Kudüs'te Direnişin Sembolü: Filistinli Kadın Evi İçin 1 Milyon Dolarlık Teklifi Elinin Tersiyle İtti!
Kudüs’teki evini satması için kendisine 1 milyon dolar teklif edilen Ayşe Masluhi, siyonist işgale karşı sergilediği onurlu duruşu ve mücadelesini anlattı.
Kudüs’ün tarihi ve manevi dokusunu korumak için canı pahasına mücadele eden Filistinliler, işgalci zihniyetin ekonomik baskılarına ve astronomik tekliflerine karşı sarsılmaz bir iradeyle direnmeye devam ediyor. Aslen Fas kökenli bir aileden gelen Ayşe Masluhi, Mescid-i Aksa’nın hemen yanı başında bulunan mütevazı evini satması için kendisine sunulan büyük miktardaki paraları reddederek bu direnişin en somut sembollerinden biri haline geldi. Masluhi, siyonist işgalin sadece askeri ve siyasi yollarla değil, aynı zamanda mülk satın alma stratejileriyle de yürütüldüğünü belirterek yaşadıklarını Anadolu Ajansı (AA) muhabirine anlattı.
Siyonistlerin Demografik Savaş Yöntemi: Ev Satın Alma Baskıları
Kudüs'teki Müslüman varlığını sistematik bir şekilde azaltmayı hedefleyen işgal güçleri, özellikle Mescid-i Aksa çevresindeki mülkleri ele geçirmek için her yolu deniyor. Yıllardır süren bu baskılara karşı tek başına direnen Ayşe Masluhi, çevresindeki hiçbir Filistinlinin bu kirli oyunlara alet olmadığını ifade etti. Masluhi, "Elhamdülillah, kimse evini satmıyor. En azından benim bildiğim ve içinde bulunduğum çevrede evini satan tek bir kişi bile yok. Buna rağmen çok büyük paralar teklif etmeye devam ediyorlar" diyerek bölge halkının sarsılmaz iradesine dikkat çekti.
"Vatanını Satan Dinini de Şerefini de Satar"
Masluhi'nin yaşadığı ev, sadece bir oda ve bir mutfaktan oluşan oldukça mütevazı bir yapı. Ancak bu küçük hanenin stratejik konumu, işgalcilerin iştahını kabartıyor. Evini satın almak isteyenlerin sürekli fiyat artırdığını belirten Masluhi, kendisine tam 1 milyon dolar nakit para teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifi yapan kişiye amacını sorduğunda aldığı cevabı ise şu sözlerle aktardı:
"Benim küçücük bir evim var. Bir odası ve mutfağından oluşan mütevazı bir ev. Bu ev için bana tam 1 milyon dolar teklif ettiler. 1 milyon dolar teklifi yapan, Filistin topraklarını gasbeden kişiye nedenini sordum. Bana açıkça, 'Biz sadece bir yerden başlamak istiyoruz. Bir kez başlarsak gerisi gelir' dedi. Bunu hiç çekinmeden söyledi ama inşallah bugün başlayabilecekleri kimseyi bulamayacaklar. Vatanını satan, dinini de şerefini de ahlakını da satar. İnşallah Allah'a iman eden hiçbir Arap Müslüman dinini ve vatanını satmaz."
Burak Duvarı'nın Gölgesinde Stratejik Direniş
Masluhi'nin evine gösterilen yoğun ilginen arkasında yatan temel neden, mülkün coğrafi konumu. Ev, Yahudilerin "Ağlama Duvarı" olarak adlandırdığı, Müslümanlar için ise kutsal Burak Duvarı Meydanı'nın hemen yakınında yer alıyor. İşgalcilerin bu bölgeyi tamamen Yahudileştirmek istediğini belirten Masluhi, "Orayı kutsal bir dini mekan olarak görüyorlar. Bu nedenle çevresinde Arapların ve Müslümanların yaşamasını istemiyorlar. Bölgedeki Müslüman nüfusu azaltabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar" şeklinde konuştu.
Masluhi, mülk alımlarının arkasında küresel bir finansal ağın bulunduğunu da ifşa etti. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünya genelindeki Yahudi Ajansı'nın bu süreçte son derece aktif rol oynandığını belirten Filistinli kadın, şu ifadeleri kullandı:
"Bildiğim kadarıyla dünyanın dört bir yanındaki Yahudi Ajansı, özellikle Amerika ve Avrupa'da çok aktif çalışıyor. Çok büyük mali imkanlara sahipler. Filistin topraklarını gasbeden siyonistlere şunu söylüyorlar: 'Fiyatı düşünmeyin. Evi alın, parasını biz ödeyeceğiz.' Bugün siyonist hükümet de Kudüs'te kalan kişilere her türlü desteği sağlıyor. Öncelikle onlara konut veriliyor çünkü insan için en önemli ihtiyaç barınmadır. Ayrıca, geçimlerini sağlayacak aylık maaş da bağlanıyor. Yani rahat bir hayat sürmelerini sağlayacak bütün imkanlar sunuluyor."
Mescid-i Aksa'yı Canlı Tutma Çağrısı ve Türkiye'nin Rolü
Kudüs'teki Müslüman varlığının korunmasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Masluhi, Mescid-i Aksa'nın sadece namaz vakitlerinde değil, her an ibadet edenlerle dolu olması gerektiğini vurguladı. İşgalcilerin her gün düzenledikleri baskınlarla kutsal mabedi Yahudileştirmeye çalıştığını belirten Masluhi, dünya Müslümanlarını duyarlı olmaya çağırdı. Konuşmasında Türk halkına da özel bir parantez açan Masluhi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkler destek konusunda gerçekten büyük sorumluluk üstleniyor. Kimse onları buna zorlamıyor. Bunu tamamen Mescid-i Aksa, Kudüs sevgisinden yapıyorlar. Onlarda buraya karşı güçlü bir aidiyet duygusu var. Hem maddi hem manevi destek veriyorlar."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!