Karaköy Palas'ın Tarihi ve Dönüşümü "Temas" Sergisiyle Gün Yüzüne Çıkıyor
Küratörlüğünü Murat Kösemen'in üstlendiği "Temas" sergisi, tarihi Karaköy Palas'ın gözünden İstanbul'un kent hafızasına ve mimari dönüşümüne ışık tutuyor.
İstanbul’un en köklü ve hareketli semtlerinden Karaköy’ün simge yapılarından biri olan Karaköy Palas, kapılarını anlamlı bir sergiyle sanatseverlere açıyor. Küratörlüğünü Murat Kösemen'in üstlendiği "Temas" sergisi, bu tarihi yapıyı sadece fiziksel bir sergileme alanı olarak değil, semtin geçirdiği büyük kentsel dönüşümün en canlı tanığı ve İstanbul’un kolektif kent hafızasının vazgeçilmez bir parçası olarak ele alıyor.
Giulio Mongeri’nin İzinde İki Katlı Bir Keşif Yolculuğu
İki kata yayılan sergi, ziyaretçilerine kronolojik ve tematik olarak zenginleştirilmiş bir rota sunuyor. Serginin ilk katında, Karaköy Palas’ın kendine has mimari dokusu, inşa süreci ve köklü geçmişi mercek altına alınıyor. İkinci kat ise odağını biraz daha genişleterek Karaköy semtinin tarihsel dönüşümüne, ünlü İtalyan asıllı mimar Giulio Mongeri’nin yaşamına, onun yetiştirdiği öğrencilere ve dönem arkadaşlarının Türkiye’nin dört bir yanında imza attığı ikonik mimari çalışmalara çeviriyor.
Karaköy'ün Geçiş Yolundan Kültür Sanat Merkezine Dönüşümü
Sergi hakkında açıklamalarda bulunan küratör Murat Kösemen, "Temas"ın, Karaköy Palas'ta düzenlenen ilk sergi olan "Mümkün"ün bir devamı niteliğinde olduğunu belirtti. İlk sergide tarihi binanın kültür sanat odaklı kullanım potansiyelini gösterdiklerini ifade eden Kösemen, bu süreçte semtin tarihsel katmanlarını daha derinlemesine incelediklerini söyledi. Karaköy'ün, tarih boyunca farklı kültürlerin, ticaret yollarının ve sosyal dinamiklerin etkileşimiyle şekillendiğine dikkat çeken Kösemen, 1920 yılında Giulio Mongeri tarafından inşa edilen ve bir dönem mimarın kendi ofisine de ev sahipliği yapan Karaköy Palas'ın bu etkileşimin en somut simgelerinden biri olduğunu vurguladı. Kösemen, "Aslında bütün hikaye, o dönem yaşayan mimarların birbirleriyle etkileşimlerinden, temaslarından, buradaki binaların Karaköy'e katkılarından oluşuyor. O dönemde burası bir durak haliyken arada bir koridora dönüşmüş" dedi.
Eklektik Mimari ve Birinci Ulusal Mimarlık Akımı
Karaköy Palas'ın eklektik mimari yapısına ve mimarı Giulio Mongeri'nin sıra dışı kimliğine değinen Kösemen, Mongeri’nin İtalyan kökenli olmasına rağmen Türkiye’de doğup büyüdüğünü ve kendisini Türk olarak hissettiğini belirtti. Mongeri'nin Selçuklu, Bizans ve Osmanlı mimarisini çok iyi analiz ederek tasarımlarına yansıttığını dile getiren ünlü küratör, sergide bu zengin mirasa ek olarak Mongeri’nin öğrencilerinin Birinci Ulusal Mimarlık Akımı çerçevesinde inşa ettikleri eserleri de görsel bir biyografi eşliğinde sunduklarını aktardı. Kültür Medeniyet Vakfının da tanıtılmasına vesile olan sergi, ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle karşılanıyor.
Geçmişi nostaljik bir öge olmanın ötesine taşıyarak günümüzle buluşturan "Temas" sergisi, haftanın her günü saat 10.00-19.00 arasında, 1 Ekim tarihine kadar Karaköy Palas'ta ziyaret edilebilecek.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!