Suriye'de Türkçe Müfredat Krizi: Esad Dönemi Kararına Tepkiler Büyüyor
Suriye yönetiminin Türkçeyi seçmeli ders statüsünden çıkarıp yerine Fransızcayı getirmesi, yüz binlerce öğrenciyi ve geri dönüş yapan aileleri mağdur etti.
Suriye'de yeni yönetimin eğitim alanında aldığı tartışmalı karar, ülkede geniş çaplı bir huzursuzluğa yol açtı. Suriye genelinde Türkçenin seçmeli dil statüsünden çıkarılarak yerine Fransızcanın getirilmesi, başta Türkmen nüfus olmak üzere bölgede eğitim gören yüz binlerce öğrenciyi ve ailelerini derinden etkiledi. Suriye Millî Eğitim Bakanlığı, bu ani değişikliğin gerekçesini yeni müfredatın önümüzdeki eğitim-öğretim dönemine yetiştirilememesi ve bu sebeple geçici olarak eski Esad dönemi müfredatının uygulanması zorunluluğu olarak açıkladı. Bu gelişme üzerine, Suriye Türkmen Meclisi, Türkmen milletvekilleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu yaşanan mağduriyetin giderilmesi amacıyla yoğun bir diplomasi trafiği başlattı. Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği de sorunun çözümü için ilgili Suriyeli makamlarla temaslarını sıklaştırdı.
"Yılların Eğitim Kazanımları Heba Edilmemeli"
Alınan karar, özellikle Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekât bölgelerinde 2017 yılından bu yana başarıyla uygulanan eğitim modelinin tamamen ortadan kalkması riskini beraberinde getiriyor. Konuya dair kapsamlı bir eğitim raporu hazırlayarak Suriye Millî Eğitim Bakanlığı yetkililerine ileten Suriye Türkmen Meclisi Halep Sorumlusu Hüseyin İsa, kararın yıkıcı etkilerine dikkat çekti. İsa, bu uygulamanın yalnızca Türkmen çocuklarını değil, Suriye genelindeki yüz binlerce öğrenciyi doğrudan mağdur edeceğini belirtti. Türkiye'den vatanlarına gönüllü geri dönüş yapan on binlerce ailenin durumunu hatırlatan Hüseyin İsa, "Bu çocukların çok büyük bir kısmı ilk, orta ve yükseköğrenimlerini Türkiye'de tamamladı. Şimdi hangi düzeyde olursa olsun Suriye'ye dönen bu öğrencilerin Türkçe birikimlerini sıfırlamak zorunda kalacağız. Savaşın en zorlu dönemlerinde Türkiye ve Suriye arasında eşi benzeri görülmemiş kardeşlik köprüleri kuruldu. Tarihte hiç olmadığı kadar dil, tarih ve kültür yakınlaşması yaşadık. Adeta etle tırnak haline gelen bu iki toplum arasındaki özel ilişki ağı, Suriye devrimiyle daha da derinleşti. Elde edilen bu büyük eğitim kazanımlarını hiçbir şekilde heba etmemeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Kürtçeye Serbestlik Tanınırken Türkçenin Yasaklanması Şaşkınlık Yarattı
Türkçenin yeni eğitim programında seçmeli ders olmaktan çıkarılması, Suriye kamuoyunda ve siyasi çevrelerde büyük bir şaşkınlık ve çelişki olarak yorumlanıyor. Suriyeli milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, 2026 yılında yürürlüğe giren 13 sayılı Kararname ile Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki resmi ve özel okullarda Kürtçenin seçmeli dil olarak kabul edilmesini emsal gösterdi. Benzer bir hakkın Türkçe için de tanınması gerektiğini savunan yetkililer, "Yıkılan rejimin eski yasalarının bahane edilmesi toplumsal vicdanı yaralamakta ve yüz binlerce evladımızın geleceğini tehlikeye atmaktadır. Eğitimde birliğin sağlanması yönündeki adımlar elbette değerlidir ancak Kürtçe ve Türkçe gibi dillerin seçmeli ders olarak okutulması, milli kimliğe bir tehdit değil, aksine Yeni Suriye'nin kültürel zenginliğinin ve etnik çeşitliliğinin bir göstergesidir." açıklamasını yaptı.

Kriz Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Düzeyinde Ele Alınıyor
Son 15 yıllık çatışma sürecinde Türkiye'ye sığınan ve çocukları Türk eğitim sisteminde yetişen aileler, Suriye Anayasası'nın devletin resmi dilini Arapça olarak belirleyen 4. maddesine sadık kalınarak, Türkçenin de seçmeli bir yabancı dil olarak müfredatta yer almasını talep ediyor. Türkiye'nin hazırladığı resmi raporlara göre, geçmiş yıllarda bölgede görevlendirilen 5 bin 555 Türkçe öğretmeni vasıtasıyla tam 390 bin Suriyeli öğrenciye nitelikli dil eğitimi verildi. Resmi verilere bakıldığında, devrim sonrasındaki 2024 ile 2026 yılları arasında Türkiye'den ülkelerine geri dönen Suriyeli mülteci sayısının 600 bini aştığı ve bu geri dönüş eğiliminin artarak devam ettiği görülüyor. Türkiye, Suriye'nin en karanlık dönemlerinde Halep başta olmak üzere pek çok bölgede çocukların eğitim hakkından mahrum kalmaması için büyük çaba sarf etmişti. Türk Millî Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri ve Yunus Emre Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen bu sürecin çok önemli bir kurumsal hafıza oluşturduğu vurgulanırken, müfredat krizinin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara düzeyinde görüşüldüğü ve sorunun yakın zamanda uzlaşıyla çözülmesinin beklendiği ifade edildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!