Kene Isırığındaki Sinsi Tehlike: Halka Şeklindeki Kızarıklığı Hafife Almayın!
Biruni Üniversitesi Hastanesinden Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, kene ısırığı sonrası oluşan halka şeklindeki kızarıklığın Lyme hastalığı belirtisi olabileceğini açıkladı.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kırsal alanlar, ormanlık bölgeler, piknik alanları ve hayvancılık faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde kene temas vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Kene kaynaklı risklerin Türkiye'de sadece Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile sınırlı olmadığını vurgulayan Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, hayati uyarılarda bulundu. Dr. Akyol, kene ısırığının ardından ciltte beliren ve zamanla genişleyen halka şeklindeki kızarıklıkların, ciddi nörolojik ve sistemik sorunlara yol açabilen Lyme hastalığının habercisi olabileceğine dikkat çekti.
Sadece KKKA Değil: Farklı Kene Türleri Farklı Hastalıklar Taşıyor
Türkiye'de kene denildiğinde akla ilk olarak KKKA gelse de, farklı kene türlerinin çok daha farklı enfeksiyon zincirlerine yol açabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, "Her kene aynı patojeni taşımaz ve her ısırık aynı hastalığa yol açmaz. Ülkemizde yaygın olarak görülen Hyalomma marginatum türü kene, ölümcül seyredebilen KKKA açısından en büyük tehdidi oluştururken; Ixodes ricinus türü keneler Lyme hastalığını bulaştırmaktadır. Bunun yanı sıra, Rhipicephalus sanguineus grubu ve bazı Dermacentor türleri ise riketsiya enfeksiyonları (riketsiyozlar) açısından büyük risk taşımaktadır. Bu nedenle, kene temasından sonra hastanın bulunduğu coğrafi bölge, kenenin cinsi ve ortaya çıkan klinik semptomlar bir bütün olarak analiz edilmelidir" dedi.
Lyme Belirtisi Olan Halka Şeklindeki Kızarıklığa Dikkat!
Özellikle nemli ve ormanlık alanlarda sıkça rastlanan Ixodes ricinus türü kenelerin taşıdığı bakterilerin Lyme hastalığına zemin hazırladığını ifade eden Dr. Akyol, bu hastalığın en belirgin işaretinin ciltte ortaya çıktığını söyledi. Kene ısırığından günler ya da haftalar sonra, ısırılan bölgenin etrafında halka şeklinde genişleyen ve hedef tahtasını andıran bir kızarıklığın (eritema migrans) oluşabileceğini belirten Akyol, "Bu karakteristik döküntüye yüksek ateş, kronik yorgunluk, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları da eşlik edebilir. Böyle bir klinik tablo geliştiğinde, hastanın kene temas öyküsünü kesinlikle hekime bildirmesi hayati önem taşır" şeklinde konuştu.
Bununla birlikte, Türkiye'de görülen diğer kene türlerinin yol açtığı riketsiya enfeksiyonlarında da benzer ancak ayırt edici semptomlar görülebildiğini kaydeden Dr. Akyol, "Riketsiya enfeksiyonlarında ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı ve yaygın vücut döküntülerinin yanı sıra kenenin tutunduğu yerde koyu renkli, kabuklu ve 'kara leke' olarak adlandırılan bir yara oluşur. Bazı durumlarda bu tabloya bölgesel lenf bezlerinin şişmesi de eşlik edebilir" uyarısında bulundu.
Kene Nasıl Çıkarılır? Kulaktan Dolma Bilgilerle Müdahale Etmeyin
Kene ısırıklarında en sık yapılan hataların başında, halk arasında kulaktan kulağa yayılan yanlış müdahale yöntemleri geliyor. Kenenin vücutta fark edildiği an en kısa sürede ve doğru teknikle çıkarılması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol, yapılan ölümcül hatalara değindi: "Kenenin üzerine kolonya, alkol, zeytinyağı, deterjan veya benzeri kimyasal maddeler dökmek, sigara ateşiyle yakmaya çalışmak ya da keneyi çıplak elle ezerek sıkmak son derece tehlikelidir. Bu tarz müdahaleler kenenin strese girmesine, kusmasına ve tüm mide içeriğini, yani taşıdığı virüs ve bakterileri doğrudan insanın kan dolaşımına salmasına yol açar. Kene, ince uçlu bir cımbız yardımıyla deriye en yakın noktadan kavranmalı, ezilmeden ve tek bir hamlede dik olarak çıkarılmalıdır. Bu işlemi gerçekleştiremeyen kişiler vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır."
Isırık Sonrası 10 Günlük Takip ve Kritik Belirtiler
Kenenin vücuttan başarılı bir şekilde çıkarılmasının sürecin bittiği anlamına gelmediğini belirten Dr. Akyol, kene temasını takip eden ilk 10 günün kritik bir izleme dönemi olduğunu vurguladı. Bu süre zarfında ortaya çıkabilecek halsizlik, iştahsızlık, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, bulantı, kusma veya ishal gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.
Dr. Akyol, acil olarak hastaneye başvurulması gereken kırmızı alarm durumlarını ise şu şekilde sıraladı: "Yüksek ateşin düşürülememesi, aşırı halsizlik, vücutta morluklar veya beklenmedik kanama odaklarının oluşması, bilinç bulanıklığı, durdurulamayan kusma ve genel sağlık durumunun hızla bozulması durumlarında hiç vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir acil servise başvurulmalıdır."
Son olarak kişisel korunma önlemlerinin önemine değinen Dr. Akyol, kırsal alandan dönen bireylerin mutlaka tüm vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini söyledi. Kenelerin özellikle koltuk altları, kasıklar, diz arkaları, kulak arkası, ense ve saçlı deri gibi gözden kaçabilecek kuytu bölgeleri tercih ettiğini belirten Akyol, çocuklarda ise saç diplerinin ve kulak arkalarının titizlikle incelenmesinin hayat kurtarıcı olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!