Türkiye'de Kalp Hastalıklarının Yaygınlığı ve Önleme Yöntemleri
Türkiye'de kalp ve damar hastalıkları oranı yüzde 7. Dr. Enes Çelik, bu hastalıkların büyük oranda önlenebilir olduğunu belirtti.
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Enes Çelik, Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının önlenebilirliği üzerine dikkat çekti. Dr. Çelik, 2023 yılında yapılan araştırmalara göre, ülkemizde 15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı görülme oranının yüzde 7 olduğunu belirtti.
Kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde en yaygın ölüm sebeplerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Enes Çelik, erken teşhis, sağlıklı yaşam tarzı ve risk faktörlerinin kontrolünün hayati önem taşıdığını vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, her yıl yaklaşık 20 milyon kişi bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ise ülkemizdeki ölümlerin yaklaşık yüzde 28’i bu hastalıklardan kaynaklanıyor. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, obezite, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve stres gibi faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını belirten Dr. Çelik, aile hekimlikleri tarafından uygulanan Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) ile riskli bireylerin tespit edilip düzenli takibe alındığını ifade etti.
15 Yaş Üstü Nüfusta Kalp Hastalığı Oranı Yüzde 7
Dr. Enes Çelik, açıklamalarında ayrıca, kalp ve damar hastalıklarının, hem ülkemizde hem de dünya genelinde en sık görülen engellilik ve ölüm nedenlerinden biri olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi bu hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Nüfusun yaşlanması, şehirleşmenin artışı, sağlıksız yaşam tarzları ve stres bu hastalıkların yayılmasında etkili faktörler arasında. 2023 yılında gerçekleştirilen bir çalışmaya göre, Türkiye’de 15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının yüzde 7 olduğu ve bu oranın yaşla birlikte arttığı tespit edilmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2024 verilerine göre, ülkedeki ölümlerin yaklaşık yüzde 28’i (her dört ölümden biri) kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, toplum sağlığını geliştirmek adına kalp sağlığının korunması ve risk faktörlerinin azaltılması öncelikli alanlar arasındadır. Her yıl 12-18 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Kalp Sağlığı Haftası, toplumda farkındalık yaratmak ve kalp hastalıklarının önlenebilir olduğunu vurgulamak için önemli bir fırsat sunmaktadır.
Kalp Hastalıkları Önlenebilir
Dr. Enes Çelik, kalp ve damar hastalıklarının büyük bir bölümünün sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebileceğini veya kontrol altında tutulabileceğini ifade etti. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, aşırı kilo, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi değiştirilebilir risk faktörleri, kalp hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bu risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasıyla kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının yüzde 80’inin önüne geçilebilir. Bakanlık tarafından her ilde kurulan ve sayıları 345’i bulan Sağlıklı Hayat Merkezleri, sigara bırakma poliklinikleri, diyetisyenler, fizyoterapistler, psikologlar ve sosyal çalışmacılarla sundukları danışmanlık hizmetleriyle bu risk faktörleriyle mücadeleye önemli katkılar sağlamaktadır. Kalp ve damar hastalıklarının erken teşhisi, uygun tedavi ve düzenli takiplerle hastalığın ilerlemesini ve komplikasyon gelişmesini önlemek, engellilikleri ve erken ölümleri azaltmak açısından büyük önem taşımaktadır. Aile hekimliği birimleri, kalp ve damar hastalıklarının erken tespiti ve yönetiminde kritik rol üstlenmektedir. 2025 yılında aile hekimleri tarafından yapılan kardiyovasküler risk taramaları sonucunda, 735 binden fazla vatandaşımızda kalp damar hastalığı riski belirlenmiş ve bu kişiler düzenli takibe alınmıştır. Bu durum, HYP uygulamasının kronik hastalıkları yönetmede ne denli etkili olduğunu gözler önüne sermektedir.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!