Doğu Kudüs'te Gerilim Tırmanıyor: İsrail Polisinin Katlettiği Filistinli Sayısı 17'ye Yükseldi
Kudüs Valiliği, İsrail polisinin Doğu Kudüs'te İbrahim el-Hindi'yi öldürmesiyle yılbaşından bu yana hayatını kaybeden Filistinli sayısının 17'ye çıktığını açıkladı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te tansiyon düşmek bilmiyor. Kudüs Valiliği tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail polisinin Mescid-i Aksa'nın tarihi Şam Kapısı yakınlarında gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda İbrahim el-Hindi isimli Filistinli bir gencin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu son cinayetle birlikte, yılbaşından bu yana Doğu Kudüs genelinde İsrail güçleri tarafından katledilen Filistinlilerin sayısı 17'ye ulaştı.
"Yargısız İnfaz Politikası" Tepki Çekiyor
Kudüs Valiliği, yaşanan bu son trajik olayın münferit bir hadise olmadığını, aksine İsrail polisinin Filistinli sivillere yönelik sistematik olarak uyguladığı "yargısız infaz politikasının" açık bir yansıması olduğunu vurguladı. Açıklamada, savunmasız sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuka, uluslararası insancıl hukuka ve en temel insan haklarına tamamen aykırı olduğu ifade edildi. İbrahim el-Hindi'nin öldürülmesinin doğrudan "insanlığa karşı işlenmiş bir suç" teşkil ettiği belirtilerek, uluslararası topluma bu hukuksuzluğa karşı harekete geçme çağrısı yapıldı.
Cenazeye El Konuldu: Alıkonulan Naaş Sayısı 53'e Çıktı
Cinayetin ardından İsrail güvenlik güçleri, hayatını kaybeden İbrahim el-Hindi'nin naaşına el koyarak ailesine teslim etmedi. Bu uygulama, İsrail'in uzun yıllardır sürdürdüğü "cenaze alıkoyma" politikasının bir devamı olarak nitelendirildi. Son el koyma işlemiyle birlikte, İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal ettiği 1967 yılından bu yana naaşını teslim etmeyerek alıkoyduğu Filistinli sayısı 53'e yükseldi. Bu durum, Filistinli ailelerin acısını katlarken, insani değerlerin de ayaklar altına alınması olarak değerlendiriliyor.
Olayın Üzeri Örtülmek İsteniyor: Yayın Yasağı Kararı
Olayın hemen ardından İsrail makamlarının, İbrahim el-Hindi'nin öldürülmesine ve olayın detaylarına ilişkin hızlıca bir yayın yasağı kararı aldırması dikkat çekti. İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te gerçekleştirdiği bu kanlı eylemi meşrulaştırmak adına, öldürülen gencin kendilerine yönelik bir "bıçaklı saldırı girişiminde" bulunduğunu iddia etmişti. Ancak bağımsız kaynaklar ve yerel tanıklar tarafından doğrulanmayan bu iddiaya dair İsrail tarafınca somut hiçbir kanıt veya detay sunulmadı. Bölgedeki hak savunucuları, yayın yasağının gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla alındığını belirtiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!