Yükselen Türkiye Zirveleri Başladı: Zekeriya Karaman'dan Kritik Mesajlar
Kanal 7 Medya Grubu'nun "Yükselen Türkiye Zirveleri" etkinlikleri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla başladı.
Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen "Yükselen Türkiye Zirveleri" etkinliklerinin ilki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Haliç Kampüsü'nde gerçekleştirildi.
Etkinlik, "Küresel Ekonomik Dönüşüm Çağında Riskler ve Türkiye’nin Seçenekleri" başlığı altında toplandı ve açılış konuşmasını Kanal 7 Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman yaptı.
KANAL 7 MEDYA GRUBU YÖNETİM KURULU BAŞKANI KARAMAN’IN ÖNEMLİ MESAJLARI
Zekeriya Karaman'ın konuşmasından önemli noktalar:
"Sayın Bakanım, Değerli Akademisyenler, Ekonomi Dünyamızın Değerli Temsilcileri, Kıymetli Konuklar ve Sevgili Öğrenciler;
Tarih bazen sessizce akar, bazen de tüm dengeleri altüst eden büyük değişimlerle yankılanır. Bugün, küresel ekonominin yeniden şekillendiği, ülkelerin gelecek stratejilerini gözden geçirmek zorunda kaldığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Ekonomik kırılmalar sadece piyasaları değil, ülkelerin gelecek vizyonlarını ve stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin bu süreçteki duruşunu, sahip olduğu imkanları ve geleceği nasıl yöneteceğini tartışmak büyük bir sorumluluktur. Bu etkinlik vesilesiyle burada olmaktan mutluluk duyuyorum ve Kanal 7 Medya Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli Misafirler, dünya ekonomisi alışılmış kalıpların ötesine geçti, jeopolitik riskler ekonomik verilerle iç içe geçti. Belirsizliklerin kural haline geldiği bu dönemde; küresel riskleri doğru okumak, değişimin yönünü sağlıklı analiz etmek ve bu risklerin sunduğu fırsatları milli bir stratejiyle yönetmek her zamankinden daha önemli hale geldi.
"TÜRKİYE YENİ DÖNEMİN ÖNEMLİ AKTÖRLERİ ARASINDA"
Bugün, ticaret yolları değişiyor, üretim merkezleri yeniden şekilleniyor ve enerji güvenliği finansal istikrarla daha da iç içe geçmiş durumda. Sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine, bölgesel çatışmalardan piyasa güvenine kadar pek çok konu, ülkelerin ekonomik dayanıklılığını doğrudan etkiliyor.
Böyle bir ortamda Türkiye, sadece izleyici bir ülke değildir. Türkiye; stratejik coğrafi konumu, üretim kapasitesi, genç işgücü, girişimcilik potansiyeli ve bölgesel etki gücü ile bu yeni dönemin önemli oyuncularından biridir.
Bu süreç elbette ciddi riskler getirmektedir. Ancak doğru değerlendirildiğinde; yeni yatırım fırsatları, yeni ticaret koridorları, yeni ortaklık alanları ve daha güçlü bir ekonomik konumlanma için önemli fırsatlar da sunmaktadır. Önemli olan, bu karmaşık küresel denklem içinde Türkiye’nin seçeneklerini doğru belirlemek ve sağlam bir strateji geliştirmektir.
Bugün, İsrail yönetiminin uluslararası hukuku ihlal eden tutumu ve ona destek veren ABD yönetiminin politikaları nedeniyle küresel krizin zirve yaptığı bir belirsizlik dönemindeyiz. Küreselleşmenin yerini kutuplaşmaya bıraktığı, diplomasinin ikinci plana itildiği bu dönemde Türkiye’nin en büyük avantajı; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği, krizleri doğru yorumlayan siyasi deneyimi ve bölgesel ve küresel gelişmelere yön veren lider diplomasisidir.
Değerli Konuklar, bir medya grubu olarak bizim en büyük sorumluluğumuz, bu önemli dönüşüm süreçlerinin toplumun her kesimi tarafından doğru anlaşılmasına katkı sağlamak ve Türkiye’nin ekonomik potansiyelini sağlıklı, objektif ve çok boyutlu bir platformda tartışmaktır.
Çünkü günümüzde ekonomi, sadece uzmanların veya piyasa aktörlerinin konusu değildir. Ekonomi; üreticiden tüketiciye, iş dünyasından gençlere, yatırımcıdan hane halkına kadar toplumun tamamını doğrudan ilgilendiren ortak bir gündemdir. Bu nedenle doğru bilgiye, sağlıklı analize ve güven veren bir iletişim diline her zamankinden fazla ihtiyaç vardır.
Bugün düzenleyeceğimiz panelimiz de bu amaca hizmet etmeyi hedeflemektedir.
Alanında uzman akademisyenlerimiz, ekonominin nabzını tutan gazetecilerimiz ve iş dünyasının değerli temsilcileri; küresel finans piyasalarındaki dalgalanmaları, jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerine etkisini, artan finansal risklerin bölgesel ekonomilere yansımalarını ve en önemlisi, Türkiye’nin bu karmaşık denklemde üstlenebileceği merkez ülke rolünü çok yönlü olarak ele alacaklardır.
Ayrıca bugün, Sayın Hazine ve Maliye Bakanımızın değerlendirmeleriyle, Türkiye’de uygulanan ekonomi programının geldiği aşamayı ve önümüzdeki döneme dair yol haritasını birinci elden dinleme fırsatı bulacağız. Bu değerlendirmelerin, hem mevcut tabloyu daha iyi anlamak hem de 2026-2028 dönemine ilişkin perspektifi daha net görmek açısından son derece değerli olduğuna inanıyoruz.
Değerli Katılımcılar, bu zirvenin, sadece mevcut riskleri tartışan değil; aynı zamanda çözüm önerileri üreten, ufuk açan ve ülkemizin 2028 vizyonuna katkı sunacak somut fikirlerle zenginleşen bir platform olacağına yürekten inanıyorum.
Dileğimiz, burada ortaya konulacak görüşlerin, yalnızca bugünü anlamamıza değil; Türkiye’nin yarınını daha sağlam, daha dirençli ve daha güçlü bir zeminde inşa etmesine katkı sağlamasıdır.
Katılımlarıyla bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza, değerli görüşlerini paylaşacak panelistlerimize ve tüm konuklarımıza tekrar teşekkür ediyor; zirvemizin ülkemiz, ekonomimiz ve iş dünyamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!