Ailesinden Ayrılan Aktivist Chahee'nin Duygusal Yolculuğu
Chahee Lee Stanfield, Kore Savaşı sonrası ailesinden ayrı düşerek yürek burkan bir hikayeye imza atıyor. Aile bağlarının önemini vurguluyor.
Ankara
Anadolu Ajansı'nın "Kore Savaşının Son Tanıkları: Ayrı Düşmüş Aileler" adlı üç bölümlük özel dosyasının ikinci bölümünde, Kore Savaşı'nın ardından babası ve ağabeyini kaybeden Bölünmüş Aileler için Ulusal Koalisyon'un lideri Chahee Lee Stanfield'ın hayat hikayesi ele alınıyor.
"Ben, kökenleri yok olmaya yüz tutmuş bir neslin parçasıyım," diyen Stanfield, Japonya'nın boyunduruğu altındaki Kore'de, Mançurya'nın Dapuchaihe köyünde doğduğunu belirtti.
Babasının geniş tarım arazileri olduğunu ve gündüzleri ekim yapan köylülerin geceleri köyü korumak için silahlandıklarını hatırladığını söyledi. Stanfield, babasının Kore gerillalarına yiyecek ve silah sağladığını ve bu gerilla liderlerinden birinin Kuzey Kore'nin kurucusu Kim Il-Sung olduğunu ifade etti.
Stanfield, babasının Japon birliklerine pusu kurmak amacıyla bir yol inşa ettiğini ve bu yolun hala hatırlandığını, 1989'da bölgeyi ziyaret ettiğinde gördüğünü anlattı.
Ziyaretini şu sözlerle dile getirdi: "Tepelere vardığımda, 45 yıl öncesinin gerçekliğini hissettim. Aileme dair masal gibi gelen hikayeler gerçeğe dönüştü. Kardeşlerimin bilmeden oynadığı yerlerde, genç adamların fedakarlıklarını simgeleyen nehrin kenarında gözyaşları döktüm."
"Ailemle Sonsuza Dek Ayrı Kaldım"
İkinci Dünya Savaşı sonrasında ailesinin Güney Kore'nin Daegu kentine dönmeye karar verdiğini, ancak babası ve ağabeyinin işleri tamamlamak için bir hafta sonra yola çıkmayı planladıklarını belirtti.
Annesi ve diğer kardeşleriyle yola çıktıklarında Çin ile Kuzey Kore sınırının kapandığını ve bu yüzden babası ile ağabeyini son kez gördüğünü söyleyen Stanfield, "Ailemle bir daha birleşemedik." dedi.
Stanfield, yıllar sonra yeğeninin 1992'de Kuzey Kore'yi ziyaret etmesiyle babası ve ağabeyinin akıbetini öğrendiğini aktardı.
Stanfield, babasının Çin hükümeti tarafından bir taburun başına getirildiğini ve iç savaşta zafer kazandığını, ardından Kuzey Kore'ye dönmesine izin verildiğini anlattı.
Kore Savaşı'nın patlak vermesiyle ağabeyinin Kuzey Kore ordusuna katıldığını, diğer üç kardeşinin ise Güney Kore için savaştığını ve birinin öldüğünü belirtti.
Savaş sonrası şartların, Güney Kore'deki yaşamlarını yoksulluk içinde sürdürmelerine neden olduğunu ifade etti.
"Chullima Halabuzi"
Savaş sonrasında ailenin bir kez daha sınırlarla ayrıldığını ve babasının 54 yaşında maraton koşmaya başladığını söyledi.
Stanfield, babasının Kuzey Kore'de tanınmış bir sporcu olduğunu ve kendisine "Chullima Halabuzi" lakabının verildiğini belirterek, "Babam, zamanı yenmenin yolunun maraton koşmak olduğuna inanıyordu." dedi.
Babasıyla ancak yıllar sonra, onun gazetelere verdiği röportajlar sayesinde iletişim kurabildiğini öğrendiğini dile getirdi.
Kütüphanecilik yaptığı dönemde Kuzey Kore'den gelen kitap ve dergilerin, babasının mesajlarını içerdiğini, fakat onları okumadan yok ettiğini söyledi.
Ayrılığın Getirdiği Karmaşık Duygular
Babası hakkında öğrendiklerinde ilk hissettiği duygunun "ihanet" olduğunu söyleyen Stanfield, "Herkes onun ne kadar harika biri olduğunu söylüyordu. Ama bize ihanet ettiğini düşündüm." dedi.
Karmaşık duygular yaşadığını ve annesine durumu anlatmanın zor olduğunu ifade etti. Babasının çabalarını öğrendikten sonra düşüncelerinin değiştiğini belirtti.
ABD'de Mücadelesine Devam Ediyor
Annesi ve kardeşleriyle ABD'ye yerleştikten sonra, 1989'da Chicago Halk Kütüphanesi'nin Albany Park Şubesi'nde müdür olarak çalışmaya başladığını ve benzer hikayelere sahip insanlarla tanıştığını anlattı.
2000'li yıllarda davasını ABD Kongresi'ne taşıdığını ve Kongre üyesi Mark Kirk gibi politikacılarla sesini duyurmaya çalıştığını belirtti.
Bu çabalarının sonucunda Temsilciler Meclisi ve Senato'da yasa tasarılarının kabul edilmesini sağladıklarını aktardı.
Stanfield, ailesi için sesini duyurmaya çalışırken, babası, annesi ve kardeşlerinin hayatını kaybettiğini ifade etti ve "Onların taşıdıkları acılar mezarlarına kadar gitti." dedi.
Chahee Lee Stanfield, son olarak, "Yardımınıza ihtiyacımız var. Eski bir deyiş der ki: 'Hayvanlar bile öldüğünde başlarını doğdukları yere çevirir.' Bazılarımız, ebeveynlerimizin küllerini evde tutuyoruz çünkü onlar evde gömülmek istediler. Bazılarımız ise mezarlarını ziyaret etmek istiyor." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!