Altın ve Gümüş Doların Baskısı Altında: Petrol Piyasasında Risk Devam Ediyor!
Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması ve güçlü doların baskısı değerli metalleri etkiliyor, petrol fiyatları jeopolitik risklerle yükseliyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi, enflasyon endişelerini artırırken güçlenen doların değerli metalleri baskılaması dikkat çekiyor.
Geçtiğimiz hafta emtia piyasalarında fiyat hareketleri, Orta Doğu'da artan jeopolitik risklerin enerji arzına etkileri ve ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin Fed'in faiz politikalarına ilişkin beklentileri şekillendirmesiyle dalgalı bir seyir izledi. Değerli metaller baskı altında kalırken, gümüş yüzde 4,6, platin yüzde 5,3, paladyum yüzde 4,6 ve altın yüzde 2,6 düşüş gösterdi. Brent petrolün varil fiyatı, 9 Mart'ta önceki kapanışa göre yüzde 28,9 artışla 119,5 dolara yükselerek 29 Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
IEA'NIN MÜDAHALESİ YETERSİZ KALDI
Hafta boyunca enerji piyasalarında arz endişeleri ön plandayken, ABD dolarının güçlü duruşu ve Fed'in faiz indirimlerinde acele etmeyeceğine yönelik beklentiler fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.
ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimlerin çözülmesine dair umutların azalması ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutma tehdidi, piyasalardaki risk algısını yüksek tuttu.
Çatışmaların devam etmesi nedeniyle Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürme girişimi de petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlamakta ve piyasalardaki endişeleri azaltmakta yetersiz kaldı.
ABD'li yetkililerin açıklamaları da yatırımcıların dikkatini çekti. ABD Başkanı Donald Trump, dünyanın en büyük petrol üreticisi olduklarını belirterek, petrol fiyatlarındaki artıştan kazanç sağladıklarını ifade etti.
Trump, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını ve Orta Doğu ile dünya için tehdit oluşturmasını engellemenin daha öncelikli olduğunu vurgulayarak, buna müsaade etmeyeceklerini söyledi.
Makroekonomik görünüm de emtia fiyatlamalarının yönü üzerinde etkili oldu. ABD'de enflasyonun beklentilere paralel seyretmesi, Fed'in faiz indirimlerinde acele etmeyeceğine dair beklentileri güçlendirirken, artan enerji fiyatları enflasyonist baskıların sürebileceğine ilişkin endişeleri artırdı.
ABD'de şubat ayı tüketici enflasyonunun yıllık yüzde 2,4 ile beklentilere paralel gerçekleşmesi ve dolar endeksinin güçlü seyrini koruması, değerli metallerde yukarı yönlü hareketleri sınırladı.
Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkisiyle Fed'in bu yıl faiz indirimi yapacağına dair beklentiler de zayıfladı.
Para piyasalarında, Fed'in mart ayındaki toplantısında faizleri sabit tutacağı ve ilk faiz indiriminin temmuzda gerçekleşebileceği beklentisi hakim oldu.
ABD Merkez Bankasının para politikası toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında tutması bekleniyor.
Bu gelişmeler sonrasında ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,28 seviyesinde tamamlarken, dolar endeksi yüzde 1,5 artarak 100,4 seviyesine yükseldi.
Analistler, savaşın uzamasına dair endişelerin risk algısını bozarak dolar endeksini güçlendirdiğini, dolardaki yükselişin özellikle değerli metaller gibi dolarla fiyatlanan emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirdiğini belirtti.
DEĞERLİ METALLERDE GÜÇLÜ DOLAR BASKISI
Değerli metaller cephesinde hafta boyunca olumsuz bir seyir izlendi.
Bir yanda savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki krizin beslediği güvenli liman talebi bulunurken, diğer yanda ABD'de faizlerin uzun süre yüksek kalacağına dair beklentiler ve doların güçlenmesi fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Bu gelişmelerle altının ons fiyatı hafta içinde en yüksek 5 bin 238,56 doları, en düşük 5 bin 9,77 doları görürken, haftayı 5 bin 20 dolar seviyesinde tamamladı.
Gümüşün ons fiyatı da altına benzer bir seyir izledi. Gümüşün ons fiyatı, hafta içinde en yüksek 90 doları, en düşük 79,5 doları görürken, haftayı 80,6 dolar seviyesinde kapattı.
Analistler, güçlü dolar, yüksek faiz ortamının korunacağına dair beklentiler ve sınırlı güvenli liman talebinin değerli metallerde satış baskısını artırdığını belirterek, savaş kaynaklı belirsizliğin tek başına altın fiyatlarını yukarı taşımaya yetmediğini, buna karşın doların güçlü duruşunun ve Fed'in temkinli yaklaşımının yatırımcı iştahını sınırladığını ifade etti.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,6, platinde yüzde 5,3, paladyumda yüzde 4,6 ve altında yüzde 2,6 geriledi.
