İçeriğe geç
24 Ekim 2026, Cumartesi Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Hukuki Haklar

Avukat Mücahit Birinci hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla 2 yıla kadar hapis istemi

Avukat Mücahit Birinci, bir tutukludan tahliye karşılığında gerçeğe aykırı ifade vermesini istediği iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıla kadar hapis istemiyle karşı karşıya.

Avukat Mücahit Birinci hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla 2 yıla kadar hapis istemi

Kısaca

  • Avukat Mücahit Birinci, bir tutukludan tahliye karşılığında gerçeğe aykırı ifade vermesini istediği iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıla kadar hapis istemiyle karşı karşıya.
  • "Görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Mücahit Birinci, duruşmada avukatlık faaliyetleri kapsamında hareket ettiğini savunarak suçlamaları reddetti.

Avukat Mücahit Birinci’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk davasının tutuklu sanığı iş insanı Murat Kapki’den tahliye vaadiyle 2 milyon dolar istediği ve gerçeğe aykırı ifade vermeye zorladığı iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması, İstanbul Adalet Sarayı’ndaki 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. "Görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Mücahit Birinci, duruşmada avukatlık faaliyetleri kapsamında hareket ettiğini savunarak suçlamaları reddetti.

Murat Kapki duruşmada neler anlattı?

Duruşmada tanık olarak dinlenen iş insanı Murat Kapki, Mücahit Birinci’nin 31 Temmuz 2025 tarihinde kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini belirtti. Kapki, Birinci’nin yanında önceden hazırlanmış bir metin getirdiğini ve bu metni imzalayıp savcılıkta ifade etmesi durumunda tahliye edilebileceğini vaat ettiğini öne sürdü. Metin içerisinde Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Murat Ongun gibi isimlere yönelik gerçeği yansıtmayan iddiaların bulunduğunu ifade eden Kapki, "Ben kimseye iftira atamam" diyerek teklifi reddettiğini ve Birinci’nin kendisine "Makyavelist düşün" şeklinde telkinde bulunduğunu iddia etti.

Savcılık mütalaası ve duruşma süreci

Mahkeme sürecinde söz alan Mücahit Birinci, vekaletname kapsamında cezaevinde müvekkiliyle görüşmesinin ve dosya üzerinden işlem yapmasının avukatlık görevinin bir parçası olduğunu belirterek, bu işlemlerin suç teşkil etmeyeceğini savundu. Duruşma sonunda mütalaasını açıklayan savcı, Mücahit Birinci’nin üzerine atılı "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını ve dosyadaki mevcut delilleri değerlendirmek üzere duruşmayı 22 Ocak 2027 tarihine erteledi.

İstanbul Adalet Sarayı’nda görülen dava, avukatlık mesleğinin sınırları ve yargı süreçlerine müdahale iddiaları açısından önem taşıyor. Mücahit Birinci’nin, Murat Kapki’den tahliye karşılığında belirli isimler hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını istediği iddiası, mahkeme tarafından "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendiriliyor.

Türkiye’de avukatlık mesleği, Avukatlık Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmekte olup, müvekkil ile avukat arasındaki ilişkinin hukuki sınırlar içerisinde kalması zorunludur. Yargı sürecine müdahale veya gerçeğe aykırı ifadeye zorlama gibi iddialar, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil edebilmekte ve bu tür davalarda mahkemeler, delillerin hukuka uygunluğunu ve beyanların doğruluğunu titizlikle incelemektedir.

Çıkarılacak sonuç

Hukuki süreçte ortaya çıkan bu iddialar, avukatlık mesleğinin etik ilkeleri ile yargıya erişim hakkı arasındaki hassas dengeyi gözler önüne sermektedir. Bir avukatın müvekkilini yönlendirme biçiminin, gerçeğe aykırı beyanlara zorlama veya maddi çıkar beklentisi gibi iddialarla yargı konusu olması, mesleki sorumluluğun sınırlarının ihlal edilip edilmediği noktasında kritik bir örnek teşkil etmektedir.

Mahkeme tarafından verilecek karar, avukatların müvekkilleriyle olan iletişimlerinde ve savunma stratejilerinde uymaları gereken yasal sınırların netleşmesi açısından emsal niteliği taşıyabilir. Olgulara dayalı olarak, yargı makamlarının bu tür iddiaları "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirmesi, hukuk sisteminin güvenilirliğini koruma çabası olarak yorumlanmaktadır.

Muhtemel etkiler

Bu dava süreci, avukatlık mesleğini icra edenler için mesleki etik kurallarına uyumun önemini hatırlatan bir uyarı niteliği taşıyabilir. Özellikle cezaevi görüşmeleri ve ifade süreçlerinde avukatların takındığı tutumların, gelecekte benzer hukuki denetimlere tabi tutulması beklenebilir. Bu durum, avukatların müvekkilleriyle kurdukları ilişkilerde daha şeffaf ve hukuka uygun yöntemler izlemelerini teşvik edebilir.

Ayrıca, davanın sonucu kamuoyunda yargıya olan güven algısını etkileyebilir. Eğer iddialar mahkeme tarafından sabit görülürse, meslekten men veya hapis cezası gibi yaptırımların uygulanması, benzer eylemlerde bulunabilecek kişiler üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir. Yargı sürecinin şeffaf bir şekilde tamamlanması, hukuk sistemine olan inancın korunması adına önem arz etmektedir.

Kaynak: Milliyet

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Hukuki Haklar

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!