Mescid-i Aksa'da Gerilim: İsrail Polisi Korumasında Harem-i Şerif'e Baskın
İsrail polisi eşliğindeki 135 fanatik Yahudi, Mescid-i Aksa'ya girerek Talmudik ayinler gerçekleştirdi. Kudüs'te tansiyon yükselirken Filistinlilerden nöbet çağrısı geldi.
Kudüs'ün tarihi ve dini dokusunu hedef alan tek taraflı adımlar, Mescid-i Aksa'da bir kez daha gerilimi tırmandırdı. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 135 İsrailli fanatik, Harem-i Şerif'in güneybatı kesiminde konumlanan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'nı kullanarak kutsal mabede girdi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen bu giriş, bölgedeki tansiyonu yeniden tepe noktasına ulaştırdı.
Provokatif Turlar ve Talmudik Ritüeller Gerçekleştirildi
İsrail polisinin koruma kalkanı altında Mescid-i Aksa'nın avlusuna adım atan grup, kutsal mekanın doğu bölgesinde provokatif turlar düzenledi. Görgü tanıkları ve vakıf yetkilileri, grubun bu alanda Talmudik ayinler ve dini ritüeller gerçekleştirdiğini bildirdi. Baskın süresince İsrail güvenlik güçlerinin fanatik gruba adeta etten duvar örerek eşlik etmesi dikkat çekerken, ibadet etmek amacıyla Mescid-i Aksa'ya gelen Filistinli Müslümanlara ise sert kısıtlamalar uygulandı. Kimlik kontrolleri ve keyfi engellemelerle mabede girişleri zorlaştırılan Filistinliler duruma tepki gösterdi. Gelişmeler üzerine Filistinli sivil toplum kuruluşları ve direniş grupları, Doğu Kudüs'te yaşayan tüm Filistinlilere çağrıda bulunarak, Mescid-i Aksa'da daha yoğun şekilde ibadet etmeleri ve kutsal mekanı korumak adına nöbet tutmaları yönünde çağrı yaptı.
Uluslararası Anlaşmalar ve Statüko İhlal Ediliyor
Kudüs'teki kutsal mekanların hukuki statüsü uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış durumda. Ürdün, 1994 yılında İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması çerçevesinde, Kudüs'teki dini mekanların hamisi ve sorumlusu olarak kabul ediliyor. Bu tarihi uzlaşı, 2013 yılında Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan ikili bir protokolle de pekiştirildi. Söz konusu anlaşmaya göre, Kudüs ve buradaki İslami kutsal alanların savunulması ile vesayet hakkı resmi olarak Ürdün'e devredilmiş bulunuyor. Bu doğrultuda Mescid-i Aksa'nın idari yönetimi, doğrudan Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı bünyesindeki Kudüs İslami Vakıflar İdaresi tarafından yürütülüyor.
2003'ten Beri Süregelen Tek Taraflı Dayatma
Tarihsel süreçte, Yahudi ziyaretçiler Mescid-i Aksa'yı ancak Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin onayı ve izniyle ziyaret edebiliyordu. Ancak bu durum, İsrail'in 2003 yılından itibaren yürürlüğe koyduğu tek taraflı kararla tamamen değişti. Vakıflar İdaresinin egemenlik haklarını açıkça çiğneyen Tel Aviv yönetimi, bu tarihten itibaren Yahudi grupları polis koruması eşliğinde Harem-i Şerif'e sokmaya başladı. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini doğrudan tehdit eden bu tek taraflı adımları hiçbir şekilde tanımadığını vurgulayarak, bu tür organize girişleri "baskın" olarak nitelendiriyor. Her ne kadar İsrail hükümeti uluslararası arenada Mescid-i Aksa'nın tarihi statükosunun korunduğunu ve "yalnızca Müslümanların ibadet edebileceğini, diğer din mensuplarının ise sadece ziyaretçi olarak girebileceğini" iddia etse de, fanatik Yahudilerin polis gözetiminde açıkça dini ritüeller gerçekleştirdiği ve dua ettiği görüntüler sık sık kamuoyuna yansıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!