Merkez Bankası Faiz Kararı İçin Geri Sayım: Piyasaların Gözü Saat 14.00'te
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Temmuz ayı faiz kararı öncesi nefesler tutuldu. Piyasa beklentileri ve dev bankaların analizleri haberimizde.
Yurt içi piyasaların pürdikkat odaklandığı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı için geri sayım başladı. Bugün saat 14.00'te açıklanacak olan karar, piyasaların orta vadeli yönünü tayin etmede kritik bir rol oynayacak. Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini yukarı taşıması ve henüz yeni başlayan dezenflasyon sürecini gölgelemesi, Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu koruyacağına işaret ediyor.
Piyasalarda Ortak Beklenti: Faizlerin Sabit Tutulması Yönünde
Finans dünyasının ve ekonomistlerin genel beklentisi, TCMB'nin politika faizi olan bir haftalık repo faizini üst üste dördüncü toplantıda da yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde birleşiyor. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, şubat ayı sonunda patlak veren İran geriliminin ardından geleneksel fonlama kanallarını geçici olarak değiştirmişti. Haftalık repo ihalelerini durdurarak bankaları daha yüksek maliyetli gecelik yüzde 40 faiz oranından fonlamaya başlayan banka, böylece fiili bir faiz artışına imza atmıştı. Bu sıkı duruşun temmuz toplantısında da korunması öngörülüyor.
Yabancı Devlerden Türkiye Analizleri: Morgan Stanley ve S&P Ne Diyor?
Küresel finans kuruluşları da TCMB’nin temmuz ayı kararında pas geçeceği beklentisini destekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley ekonomistleri, Türkiye'deki dezenflasyon sürecinin TCMB'nin tahminlerinden daha yavaş ilerleyeceğini öngörüyor. Kurum, ilk faiz indiriminin ancak yılın son çeyreğinde (4. çeyrek) gerçekleşebileceğini ve politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekileceğini tahmin ediyor. Öte yandan, risklerin daha geç bir faiz indirimine doğru kaydığı da vurgulanıyor.
Bir diğer uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global Market Intelligence ise temmuz ayındaki dezenflasyon eğiliminin yeni bir faiz indirim döngüsünü başlatmak için henüz yetersiz olduğunu belirtiyor. Küresel enerji fiyatlarındaki yüksek oynaklık ve enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi nedeniyle S&P de faizlerin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağını öngörüyor.
Goldman Sachs'tan Dikkat Çeken Dolar ve Enflasyon Öngörüsü
Dev yatırım bankası Goldman Sachs ise Türkiye ekonomisine dair farklı bir perspektif sundu. Bankanın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından yayımlanan raporda, Türkiye'nin önceliği enflasyonu hızla düşürmekten ziyade dış dengeyi istikrara kavuşturmaya verebileceği ifade edildi. Bu strateji doğrultusunda Türk Lirası'nın (TL) daha hızlı değer kaybetmesine izin verilebileceği öngörülüyor.
Raporda, TL'nin dolar karşısında yıllık bazda yüzde 20'lerin ortalarında bir değer kaybı yaşayabileceği tahmin edilirken, bu durumun enflasyonun düşüş hızını yavaşlatacağı belirtildi. Goldman Sachs ekonomistleri, finansal istikrarın ve dolarizasyondaki düşüş eğiliminin sürmesinin mevcut faiz seviyelerine bağlı olduğunu, bu nedenle faiz oranlarının piyasada şu an fiyatlanandan daha yüksek seviyelerde kalması gerekebileceğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!