Depresyon Tanısında Yapay Zeka Devrimi: Akıllı Gözlük Mimik ve Ses Analiziyle Teşhis Kolaylığı Sağlayacak
Zonguldak BEUN'dan Dr. Hakan Kayış, depresyon ve psikiyatrik hastalıkların tanısında hekimlere rehberlik edecek yapay zeka destekli akıllı gözlük geliştirdi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Hakan Kayış, psikiyatri dünyasında çığır açacak bir teknolojik yeniliğe imza attı. Ruhsal rahatsızlıkların ve özellikle depresyonun teşhis edilme sürecini çok daha objektif hale getirmeyi amaçlayan "Makine Öğrenimi Destekli Depresyon Tespit Sistemi" adındaki yazılım, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından "faydalı model" olarak tescil edildi.
Geliştirilen bu yenilikçi sistem, entegre kamera ve mikrofon barındıran özel bir gözlük aracılığıyla hastaların muayene sırasındaki yüz ifadelerini, göz hareketlerini, genel davranış kalıplarını ve ses tonundaki değişimleri kayıt altına alıyor. Elde edilen veriler, arka planda çalışan yapay zeka yazılımı tarafından analiz edilerek hekimlerin teşhis ve risk değerlendirme süreçlerine bilimsel bir karar destek mekanizması sunuyor.
Yapay Zeka Destekli Karar Mekanizması Nasıl Çalışıyor?
Projenin detaylarını paylaşan Dr. Hakan Kayış, temel amaçlarının başta depresyon olmak üzere pek çok psikiyatrik rahatsızlıkta hem hekimlere hem de hastalara somut ve tarafsız veriler sunabilmek olduğunu belirtti. Sistemin donanımsal olarak basit bir gözlük köprüsüne yerleştirilen kamera ve mikrofon donanımından ibaret olduğunu ifade eden Kayış, yazılımsal derinliği şu sözlerle aktardı:
"Hastalarımızla belirli protokoller çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz klinik görüşmeleri kayıt altına alıyoruz. Sonrasında bu video kayıtlarını, özel olarak geliştirdiğimiz bilgisayarlı görüntü analiz programlarıyla inceliyoruz. Hastalıklara özgü mikro mimikleri ve ipuçlarını saptamaya çalışıyoruz. Klinik araştırmalarımız şu an oldukça ileri bir seviyeye ulaştı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen projemizde, veri tabanımızı genişletmeye ve yazılım algoritmalarımızı optimize etmeye hız kesmeden devam ediyoruz."
Objektif Verilerle Erken Tanı Dönemi: Özellikle Otizm İçin Umut Vaat Ediyor
Yazılımın geliştirme sürecini İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden Çınar Gedizlioğlu ile ortaklaşa yürüttüklerini kaydeden Dr. Kayış, psikiyatride teşhis koyma yetkisinin tamamen hekimlerde kalmaya devam edeceğini, bu sistemin yalnızca güçlü bir yardımcı enstrüman olduğunu vurguladı. Doğal görüşme ortamını bozmadan veri topladıklarını belirten uzman isim, özellikle erken yaşta teşhis edilmesi gereken nörogelişimsel bozukluklara dikkat çekti:
"Psikiyatristler muayene sırasında hastanın yüzündeki ipuçlarını zaten değerlendirir. Bizim geliştirdiğimiz sistem, bu ipuçlarının yakalanmasını standart, otomatik ve tamamen objektif bir yapıya kavuşturuyor. Bu durum, özellikle erken tanı konulduğunda özel eğitimlerle çok hızlı ilerleme kaydedebilen otizm gibi durumlarda hayati önem taşıyor. Teşhisi kabullenmekte zorlanan aileler için de ikna edici ve somut bir kanıt sunmuş olacağız."
TÜBİTAK Desteğiyle Saniyeler İçinde Raporlama Hedefleniyor
Geleneksel tıp branşlarının aksine psikiyatride kan tahlili veya röntgen gibi somut tanı araçlarının bulunmadığını, teşhisin tamamen hekimin hastadan aldığı anamnez (öykü) ile şekillendiğini belirten Dr. Kayış, projenin gelecekteki hedeflerini paylaştı. Sistemin şu an çalışır durumda olduğunu ancak analiz sürecini daha da hızlandırmak istediklerini ifade etti:
"Şu anki önceliğimiz, TÜBİTAK projemiz kapsamında bu analiz sürecini tamamen otomatikleştirerek saniyeler seviyesine indirmek. Hedefimiz, muayene biter bitmez sistemin hekime kapsamlı bir risk ve durum raporu sunabilmesi. Fikri ilk geliştirdiğimizde dünya literatüründe benzer bir karar destek mekanizmasının olmadığını gördük. Bu özgünlük sayesinde TÜRKPATENT'e yaptığımız başvuru kabul edildi ve buluşumuz faydalı model tescili aldı."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!