıldığı belirlendi. Söz konusu bütçelerin Ulusal Kamu Diplomasisi Müdürlüğü, çeşitli bakanlıklar, devlet ajansları ve hatta doğrudan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bütçesinden karşılandığı ortaya çıktı.
ABD Yönetiminden İtiraf: İsrail Kamuoyu Önündeki Savaşı Kaybetti
Milyonlarca dolarlık bu yoğun propaganda bombardımanına rağmen, İsrail'in Amerikan halkı nezdindeki itibarı tarihin en düşük seviyelerine geriledi. Gazze'deki sivil katliamlarının ve insani dramın yarattığı küresel infial, parayla satın alınmaya çalışılan imajı adeta yerle bir etti. Bu başarısızlık, ABD yönetiminin en üst düzey isimleri tarafından da açıkça itiraf edildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, katıldığı Joe Rogan Experience podcast programında verdiği bir röportajda, İsrail'in Amerikan kamuoyu nezdinde "savaşı kaybettiğini" net bir dille ifade etti. Röportajda Vance, "İsrail'in ve diğer hükümetlerin yaptığı gibi, etkileme çabalarına karşı değilim" dese de, "Amerikan liderliğinin bu etkinin kendi yargılarını etkilemesine izin vermesinden" büyük rahatsızlık duyduğunu belirterek, "Finanse edilen gerçek bir yabancı etki kampanyası gördüğümde… cevabım 'cehenneme gidin' oluyor" şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!