TCMB'nin Enflasyon Raporu ve Ekonomik Gelişmeler
TCMB'nin enflasyon raporu sonrası iç piyasada yaşanan dalgalanmalar ve ekonomik beklentiler üzerine analiz
Son zamanlarda yaşanan global gümrük vergileri savaşları ve iç piyasada görülen dalgalanmalar, özellikle 7 Şubat'ta gerçekleşen 1'inci Enflasyon Raporu sonrasında daha da belirgin hale geldi. Bu durum, TCMB'nin hedeflediği beklenti yönetimini yeniden kazanma çabalarını artırdı. TCMB, hizmet enflasyonu, kur baskısı ve gıda fiyatları kontrol altına alındığı takdirde dezenflasyon patikasının korunabileceğini belirtiyor. Ancak enflasyon beklentilerinin hala yüksek seyrettiği ve özellikle kira ve eğitim gibi kalıcı kalemlerde yapışkanlık olduğu da unutulmamalıdır.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, iletişimde daha disiplinli ve hesap verebilir bir çizgi izlediklerini vurgulayarak, piyasalara sürprizsiz bir politika patikası sunduklarını ifade etti. Faiz artırımı sonrasında sağlanan net rezerv artışı ve hızlı çözülme ise dezenflasyon sürecine olan güveni artırdı. Gıda fiyatları konusunda revize edilen varsayımlar, enflasyon tahminlerini olumsuz etkiledi. Zirai don etkisiyle gıda enflasyonu varsayımı yükseldi ve iç talepteki güçlü seyir çıktı açığını artırdı. Ancak sağlık katkı paylarındaki düşüş, yönetilen fiyatların etkisini azalttı.
Enflasyonun temel bileşenlerine bakıldığında, çekirdek enflasyon eğiliminin aşağı yönlü olduğu ancak kira ve eğitim gibi kalemlerin hala baskın olduğu görülmektedir. Bu nedenle TCMB'nin yüzde 24 hedefi oldukça iddialı görünmektedir.
2025 yıl sonu enflasyon tahminleri yüzde 31 seviyesinde devam ederken, Haziran ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında bir faiz indirimi adımı olabileceği belirtilmektedir. Bu durum, koridorun üst bandının düşük de olsa normalleşme adına indirilme ihtimalini gündeme getirmektedir. .
Kaynak: DHA
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!