Tasarruf Finansman Sisteminde Yeni Dönem: 1 Ekim 2026 İtibarıyla Kurallar Sil Baştan Değişiyor
Faizsiz ev ve araç sahibi olmak isteyenlerin tercih ettiği tasarruf finansman sisteminde yeni kurallar 1 Ekim 2026'da devreye giriyor. İşte tüm detaylar.
Banka kredisi kullanmadan, faizsiz ve sadece hizmet bedeli ödeyerek konut, iş yeri ya da otomobil sahibi olmak isteyenlerin yöneldiği tasarruf finansman sektöründe büyük bir değişim kapıda. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan yeni yönetmelik kapsamında, sistemin işleyişine dair kurallar 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla kökten değişiyor. Bu yeni dönemle birlikte sözleşme sınırlarından finansman limitlerine, fonların değerlendirilme şekillerinden yüksek tutarlı işlemlere kadar pek soul alanda kritik düzenlemeler hayata geçirilecek.
Aktif Sözleşme Sayısına Sınır ve Yeni Finansman Limitleri
Yeni dönemde, bireysel risklerin yönetilmesi amacıyla bir kişinin aynı anda yapabileceği aktif sözleşme sayısına sınırlama getiriliyor. 1 Ekim 2026'dan itibaren bir katılımcı en fazla bir adet taşıt finansmanı sözleşmesi imzalayabilecek. Aynı kişinin üzerine birden fazla taşıt sözleşmesi yapılmasına izin verilmeyecek. Konut veya çatılı iş yeri sözleşmelerinde de benzer bir kısıtlama uygulanacak olup, bir kişinin toplam aktif sözleşme sayısı en fazla iki ile sınırlandırılacak. Bu iki sözleşme hakkı, bir taşıt ile bir konut veya iş yeri finansmanından oluşabilecek.
Düzenlemeyle birlikte finansman üst limitleri de güncellendi. Taşıt finansmanındaki azami tutar 6 milyon 250 bin liraya yükseltilirken, konut veya çatılı iş yeri finansmanında üst sınır 62 milyon 500 bin lira olarak revize edildi. Bir kişi ya da aynı risk grubunda yer alan kişilerin tüm sözleşmelerinin toplam tutarı da bu 62 milyon 500 bin liralık sınırı aşamayacak.
Tasarruf Havuzundaki Fonlar Güvence Altına Alınıyor
Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı'na gönderilen talimat doğrultusunda, şirketlerin tasarruf fon havuzlarında ve kendi hesaplarında biriken kaynakları değerlendirebileceği alanlara net sınırlamalar getirildi. Düzenlemenin temel amacı, toplanan kaynakların yüksek riskli finansal araçlara yönlendirilmesini engellemek ve ihtiyaç anında hızla nakde dönüştürülebilecek düşük riskli alanlarda tutulmasını sağlamak.
Buna göre, tasarruf finansman şirketleri topladıkları varlıkları yalnızca katılım bankalarında açılan Türk lirası cinsinden özel cari veya katılma hesaplarında, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen altın dışı Türk lirası cinsi yurt içi kira sertifikalarında (sukuk) ya da risk değeri 1 veya 2 olan Türk lirası cinsinden ihraç edilmiş katılım esaslı yatırım fonlarında değerlendirebilecek. Ayrıca, fon havuzlarında getiri sağlamadan bekletilen nakit oranına da sınırlama getirildi. Günlük getirisiz bakiyenin, şirketin bir önceki ay sonu itibarıyla hesaplanan toplam tasarruf fon havuzunun binde 2'sini aşmaması gerekecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) EFT sisteminin kapanışından sonra havuza giren paralar ise ertesi günün hesaplamasına dahil edilecek.
Yüksek Tutarlı Sözleşme Eşikleri ve Sistemin İşleyiş Dinamikleri
Düzenleme kapsamında "yüksek tutarlı" olarak kabul edilen sözleşme limitlerinde de artışa gidildi. Taşıt ve benzeri sözleşmelerde "yüksek tutarlı" sayılma eşiği 2 milyon 509 bin 800 liradan 5 milyon liraya çıkarılırken, konut ve iş yeri finansmanında bu limit 6 milyon 274 bin 500 liradan 12 milyon 500 bin liraya yükseltildi. Dönem içinde yapılan yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam hacmi, ilgili dönemde imzalanan tüm sözleşmelerin toplam tutarının yüzde 5'ini geçemeyecek. Ancak 1 Ocak 2025'ten sonra faaliyete başlayan yeni şirketlere kolaylık sağlamak adına kademeli geçiş hakkı tanındı. Bu yeni şirketler için söz konusu oran 30 Haziran 2027'ye kadar yüzde 15, 1 Temmuz-31 Aralık 2027 döneminde ise yüzde 10 olarak uygulanacak.
Sistemde genellikle finansman tutarının yaklaşık yüzde 7'si oranında bir hizmet bedeli talep ediliyor. Örneğin, 1 milyon liralık bir otomobil finansmanı için katılımcı sisteme yaklaşık 70 bin liralık bir hizmet bedeli ödeyerek dahil oluyor. Aracın teslim alınabilmesi için toplam finansman tutarının yüzde 45'ine denk gelen 450 bin liranın ödenmesi gerekiyor. Bu tutarın 6 ayda tamamlanması durumunda kalan 550 bin liralık kısım şirket tarafından karşılanıyor. Ödeme gücüne göre bu yüzde 45'lik dilim 24, 36 veya daha uzun vadelere de yayılabiliyor.
Otomobil alımlarında 60 aya, konut alımlarında ise 120 aya kadar vade seçenekleri sunuluyor. Örneğin, 1 milyon liralık bir araç için peşinatsız ve 12 ay vadeli planda aylık taksitler yaklaşık 83 bin 333 lira olurken, araç 6. ayda teslim alınabiliyor. Vade 60 aya uzatıldığında aylık taksitler yaklaşık 16 bin 666 liraya düşerken, teslimat ancak 27. ayda gerçekleşiyor. Uzun vadeli ve peşinatsız ödeme planlarında enflasyon ve araç fiyatlarındaki artış riski bulunduğundan, teslimat süresini öne çekmek için yüzde 45'lik baremin hızlıca aşılması öneriliyor. Ayrıca, katılım bankalarından farklı olarak, tasarruf finansman şirketlerinde biriken taksitlere herhangi bir kâr payı işletilmediği de önemle belirtiliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!