Girne'deki Gemi Faciasında Kahreden Gelişme: Bir Cansız Bedene Daha Ulaşıldı!
Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasında arama kurtarma çalışmalarından acı haber geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz acı gelişmeyi duyurdu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne kentinde meydana gelen ve tüm ülkeyi yasa boğan gemi faciasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmalarından acı bir haber geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, denizdeki arama faaliyetleri kapsamında bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldığını kamuoyuna duyurdu. Yaşanan bu trajik olayın ardından adli makamlarca başlatılan geniş çaplı soruşturma ise kazanın arkasındaki ihmaller zincirini bir bir gün yüzüne çıkarıyor.
Fırtınaya Rağmen Sefer Kararı ve Kaptanlar Arasındaki Son Görüşme
Yargı sürecine taşınan faciada, mahkeme salonunda paylaşılan zanlı ifadeleri dehşete düşüren detayları ortaya koydu. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, kazanın yaşandığı gün bölgede etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle Taşucu Limanı'nın tamamen deniz trafiğine kapatıldığı belirlendi. İkinci Kaptan Merve Nur Seraslan'ın mahkemedeki ifadesinde, sefer öncesinde durumun riskli olduğunu belirterek birinci kaptana "çıkmayalım" şeklinde açık bir uyarıda bulunduğu öğrenildi. Ancak tüm uyarılara ve olumsuz hava koşullarına rağmen, sefere çıkma kararının tamamen gemi kaptanının kendi inisiyatifi ve değerlendirmesi doğrultusunda alındığı kayıtlara geçti. Seyir başladıktan kısa bir süre sonra geminin henüz netleştirilemeyen bir sebeple su almaya başladığı ve ardından facianın kaçınılmaz hale geldiği bildirildi.
Honduras'tan Alınan Ehliyet ve Eğitimsiz Mürettebat Şoku
Olayın ardından yürütülen soruşturmada, gemi kaptanının mesleki yeterliliği de mercek altına alındı. Bilirkişi heyetinin mahkemede sunduğu raporda, kaptanın tehlike anında manevra yapmak yerine geri dönmeyi tercih etmesi durumunda bu büyük kazanın tamamen önlenebileceği vurgulandı. Yapılan incelemelerde, kaptanın ehliyet süresinin dolmasının ardından mesleğine tam 10 yıl boyunca ara verdiği, Türkiye'den yeniden ehliyet almanın zor olması sebebiyle belgesini Honduras üzerinden temin ettiği ortaya çıktı. Skandallar bununla da sınırlı kalmadı; gemide görev yapan mürettebatın hiçbir resmi belgesinin ve denizcilik eğitiminin bulunmadığı tespit edildi. Bu durum üzerine adli makamlar, denetimlerde ihmali bulunan kamu görevlilerinin de araştırılmasına ve haklarında soruşturma açılmasına karar verdi.
Gemi Geçmişindeki Kazalar ve Sosyal Medyadaki İhbar Videosu
Faciaya karışan geminin geçmişine yönelik yapılan araştırmalar, tehlikenin uzun süredir "geliyorum" dediğini gösterdi. Söz konusu geminin, Türkiye ile KKTC arasında sefer yaptığı 2003 yılında da büyük bir kaza atlattığı, bu kazanın ardından Yunanistan merkezli bir firmaya satılarak kapsamlı bir tamir sürecinden geçirildiği ve ardından 300'den fazla sefer gerçekleştirdiği belirlendi. Gemi, 2024 yılına gelindiğinde ise Filo Denizcilik tarafından satın alındı. Şirketin gemiye yönelik son bakımı nisan ayında gerçekleştirdiği belirtilirken, kaza dosyasında yer alan en çarpıcı delillerden biri sosyal medyada ortaya çıktı. Geminin kazadan yaklaşık 2 ay önce su aldığı anlara ait görüntülerin sosyal ağlarda paylaşıldığı ve bu görüntülerin de resmi dava dosyasına delil olarak eklendiği öğrenildi. Polisin, geminin sefer öncesi teknik durumu, geçmiş denetimleri ve izin belgeleri üzerindeki incelemeleri çok yönlü olarak devam ediyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!