Seçil Erzan'ın Yeniden Yargılandığı "Gizli Fon" Davasında Yeni Gelişme: Tutukluluk Hali Devam Ediyor
Yüksek karlı gizli fon dolandırıcılığı davasında Seçil Erzan'ın yeniden yargılanmasına başlandı. Mahkeme, Erzan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran "yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında yeni bir hukuki süreç başladı. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, davanın bir numaralı tutuklu sanığı Seçil Erzan, bazı müştekiler ve taraf avukatları katılım sağladı.
Mahkeme Değişikliği ve Yetki Devri Detayları
Duruşmanın başlangıcında mahkeme başkanı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Dairesi'nin 30 Haziran tarihli kararı doğrultusunda İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 3 Temmuz itibarıyla faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bu karar kapsamında, söz konusu mahkemeye ait derdest, kesinleşmemiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ancak yasal süresi henüz dolmayan, durma kararı verilen, infaz bekleyen ve Yargıtay veya bölge adliye mahkemesinde incelemede olan tüm dosyaların İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine devredildiği tutanağa geçirildi.
Seçil Erzan'dan "Baskı Altındaydım" Savunması
Duruşmada savunmasını yapan Seçil Erzan, üzerine atılı suçlamaları reddederek dikkat çekici iddialarda bulundu. Kimsenin iradesini fesada uğratmadığını öne süren Erzan, tüm sürecin kendi iradesi dışında ve ağır baskı altında geliştiğini savundu. Müştekilere ödeme yapabilmek adına sahip olduğu her şeyi sattığını belirten sanık, vaat edilen yüksek faiz oranlarıyla kimsenin kandırılamayacağını ifade etti. Süreç boyunca tehdit edildiğini ve darbedildiğini iddia eden Erzan, soruşturma aşamasında savcılığa verdiği ifadelerin bağlamından koparıldığını ileri sürerek tahliyesini ve beraatini talep etti. Müşteki avukatları ise mahkemenin önceki kararında direnmesini istedi.
Mahkemenin Ara Kararı ve Tutukluluğun Devamı
Cumhuriyet savcısı, sanık Erzan'ın tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa verdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti; suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, yasada öngörülen cezanın alt ve üst sınırları ile dosya kapsamını dikkate alarak kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı nedeniyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına hükmetti ve Seçil Erzan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Heyet ayrıca; katılanlar Arda Turan, Fernando Muslera, Musa Mert Çetin, İsmail İbrahim Çağlar, Ömer Kahraman, Uğur Gözaçan, Nurettin Gözaçan, Fatih Altıntaş, Bülent Çeviker, İnci Çeviker, Mert Zeydanlı, Deniz Güzel, Volkan Bahçekapılı, Evrim Pınar Güzel ve Melis Özsüt Şener yönünden uzlaştırma raporlarının dönüşünün beklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Ekim'e erteledi.
Davanın Geçmişi ve İlk Derece Mahkemesinin Hükmü
Davayı daha önce 1 Aralık 2025'te karara bağlayan mülga İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ve "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı. Mahkeme, "özel belgede sahtecilik" suçu yönünden 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetimli serbestlik uygulanmasına hükmetmişti.
Aynı davada Erzan'ın; Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgi Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eylemlerinden dolayı beraatine karar verilmişti.
Diğer sanıklardan Ali Yörük 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 150 bin lira para cezasına, Atilla Yörük 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ve 75 bin lira para cezasına, Nur Erkasap 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 79 bin 160 lira para cezasına, Hüseyin Eligül 5 yıl 2 ay hapis ve 7 bin 600 lira para cezasına, Nazlı Can ise 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 31 bin 500 lira para cezasına çarptırılmıştı. Sanık Süleyman Arslan'a "tefecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verilirken; Mojtaba Haghani, Asiye Öztürk, Mehmet Aydoğdu, Hakan Ateş, Rüya Sağır, Kerem Can ve Candaş Gürol beraat etmişti.
İstinaf Mahkemesinin Bozma Kararı
Yerel mahkemenin gerekçeli kararının ardından dosya istinaf mahkemesine taşınmıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosya bilgilerine yer vermemesinin denetim güçlüğü oluşturduğunu belirterek kararı usul yönünden bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için yerel mahkemeye iade etmişti.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!