BAZ METALLERDE ENFLASYON ENDİŞESİ
Baz metallerde enflasyon ve güçlü dolar endeksi fiyatları baskılayan başlıca unsurlar olarak öne çıkarken, Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri nedeniyle alüminyum piyasası yatırımcıların odağına yerleşti.
Piyasa verilerine göre, kullanıma hazır stokların azalması, Londra Metal Borsası (LME) depolarında teslimata ayrılan miktarın artması ve Körfez Bölgesi'ndeki lojistik aksamalar, alüminyum piyasasında arz sıkışıklığını derinleştirdi.
Fiziki piyasadaki primlerde görülen yükseliş, enerji ve navlun maliyetlerindeki artışın sanayi metalleri üzerindeki baskısının somut biçimde hissedildiğini ortaya koydu.
Nikel piyasasında ise Orta Doğu kaynaklı kesintilerle bağlantılı olarak ham madde, özellikle sülfür, teminine ilişkin haber akışı yakından izlendi.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 2,7, nikelde yüzde 0,8, çinkoda yüzde 0,7 ve kurşunda yüzde 2,3 azalırken, alüminyum yatay seyretti.
ENERJİ PİYASALARINDA ARZ RİSKİ FİYATLANDI
Brent petrol fiyatı, tamamlanan haftada Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim ve arz endişeleriyle yükselirken, Uluslararası Enerji Ajansının olası acil durum stok salımına ilişkin haberler fiyatlardaki artışı sınırladı.
Brent petrolün vadeli varil fiyatı, 9 Mart'ta önceki kapanışa göre yüzde 28,9 artışla 119,5 dolara kadar yükselerek 29 Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Ancak daha sonra G7 ülkelerinin acil petrol rezervlerini ortak kullanıma açabileceğine yönelik beklentiler ve ABD Başkanı Trump'ın İran'la savaşın yakında sona erebileceğine dair açıklamalarıyla fiyatlarda geri çekilme yaşandı.
IEA'nın bugüne kadarki en büyük acil durum petrol stok salımını planladığına ilişkin haberler, fiyatlardaki yükselişi sınırladı. Söz konusu salımın, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı 2022'de üye ülkelerin piyasaya sunduğu 182 milyon varillik petrol miktarını aşmasının beklendiği bildirildi.
IEA'nın stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürme adımı, fiyatlardaki yükselişi bir süre sınırlasa da bölgedeki çatışmaların süreceğine yönelik açıklamalar, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu.
Analistler, bu büyüklükte bir adımın, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın yol açtığı bazı arz kesintilerini sınırlayabileceğini, ancak Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapanmasının birçok bölgede tedariki ciddi biçimde aksatacağını belirtti.
Buna karşın, İran'ın, Hürmüz Boğazı'na mayın döşediğine ilişkin haberler, Basra Körfezi'ndeki petrol tankeri saldırıları ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin ABD ile müzakerelerin gündemde olmadığını söylemesi, arz endişelerini yeniden artırdı.
IEA'nın stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürme adımı, fiyatlardaki yükselişi bir süre sınırlasa da bölgedeki çatışmaların süreceğine yönelik açıklamalar petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu.
Doğal gaz fiyatları Avrupa'da, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı üzerinden LNG akışının aksayabileceğine ilişkin endişelerle yükseldi. ABD'de ise rekor seviyedeki üretim ve mevsim normallerinin üzerindeki hava koşullarının talebi zayıflatması nedeniyle fiyatlar negatif seyir izledi.
Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 11,22 artarken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 1,70 değer kaybetti.
TARIM EMTİALARINDA ENERJİ VE LOJİSTİK ETKİSİ HİSSEDİLDİ
Tarım emtia piyasalarında tamamlanan haftada enerji fiyatlarındaki yükseliş, ihracat verileri ve lojistik aksaklıklar fiyatlamalarda belirleyici oldu.
Orta Doğu'da artan gerilimin petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıması, gübre ve navlun maliyetleri üzerinden tarım ürünlerinde arz endişelerini artırırken, biyoyakıt bağlantısı nedeniyle özellikle mısır ve soya fasulyesinde talep görünümünü destekledi.
Soya fasulyesinde haftalık ihracat satışları dalgalı seyretmesine karşın talep görünümü güçlü kalırken, soya yağı ise bitkisel yağ piyasasındaki ralli ve yükselen ham petrol fiyatlarının etkisiyle değer kazandı.
Pirinç piyasasında küresel gıda fiyatlarındaki toparlanma ve Asya kaynaklı talep fiyatlara destek verirken, Hindistan ihracatında navlun ve sigorta maliyetlerindeki artışa bağlı yavaşlama da lojistik riskleri öne çıkardı.
Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 0,6 gerilerken, soya fasulyesinde yüzde 1,9, pirinçte yüzde 1,4 ve mısırda yüzde 1,4 yükseldi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 2,2 ve pamukta yüzde 2,5 artarken, kahvede yüzde 2,8 geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 2,1 yükselişle tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!