Türkiye Kamu-Sen Lideri Kahveci: 4688 Sayılı Yasa Tekrar Düzenlenmeli
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 4688 sayılı Kanunun yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin çevresindeki tehlike dolu duruma dikkat çeken Yıldırım, "Umarız bu ateş ülkemize sıçramaz. Bu konuda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'ye ve Cumhur İttifakı'nın liderlerine güveniyoruz." dedi.
Yıldırım, Türkiye'nin bugüne kadar izlediği dış politika sayesinde maceralardan uzak durduğunu belirterek "Türkiye daima arabulucu rolü üstlendi, güçlü bir ülke oldu ve sahada etkin bir şekilde yer aldı. Dileğimiz, bu savaşın bir an önce son bulması ve ateşkesin sağlanmasıdır. Müslüman kanının akmasını istemiyoruz. Kan bizim kanımızdır ve savaşın bir an önce durması için dua ediyoruz. Bu savaşa dahil olmamak için devletin verdiği kesin bir karar bulunmaktadır." şeklinde konuştu.
Bu bölgedeki ülkelerin kendi güvenliklerini sağlamalarının önemine vurgu yapan Yıldırım, iç politikada partilerin birbirleriyle rekabet edebileceğini ancak dış politikada tek yürek olmaları gerektiğini söyledi.
Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi'nin yönetim kadrosunda bu yönde bir düşüncenin olmamasının kendisini üzdüğünü ve tedirgin ettiğini ifade ederek şu şekilde devam etti:
"Özgür Özel'in, İstanbul'da düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Gençlik Örgütü Dünya Kongresi'nde Türkiye'yi eleştirmesi ve bu eleştirileri yurt dışına taşıması üzücü. Türkiye aleyhine kampanya yapıyor. Kime hizmet ediyorsun? Ateş çemberi içinde olan bir ülkenin ana muhalefet lideri olarak Türkiye'yi dünya kamuoyuna şikayet ediyor.
Yıldırım, Cumhur İttifakı'nın attığı adımların doğruluğunun, yaşanan olaylarla kanıtlandığını belirterek "Bu ülkenin selameti, Türk dünyasının geleceği ve ümmet-i Muhammed'in geleceği için Cumhurbaşkanımızın görevine devam etmesi önemli. Bizim görevimiz, bu ittifakın ve liderimizin arkasında durmaktır." açıklamasını yaptı.
"Masum Sivilleri Hedef Alan Bu Zulmü Kınıyoruz"
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye'nin yakın coğrafyasında son dönemde yaşanan olaylara işaret ederek, birlik ve kardeşlik içinde hareket etmenin önemine dikkat çekti.
Kahveci, dünyada gelişen olayları kaygıyla izlediklerini belirterek, "İsrail'in insan haklarını hiçe sayan, saldırgan politikaları artık sürdürülemez hale gelmiştir. Bu zulme sessiz kalan ya da destek veren her güç, işlenen insanlık suçunun ortağıdır. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, tüm bölgenin huzuruna ve insanlığın vicdanına yönelik bir tehdittir. Masum sivilleri hedef alan her türlü saldırıyı kınıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kahveci, memurların kamu hizmetleri açısından önemine değinerek, kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarının üç temel unsur üzerinden şekillendiğini belirtti: kamu personel sistemi, sosyal güvenlik sistemi ve toplu sözleşme.
Bu üç unsurun güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Kahveci, kamu hizmetlerinin iş güvencesi olan, adil ücretli ve sosyal hakları günün koşullarına uygun hale getirilmiş kamu görevlileri tarafından yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
"4688 Sayılı Kanunun Yeniden Düzenlenmesi Hedefimize Ulaşmamızı Sağlayacaktır"
Kahveci, Türkiye Kamu-Sen olarak akademisyenler, uzmanlar ve bürokratlarla gerçekleştirdikleri çalışmalarla yeni bir personel sisteminin temel dinamiklerini belirlediklerini söyledi ve şöyle ekledi:
"Bu ilkeler çerçevesinde güvence odaklı, liyakat esaslı bir istihdam yapısı; adil, sade ve insan onuruna yakışır bir ücret sistemi; sosyal devlet ilkesiyle uyumlu, güçlü bir sosyal yardım mekanizması; geleceği güvence altına alan, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi; farklı statü ve unvanlara özgü düzenlemelerle dezavantajlı kesimleri koruyan bir yapı oluşturduk. Bu sistem önerimizi tam anlamıyla hedefe ulaştıracak olan ise 4688 sayılı Kanunun yeniden dizayn edilmesidir.
Biz, ILO sözleşmeleri ve uluslararası normlarla uyumlu, gerçek anlamda pazarlık ve toplu sözleşme imkanı sunan, hizmet kolu ve genel toplu sözleşmenin ayrı yapıldığı, imza ve itiraz hakkının yeniden düzenlendiği, geniş temsile dayalı, grev ve siyasete katılma hakkını içeren, derli toplu ve sonuç alıcı mekanizmaları hayata geçiren bir sendika kanunu öneriyoruz. Bu ilkelerin hayata geçirilmesi, köklü ve cesur adımlar atılmasını gerektirir. Bugün ortaya koyduğumuz bu vizyon, sadece kamu çalışanlarının değil, Türkiye'nin geleceğinin de teminatıdır."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!