Türkiye'nin Deprem Gerçeği: Milyonlarca Konut Hâlâ Güvencesiz
Türkiye'de Zorunlu Deprem Sigortası bulunan konut sayısı 11,7 milyona ulaşsa da sigortalılık oranı %58'de kaldı; milyonlarca ev hâlâ güvencesiz.
Türkiye, aktif deprem kuşakları üzerinde yer alan bir ülke olmasına rağmen, finansal güvence sağlayan Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) konusunda henüz istenen seviyeye ulaşamadı. Son açıklanan verilere göre, ülkemizde DASK kapsamındaki konut sayısı 11,7 milyona ulaşmış durumda. Ancak bu artışa rağmen genel sigortalılık oranı yüzde 58 seviyesinde kalarak, Türkiye genelindeki konutların neredeyse yarısının olası bir afet karşısında tamamen korumasız olduğunu ortaya koyuyor.
Olası Marmara Depremi ve DASK'ın Finansal Gücü
Beklenen büyük Marmara depremi senaryoları Türkiye'nin gündemini meşgul etmeye devam ederken, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) yetkililerinden güvence veren açıklamalar geldi. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, kurumun olası bir Marmara depremi karşısındaki ödeme kapasitesinin son derece yeterli olduğunu vurguladı. Demirkan, DASK'ın güçlü reasürans yapısı ve biriken fonları sayesinde, büyük ölçekli bir afet durumunda dahi sigortalı vatandaşların maddi zararlarını hızla tazmin edebilecek finansal hazırlığa sahip olduğunu belirtti.
Güvenli Yapılaşma ve Finansal Güvence Bir Arada Olmalı
Konunun sadece sigorta yaptırmakla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, deprem riskine karşı bütünsel bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Yaşar, depremle mücadelenin iki temel sütunu olduğunu belirterek, güvenli ve standartlara uygun yapılaşma ile finansal güvence mekanizmalarının eş zamanlı olarak geliştirilmesinin önemine değindi. Sadece binaların sağlam olmasının yetmediğini, aynı zamanda olası kayıpların ekonomik olarak telafi edilebilmesi için sigorta bilincinin tüm topluma yayılması gerektiğini savundu.
Sigortalılık Oranını Artırmak İçin Yeni Stratejiler
Türkiye genelinde sigortasız kalan yüzde 42'lik kesimin sisteme dahil edilmesi, deprem sonrası yaşanacak ekonomik travmaların en aza indirilmesi açısından hayati önem taşıyor. Sektör temsilcileri, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde zorunlu deprem sigortasının teşvik edilmesi ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini belirtiyor. Hem bireysel hem de ulusal düzeyde ekonomik dayanıklılığı artırmak adına, DASK kapsamının genişletilmesi ve vatandaşların bu finansal kalkanı bir lüks değil, birincil bir gereklilik olarak görmesi hedefleniyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!