Orta Doğu'da Sıcak Gelişme: 7 Ülkeden İran ve Destekli Gruplara Karşı Ortak Bildiri
Suudi Arabistan, Katar ve 5 bölge ülkesi, İran ve desteklediği grupların saldırılarına karşı ortak bildiri yayımlayarak meşru müdafaa vurgusu yaptı.
ABD ile İran arasındaki gerilim tırmanmaya devam ederken Orta Doğu'da tansiyonu yükselten yeni bir diplomatik hamle geldi. Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün, yayımladıkları ortak bildiriyle İran ve onun desteklediği milis güçlerin bölgedeki saldırgan eylemlerini sert bir dille kınadı. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) resmi internet sitesi üzerinden duyurulan bu tarihi deklarasyon, bölgedeki güvenlik dinamiklerinin yeniden şekillendiğini gözler önüne seriyor.
Körfez Ülkeleri ve Ürdün'den Ortak Cephe: Saldırılar Durmuyor
Yayımlanan ortak metinde; Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, BAE ve Ürdün, İran'ın ve bölgedeki taşeron gruplarının kendi toprak bütünlüklerine yönelik saldırılarını tamamen kabul edilemez olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana kesintisiz olarak sürdüğü aktarıldı. Üstelik bu durumun, ABD ile İran arasında 17 Haziran 2026 tarihinde imzalanan mutabakat zaptına rağmen devam etmesi, bölge ülkelerinin tepkisinin dozunu daha da artırdı.
Sivil Altyapı ve Enerji Tesisleri Hedef Alınıyor

Saldırıların doğrudan hayati öneme sahip sivil altyapıları hedef aldığı belirtilen bildiride, özellikle Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki stratejik noktalara dikkat çekildi. Bu ülkelerdeki enerji santralleri, deniz suyu arıtma tesisleri, limanlar, havalimanları ve diğer sivil yaşam alanlarının sistematik olarak hedef alındığı vurgulandı. Ortak deklarasyonda, İran'ın bu eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nı, uluslararası hukuku ve uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal eden birer saldırı niteliği taşıdığı ve küresel barış ile güvenliği doğrudan baltaladığı ifade edildi.
Meşru Müdafaa Hakkı ve Suudi Arabistan ile Dayanışma Mesajı
Katılımcı ülkeler, BM Şartı'nın 51. Maddesi kapsamında sahip oldukları bireysel ya da ortak meşru müdafaa haklarını saklı tuttuklarını ilan etti. Egemenliklerini, topraklarını, vatandaşlarını, deniz ticaret gemilerini ve kritik altyapılarını korumak adına gerekli olan tüm yasal tedbirlerin kararlılıkla alınacağı belirtildi. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) de acil çağrıda bulunularak, İran'ın saldırılarının derhal durdurulmasını talep eden bir karar tasarısının kabul edilmesi istendi.
Ayrıca, Hürmüz Boğazı ve Babu'l Mendeb Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği ile deniz ulaşım serbestisinin korunacağına dair taahhütler yinelendi. Son olarak, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik "deniz ulaşımını yasaklama" tehditlerine karşı Riyad yönetimiyle tam dayanışma içinde olunduğu ve Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı her türlü önlemin arkasında durulacağı açıkça beyan edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!