İçeriğe geç
6 Kasım 2026, Cuma Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Ekonomi

Karbon yakalama kapasitesi 100 milyon ton sınırına yaklaştı

Küresel karbon yakalama ve depolama kapasitesi, inşaat halindeki projelerin devreye girmesiyle yıllık 100 milyon ton eşiğine ulaşmaya hazırlanıyor.

Karbon yakalama kapasitesi 100 milyon ton sınırına yaklaştı

Kısaca

  • Küresel karbon yakalama ve depolama kapasitesi, inşaat halindeki projelerin devreye girmesiyle yıllık 100 milyon ton eşiğine ulaşmaya hazırlanıyor.
  • Global CCS Institute tarafından 6 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan "2026 Küresel Karbon Yakalama ve Depolama Durumu" raporuna göre, dünya genelinde 113 ticari karbon yakalama ve depolama tesisi aktif olarak faaliyet gösteriyor.
  • İnşaat aşamasında olan projelerin tamamlanmasıyla birlikte, mevcut yıllık yakalama kapasitesinin 100 milyon ton seviyesini aşması bekleniyor.

Global CCS Institute tarafından 6 Kasım 2026 tarihinde yayımlanan "2026 Küresel Karbon Yakalama ve Depolama Durumu" raporuna göre, dünya genelinde 113 ticari karbon yakalama ve depolama tesisi aktif olarak faaliyet gösteriyor. İnşaat aşamasında olan projelerin tamamlanmasıyla birlikte, mevcut yıllık yakalama kapasitesinin 100 milyon ton seviyesini aşması bekleniyor.

Sektörel bazda karbon yakalama kapasitesi ne durumda?

Faaliyetteki tesislerin kapasiteleri incelendiğinde, yıllık 42 milyon ton ile doğal gaz işleme ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sektörü ilk sırada yer alıyor. Geliştirme aşamasındaki projeler dahil edildiğinde, elektrik üretimi ve ısı sektörü yıllık 160 milyon tonluk bir potansiyele ulaşıyor. Ayrıca hidrojen, amonyak ve gübre sektörü 103 milyon ton, çimento ve kireç sektörü ise 42 milyon tonluk kapasiteyle karbon yönetimi değer zincirinde önemli bir yer tutuyor.

Bölgesel gelişmeler ve karbon depolama hedefleri nelerdir?

Amerika kıtası, yıllık 48 milyon tonluk kapasitesiyle bölgeler arasında lider konumda bulunurken, bu rakamın 2030 ve sonrasında 282 milyon tona çıkabileceği öngörülüyor. Avrupa Birliği'nde ise 15 tesis faaliyette olup, 2030 yılı için hedeflenen 50 milyon tonluk enjeksiyon kapasitesine karşın mevcut projeksiyonlar 33 milyon ton seviyesinde kalıyor. Öte yandan, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde enerji güvenliği ve kamu kaynakları üzerindeki baskılar, bazı net sıfır emisyon yatırımlarının gecikmesine neden olabiliyor.

Global CCS Institute verilerine göre, 1996 yılından bu yana karbon yakalama ve depolama teknolojileriyle 400 milyon tondan fazla karbondioksit kalıcı olarak depolandı. Özellikle doğal gaz işleme ve elektrik üretimi sektörlerinde yoğunlaşan bu teknolojik yatırımlar, küresel emisyon hedeflerine ulaşma noktasında kritik bir rol oynuyor.

Karbon yakalama ve depolama süreçleri, "Yer Altı Karbondioksit Depolama Londra Sicili" verileriyle takip ediliyor. Ülkeler arası karbondioksit taşınmasını kolaylaştıran bölgesel iş birlikleri ve mutabakat zaptları, depolama altyapısının geliştirilmesi için temel finansman ve düzenleyici çerçeveleri oluşturmaya devam ediyor.

Çıkarılacak sonuç

Küresel karbon yakalama teknolojilerinin, sanayi ve enerji sektörlerinin emisyonlarını azaltmada giderek daha fazla tercih edildiği görülüyor. Özellikle doğal gaz ve ağır sanayi sektörlerinde yoğunlaşan bu yatırımlar, 100 milyon tonluk kapasite eşiğinin aşılmasıyla birlikte iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir eşiğin geçileceğine işaret ediyor.

Bununla birlikte, bölgesel hedefler ile gerçekleşen kapasiteler arasındaki farklar, teknolojik altyapı ve finansman mekanizmalarının daha hızlı geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Karbondioksitin sadece kullanımı değil, kalıcı olarak depolanması stratejisinin önceliklendirilmesi, uzun vadeli çevresel sürdürülebilirlik açısından belirleyici olacaktır.

Muhtemel etkiler

Karbon yakalama kapasitesindeki artış, özellikle ağır sanayi ve enerji üretimi yapan büyük ölçekli şirketlerin karbon vergisi ve emisyon kısıtlamaları karşısındaki maliyetlerini dengeleyebilir. Bu durum, düşük karbonlu enerji teknolojilerine olan talebi artırarak ilgili sektörlerde yeni istihdam ve teknoloji geliştirme fırsatları yaratabilir.

Bölgesel iş birliklerinin artması, karbondioksit taşıma ve depolama ağlarının genişlemesini sağlayarak enerji piyasalarında yeni bir "karbon yönetimi" ekonomisinin doğmasına yol açabilir. Ancak bölgedeki jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler, bu yatırımların hayata geçirilme hızını yavaşlatma riski taşımaktadır.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Ekonomi

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!