Küresel Ticaretin Boğazı Düğümlendi: Hürmüz ve Babülmendep’te Büyük Kriz
Ortadoğu'da tansiyon yükselirken Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının kapanma noktasına gelmesi küresel enerji koridorunu ve dünya ekonomisini tehdit ediyor.
Ortadoğu, İran merkezli askeri ve diplomatik gerilimlerin küresel ticareti derinden sarsabileceği son derece kritik bir dönemece girdi. İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı’nda fiili denetimi ele geçirmesi, halihazırda İran ile yaşanan savaş nedeniyle kapalı durumda olan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklıkla birleşince tüm dünyada büyük bir endişe dalgasına yol açtı. Enerji koridorunun bu iki hayati damarının aynı anda kesintiye uğramasının küresel piyasalarda çok sert ekonomik dalgalanmalar yaratacağı öngörülüyor.
Savaşın Başından Bu Yana İlk Temas: Umman’da Kritik Zirve
Bu ağır kriz ortamında, gözler Umman’da gerçekleştirilecek kritik bölgesel zirveye çevrildi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 14 Eylül’de Umman’da İran ile birlikte Basra Körfezi’ne kıyısı bulunan 8 ülkenin dışişleri bakanları düzeyinde katılım sağlayacağı bölgesel bir toplantı düzenleneceğini duyurdu. Zirvede, bölgesel güvenlik konularının yanı sıra, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemiler için güvenli rotaların belirlenmesine yönelik İran-Umman görüşmelerinin sonuçları masaya yatırılacak. Bu buluşma, altı üyeli Körfez İşbirliği Konseyi dışişleri bakanları ile üst düzey bir İranlı yetkilinin, savaşın başlangıcından bu yana ilk kez doğrudan bir araya gelmesi açısından tarihi bir önem taşıyor. Müzakerelerden sızan bilgilere göre İran ve Umman, Körfez ülkelerinin desteğini de arkasına alarak ABD’nin İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukayı kırmayı hedefliyor.
Toplantının önemine dikkat çeken İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Bu hafta pazartesi günü, Arap ülkelerinin dışişleri bakanları, Umman ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ortak bir güzergah oluşturma anlaşmasını imzalamak ve bu anlaşmayı Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne duyurmak üzere bir araya geliyorlar. Kendi topraklarından bize saldırı düzenlenen ülkeler de bu toplantıda hazır bulunuyor" şeklinde konuştu. Pezeşkiyan, ABD’nin abluka ve saldırılarını durdurması halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılacağını da sözlerine ekledi.
Enerji Koridorunda Çifte Tıkanıklık ve Husilerin Yeni Rolü
Zirvede ayrıca Babülmendep Boğazı ve Husilerin bölgedeki askeri hamlelerinin de geniş şekilde ele alınması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde İran destekli Husilerin Yemen’in batı kıyılarının büyük bölümünü ve Kızıldeniz’in giriş kapısı konumundaki Meyyun Adası’nı kontrol altına alması, bölgedeki krize yeni bir boyut kazandırdı. Husilerin Babülmendep Boğazı’nda fiili denetimi sağlaması, Tahran yönetimi için diplomatik masada çok güçlü bir koz olarak değerlendiriliyor.

Mevcut jeopolitik riskler nedeniyle hem Hürmüz hem de Babülmendep Boğazı’ndan geçişler durma noktasına gelmişken, küresel enerji hatlarına bir darbe de karadan vuruldu. Suudi Arabistan petrolünü Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek daha güvenli olan Kızıldeniz rotasına ulaştıran Doğu-Batı petrol boru hattı saldırıya uğradı. Küresel petrol arzının yüzde 4 ila yüzde 5’ini taşıyan bu stratejik hattın uğradığı hasar nedeniyle Suudi Arabistan tarafından kapatılması, küresel dengeleri tamamen değiştirdi. Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısının can damarı olan bu boru hattı sistemindeki hasarın ne kadar sürede onarılacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.
Yemen’de Şiddetli Çatışmalar ve Değişen Bölgesel Dengeler
Yemen sahasında ise İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri arasındaki çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Marib’in batısında Husilerin başlattığı geniş çaplı saldırının hükümet güçlerince engellendiği bildirilirken, El-Mudarebe ve Ras el-Ara bölgelerindeki askeri mevzilere yönelik saldırılar da püskürtüldü. Çatışmaların sivil halk üzerindeki faturası ise ağırlaşıyor; Hudeyde ilinden güneydeki Aden kentine göç etmeye çalışan 6 kişilik bir aileye Husiler tarafından ateş açılması sonucu 3 sivil hayatını kaybetti. Taiz ve Hudeyde’deki şiddetli çatışmalar nedeniyle binlerce ailenin yerinden edildiği belirtiliyor.

Bölgesel müttefikleri olan Lübnan Hizbullahı, Gazze’deki Hamas, Irak’taki Haşdi Şabi ve Suriye’deki Esad rejiminin ciddi gerilemeler yaşamasıyla sıkışan İran için Yemen’deki Husiler bir anda hayati bir öneme kavuştu. Tahran’ın bölgedeki en aktif ve etkili vekil gücü haline gelen Husiler, son saldırılarla birlikte rüştünü ispatlamış durumda.
Küresel gelişmeleri değerlendiren ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile yaşanan savaşın ABD'deki ara seçimlerin hemen ardından sona ereceğini ve petrol fiyatlarının hızla düşeceğini savundu. Trump, İran’ın seçim sürecini etkilemek amacıyla savaşı kasıtlı olarak uzattığını iddia ederken, Suudi Arabistan’daki petrol hattı saldırısının arkasında da muhtemelen İran’ın olduğunu öne sürdü. Yaşanan bu gelişmeler üzerine Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da yazılı bir açıklama yaparak Suudi Arabistan’a Irak toprakları üzerinden gerçekleştirilen İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne olan destek yinelenirken, Irak Hükümeti’nin saldırıya ilişkin başlattığı soruşturmadan memnuniyet duyulduğu belirtildi ve bölgedeki tüm taraflara itidal çağrısı yapıldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!