PISA 2025 Türkiye Raporu: Yapay Zeka Sorgulamasında OECD Ortalamasını Aştık
PISA 2025 sonuçlarına göre Türkiye, üç temel alanda da puanını yükselten ender ülkelerden biri olurken, yapay zekayı sorgulama becerisinde öne çıktı.
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları, küresel eğitim ekosisteminde kartların yeniden karıldığı bir döneme işaret ediyor. Dünya genelinde akademik performanslarda ciddi gerilemeler yaşanırken, Türkiye okuma, matematik ve fen bilimleri alanlarında gösterdiği performansla dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan ve Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş, elde edilen verileri ve Türkiye'nin eğitimdeki yeni yol haritasını değerlendirdi.
Küresel Gerilemeye Karşı Türkiye’nin Yükseliş Trendi
PISA 2025 verilerini analiz eden Dr. İpek Coşkun Armağan, Türkiye'de temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci oranındaki düşüşün son derece kritik bir başarı olduğunu belirtti. 2022 yılından 2025 yılına uzanan süreçte fen, okuma ve matematik alanlarının tamamında bu düşüşün sürdüğünü vurgulayan Armağan, OECD genelinde ise tam tersi bir gerilemenin yaşandığına dikkat çekti. Küresel ölçekte öğrenme kayıplarının derinleştiği bu dönemde Türkiye'nin pozitif yönde ayrışmasının önemini vurgulayan Armağan, özellikle fen bilimleri alanındaki iyileşmenin belirgin olduğunu ifade etti.
Türkiye'deki öğrencilerin büyük bir kısmının birden fazla alan yerine yalnızca tek bir alanda, çoğunlukla da matematik alanında zorlandığını belirten Armağan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu tablo, Türkiye'nin OECD ortalamasından önemli ölçüde ayrıştığını gösteriyor. OECD ülkelerinde temel yeterlik sorunu çoklu alanları kapsarken, ülkemizde bu durum özellikle matematik alanında yoğunlaşıyor. Matematikte temel yeterliğe ulaşamayan öğrenci oranımızın OECD ortalamasının üzerinde olması, bu alana özel ve kararlı eğitim politikalarının geliştirilmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor."
Yapay Zeka Kullanımı ve Bilgiyi Sorgulama Becerisinde OECD Üstü Performans
PISA 2025 kapsamında ilk kez mercek altına alınan yapay zeka kullanım pratikleri, Türk öğrencilerin teknolojiyi tüketmenin ötesine geçerek sorgulayıcı bir yaklaşım benimsediğini gösterdi. Türkiye'de öğrencilerin yüzde 52,4'ünün yapay zeka araçlarını haftada en az bir kez öğrenme amacıyla kullandığını aktaran Prof. Dr. Rahmet Savaş, bu oranın yüzde 45,5 olan OECD ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu belirtti.
Daha da önemlisi, yapay zeka tarafından üretilen bilginin doğruluğunu sorgulamayı öğrendiğini belirten Türk öğrencilerin oranı yüzde 68,1 ile yüzde 62,6 olan OECD ortalamasını geride bıraktı. Bu verilerin eğitim teknolojileri açısından yeni bir dönemi işaret ettiğini söyleyen Dr. İpek Coşkun Armağan, "Eğitimde yapay zeka tartışmasını yalnızca kullanım sıklığıyla sınırlayamayız. Asıl belirleyici olan, öğrencinin bu araçları hangi amaçla kullandığı ve üretilen bilgiyi süzgeçten geçirme becerisidir" dedi.
Küresel ölçekteki diğer başarılı eğitim sistemleriyle yapılan karşılaştırmalar ise oldukça şaşırtıcı sonuçlar ortaya koydu. Prof. Dr. Rahmet Savaş'ın paylaştığı verilere göre, PISA'nın en başarılı sistemlerinden biri olan B-S-J-Z (Çin), yapay zeka kullanımında yüzde 40,7 ve üretilen bilgiyi değerlendirme becerisinde yüzde 44,6 ile OECD ortalamasının altında kaldı. Japonya yüzde 27,4 ile en düşük yapay zeka kullanım oranlarından birine sahipken, Singapur yüzde 65,6 kullanım ve yüzde 81 sorgulama oranıyla bu alanda küresel liderliğini korudu.
Dijital Odaklanma, Cinsiyet Dengesi ve Kronik Devamsızlık Sorunu
Araştırmanın bir diğer dikkat çekici çıktısı ise dijital cihazların yarattığı dikkat dağınıklığı üzerine oldu. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 62,5'i dijital cihazlardan kaynaklanan bir dikkat dağınıklığı yaşamadığını beyan ederek, yüzde 39,2 olan OECD ortalamasının çok üzerine çıktı. Bu durum, Türk öğrencilerin dijital ortamlarda odaklanma becerisi konusunda Japonya ve Kore gibi başarılı ülkelerle benzer bir direnç gösterdiğini kanıtladı.
Cinsiyet bazlı başarı dağılımını inceleyen Prof. Dr. Rahmet Savaş, küresel ve yerel dinamikler arasındaki farklara değindi. OECD genelinde kız öğrenciler okumada erkeklerden 30 puan öndeyken, erkekler matematikte 13 puanlık bir üstünlük sağlıyor. Türkiye'de ise bu makas fen bilimlerinde 4 puanla erkeklerin lehine, okumada 22 puanla kızların lehine ve matematikte ise 18 puanla yine erkek öğrencilerin lehine şekillenmiş durumda.
Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen, Türkiye eğitim sisteminin çözmesi gereken en kronik sorunlardan biri "devamsızlık" olarak öne çıkıyor. Kore, Singapur ve Japonya gibi zirvedeki ülkelerde okula devam oranları son derece yüksekken, Türkiye'de bu oran yüzde 37,2 ile OECD ortalamasının yaklaşık 29 puan gerisinde kalıyor. PISA 2025 sonuçlarının genel olarak Türkiye için umut verici bir tablo sunduğunu belirten uzmanlar, puan artışlarının kalıcı hale gelmesi için okul devamsızlığı sorununa acilen odaklanılması ve uzun vadeli, saha verilerine dayalı politikaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği konusunda birleşiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!