İngiltere'nin Yeni Başbakanı Andy Burnham'dan İsrail'e Yaptırım Sinyali ve Gazze Özrü
İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham, Gazze'deki insani dram nedeniyle Filistin halkından özür dileyerek İsrail'e yönelik yeni yaptırımların sinyalini verdi.
İngiltere siyasetinde Keir Starmer'ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliğini ve başbakanlık koltuğunu devralan Andy Burnham, Gazze'de yaşanan insani kriz nedeniyle Filistin halkından özür diledi. Burnham, Londra'nın İsrail'e karşı daha sert önlemler alabileceğini ve yeni yaptırımların gündeme gelebileceğini belirterek İngiliz dış politikasında tarihi bir dönüşümün sinyallerini verdi. Ancak bu açıklamalar, ülkedeki güçlü Yahudi lobilerinin ve kuruluşlarının sert tepkisini çekmekte gecikmedi.
Gazze Gelişmeleri ve Burnham’ın Tarihi Özür Açıklaması
Yeni Şafak'ın aktardığı bilgilere göre, 10 Temmuz'da önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Andy Burnham, Birleşik Krallık'ın Gazze'deki drama karşısında bugüne kadar yeterince kararlı bir duruş sergileyemediğini itiraf etti. Filistin halkından açıkça özür dileyen Burnham, İsrail hükümetine yönelik yeni yaptırım paketlerinin masada olduğunu vurguladı. The Guardian gazetesine verdiği mülakatta Gazze'de savaş suçları işlendiğine dair somut kanıtlar bulunduğunu savunan yeni Başbakan, işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren İsrailli yerleşimcilerle ticaretin tamamen yasaklanması gibi radikal adımların da değerlendirilebileceğini ifade etti.
Yahudi Toplumundan Çok Sert Tepki: Antisemitizm Suçlaması
Andy Burnham'ın bu ezber bozan çıkışları, İngiltere'deki en büyük Yahudi temsilcilikleri olan Britanya Yahudileri Temsilciler Kurulu ile Yahudi Liderlik Konseyi'ni ayağa kaldırdı. İki kurum tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, Burnham sert bir dille kınanırken, açıklamalarının antisemitik unsurlar barındırdığı iddia edildi. Siyasi eleştirilerin sınırını aşarak Yahudi düşmanlığına zemin hazırladığı öne sürülen bu ifadelerin, ülkedeki Yahudi toplumu arasında ciddi bir endişe ve huzursuzluk yarattığı savunuldu.
İngiltere’nin Değişen İsrail Politikası ve Gelecek Senaryoları
Londra'nın İsrail'e yönelik dış politikası son yıllarda büyük bir dalgalanma yaşıyor. Gazze'deki çatışmaların ilk evresinde eski Başbakan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakâr Parti hükümeti, Tel Aviv yönetimine koşulsuz istihbarat ve askeri destek sağlarken ateşkes çağrılarına mesafeli durmuştu. Ancak 4 Temmuz 2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle dengeler değişti. Keir Starmer hükümeti, bazı silah ihracat ruhsatlarını askıya aldı, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama talebine yönelik itirazını geri çekti, 2025 yılında bazı İsrailli yetkililere yaptırım uyguladı ve aynı yıl Filistin devletini resmen tanıdı.
7 Mayıs 2026 yerel seçimlerinde sağ popülist Reform UK partisinin kazandığı başarı, İşçi Partisi içinde büyük bir sarsıntıya yol açtı ve Starmer'ın 22 Haziran'da istifasıyla sonuçlandı. Bu krizin ardından göreve gelen Burnham'ın çok daha keskin bir çizgi benimsemesi, İngiltere'nin müttefikleriyle olan ilişkilerini de test edecek. Londra merkezli düşünce kuruluşu European Leadership Network araştırmacısı Dr. Ziya Meral, Burnham'ın iç politikadaki baskılara rağmen ABD ile stratejik ilişkileri korumak adına ilk etapta temkinli adımlar atabileceğini belirtiyor. Meral'e göre, kabineye atanacak yeni dışişleri bakanının kimliği, Londra-Tel Aviv-Washington üçgenindeki yeni dönemin rotasını belirleyecek en önemli unsur olacak.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!