Filistin'den İsrail'in "E1 Projesi" İhalesine Sert Tepki: "Uluslararası Hukuka Açık Bir Meydan Okuma"
Filistin, İsrail'in Doğu Kudüs'te 2 bin 167 yeni konut inşasını öngören "E1 Projesi" ihalesine sert tepki göstererek, adımı yasa dışı bir tırmanış olarak niteledi.
Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail yönetiminin Doğu Kudüs'ün doğusunda yer alan Filistin topraklarını gasbederek inşa etmeyi planladığı yasa dışı "E1 Projesi" kapsamında yeni bir adım atmasına çok sert tepki gösterdi. Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne yaptığı yazılı açıklamada, Tel Aviv'in bölgede 2 bin 167 konutluk yeni bir ihale tarihi yayımlamasını, uluslararası hukuku açıkça ayaklar altına alan son derece tehlikeli bir tırmanış olarak nitelendirdi.
Sözcü Ebu Rudeyne, İsrail makamlarının tüm uluslararası tepkilere rağmen "E1 Projesi" kapsamında ihale süreçlerini işletmeye devam etmesinin, küresel kararlara doğrudan bir meydan okuma anlamına geldiğini belirtti. Ebu Rudeyne, bu hamlenin sahada sömürgeci bir emrivaki ve dayatma politikasının ısrarlı bir devamı olduğunu vurguladı.
E1 Projesi: Filistin Topraklarının Bütünlüğüne Doğrudan Tehdit
Yasa dışı yerleşim planının coğrafi ve siyasi sonuçlarına dikkat çeken Nebil Ebu Rudeyne, projenin Filistin topraklarının bütünlüğünü tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediğini söyledi. Planın, sahada yeni fiili durumlar yaratarak başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulabilme ihtimalini tamamen baltalamayı amaçladığını ifade eden Ebu Rudeyne, bu durumun bölgedeki barış ve istikrar çabalarına yönelik en doğrudan tehditlerden biri olduğunu kaydetti.
İsrail'in attığı bu tek taraflı adımların işgalci güce Filistin toprakları üzerinde hiçbir meşruiyet ya da hak kazandırmayacağının altını çizen Filistinli Sözcü, oldubitti politikalarının yeni bir hukuki statü yaratamayacağını ve işgal altındaki toprakların uluslararası hukuk kurallarına tabi olduğu gerçeğini değiştiremeyeceğini belirtti. Ebu Rudeyne ayrıca, Tel Aviv'in işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşim faaliyetlerini ve İsraillilerin şiddet eylemlerini artırdığı bir dönemde bu ihaleyi öne sürmesinin, bölgeyi daha büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sürükleyeceği uyarısında bulundu.
1999'dan Günümüze Uzanan İşgal ve İhale Süreci
İsrail yönetimi, uluslararası kamuoyunun tüm itirazlarına rağmen, yasa dışı E1 yerleşim projesi kapsamındaki 2 bin 167 konutluk yeni ihale tarihini dün resmen ilan etti. Söz konusu ihalenin 25 Ekim tarihinde gerçekleştirileceği açıklandı. Proje genelinde işgal altındaki Doğu Kudüs'te gasbedilen Filistin toprakları üzerine toplam 3 bin 401 yeni konut inşa edilmesi planlanıyor. Bu konutlardan 1234'ü için ağustos ayında ilk ihale açılmış, geriye kalan 2 bin 167 konut için ise dün itibarıyla takvim belirlenmiş oldu.
Tarihsel olarak Doğu Kudüs'ün ayrılmaz bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı inşasıyla Batı Şeria sınırlarında bırakılan Filistin mahallesi Ayzeriye yakınlarında kurulu "Maale Adumim" Yahudi yerleşim birimi, bu proje ile Batı Kudüs'e giden ana yola bağlanmak isteniyor. Projenin hayata geçirilmesi amacıyla ilk olarak 1999 yılında 12 bin dönümlük Filistin toprağı gasbedilmişti. Filistin Devleti'nin kurulmasını fiilen imkansız hale getireceği belirtilen proje, geçmiş dönemlerde ABD yönetimlerinin baskıları sonucu askıya alınmıştı. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Batı Şeria'yı coğrafi olarak ikiye bölecek bu kritik projeyi Eylül 2025 tarihinde onaylamıştı.
Uluslararası Diplomasi Hattında "E1" Krizi ve İngiltere ile Gerilim
İsrail hükümetinin, "E1" projesine ilişkin daha önce verdiği taahhütleri çiğneyerek ve itiraz eden taraflara hiçbir ön bildirimde bulunmaksızın 1234 konutluk ilk ihaleyi yayımlaması, küresel ölçekte büyük bir diplomatik krize yol açmıştı. Başta İngiltere olmak üzere çok sayıda Batı ülkesi, işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşim birimleriyle ticareti yasaklama kararı almış veya bu yönde adımlar atacağını beyan etmişti.
Bu yaptırım kararlarına misilleme yapan İsrail ise diplomatik gerilimi tırmandıracak adımlar attı. Bu doğrultuda Tel Aviv; İngiltere'nin Doğu Kudüs'te Filistin nezdinde faaliyet gösteren Kudüs Konsolosluğu'nu kapatma kararı aldı. Bunun yanı sıra Kiryat Gat'taki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde görevli İngiliz temsilcilerin sınır dışı edilmesi, İngiltere'nin Batı Şeria'da Filistin Yönetimi emniyet güçlerine verdiği eğitimlerin durdurulması ve aralarında çok sayıda milletvekilinin de bulunduğu 12 İngiliz vatandaşının "İsrail karşıtı faaliyetler" gerekçesiyle ülkeye girişinin yasaklanması gibi sert yaptırımları devreye soktu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!